İnsanların İslâmiyet’i işitmeleri, müslüman olmakla şereflenmeleri yâhud müslümanların; dînine, vatanına ve namusuna tecâvüz eden düşmanı def etmeleri için yapılan muhârebe. Gazâ lügatte, harb maksadıyla düşmana yönelmek, sefere çıkmak, gayr-i müslimlerle çarpışmak demektir. Gazâ kelimesi, Kur’ân-ı kerîmde geçmemekle birlikte, aynı anlama gelen “kıtal” ve…
Devamını oku →(Bkz. Ahmed Muhtar Paşa)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kuruluş devirlerinde ve Rumeli fütûhatında büyük hizmetleri geçen meşhur akıncı beylerinden. İsmi, Evranuz veya Evrenos olup, doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. Babasının adı Îsâ’dır. Orhan Gâzi, Karesi beyliğinin topraklarını ilhak ettiği zaman bu beyliğin değerli ve tecrübeli kumandanları da Osmanlı Devleti’nin hizmetine girmişler…
Devamını oku →Doksanüç harbi diye meşhur olan Osmanlı-Rus savaşında (1877-1878) Plevne cephesinin ünlü kumandanı. Tokatlı olup Yağcıoğlu âilesindendir. 1832 yılında doğan Osman Paşa’nın, babası İstanbul’da olduğu için, ailesi de oraya göçtü. Sıbyân mektebinde okuduktan sonra, Beşiktaş’daki askerî rüştiyede (ortaokulda), daha sonra da Kuleli Askerî İdâdisi’nde (lisesind…
Devamını oku →(Bkz. Esnaf)
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han devrinin değerli kumandan ve vezirlerinden. Yeniçerilikten yetişen Gedik Ahmed Paşa’nın Anadolu beylerbeyi oluncaya kadar ne gibi vazifelerde bulunduğu bilinmemektedir. Anadolu beylerbeyliği yaptığı zamanlarda Uzun Hasan ve Karaman Beyliği’ne karşı büyük başarılar elde etmesi ve 1470 Eğriboz seferindeki muvaffakiyeti vezirliğe yüks…
Devamını oku →Meşhur Osmanlı matematikçisi, kâdı, Hanefî mezhebi fıkıh ve kelâm âlimi. İsmi, İsmâil bin Mustafa bin Mahmûd’dur 1730 senesinde Manisa’ya bağlı Kırkağaç kazasının Gelenbe kasabasında doğduğundan, Gelenbevî nisbetiyle meşhur oldu. Küçük yaşta babasının ölümü ile yetim kalan İsmâil Efendi, annesinin yanında kaldı. Çocukluğunda ilim tahsîl edemedi. Hâlbuki b…
Devamını oku →Babası.................... : Ahmed Han-I
Devamını oku →Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’la hemen hemen aynı büyüklük ve nüfûsa sahip, Anadolu’ya, Muğla deveboynu burnundan uzaklığı yüz seksen, Mora yarımadasına ise doksan beş kilometre mesafede bir ada.
Devamını oku →(Bkz. Tanzîmât)
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethedeceğini müjdeleyen büyük velî. İsmi, Nûmân bin Ahmed olup, lakabı Hacı Bayram’dır. 1352 (H. 753) târihinde Ankara’nın Çubuk çayı üzerindeki Zülfadl (Sol-fasol) köyünde doğdu. 1449 (H. 833) târihinde Ankara’da vefât etti. Türbesi, kendi ismiyle anılan Hacı Bayram Câmii’ne bitişik olup ziyaret mahallidir.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında yaşayan evliyânın büyüklerinden. İsmi, Seyyid Muhammed bin İbrâhim Atâ olup, lakabı Hacı Bektâş’dır. 1281 (H. 680) târihinde Horasan’ın Nişâbûr şehrinde doğdu. Seyyid olup, nesebi (soyu) hazret-i Ali’ye dayanmaktadır. 1338 (H. 738) târihinde Kırşehir’e yakın bir yerde vefât etti. Vefâtı hakkında başka rivayetler de v…
Devamını oku →(Bkz. Sırp Sındığı Zaferi)
Devamını oku →Yıldırım Bâyezîd Han devrinde yetişen fıkıh ve tıb âlimi. İsmi, Hıdır bin Ali bin Hattâb olup, Hacı Paşa diye meşhurdur. Lakabı Celâlüddîn’dir. Aslen Aydınlı olan Hacı Paşa, Konya’da doğdu. Anadolu’da ilim öğrendikten sonra, Mısır’a gitti ve büyük âlim Ekmelüddîn Bâbertî’den yüksek din bilgilerini öğrenerek Hanefî mezhebi fıkıh âlimi oldu. Mübarek Şâh Man…
Devamını oku →Sultan üçüncü Mehmed Hân kumandasındaki Osmanlı ordusunun, Avusturya arşidükü Maksimilyan’ın kumanda ettiği Alman, Macar, İspanyol, Leh, Çek, Slovak, İtalyan, Hollanda ve Belçika ordularına karşı kazandığı zafer.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde yetişen büyük âlimlerden. İsmi Muhaımmed, künyesi Mevlânâ Ebû Sa’îd’dir. Hâdim’de doğduğu için Hâdimî nisbesi ile tanınmıştır. 1701 (H. 1113)’de Hâdim’de doğdu. 1762 (H. 1176)’da vefât etti. Kabri Hâdim’dedir. Babası Horasan illerinden olan Buhârâ’dan Anadolu’ya gelip, Hâdim’de yerleşen bir aileye mensûbdur. Babası pek çok âlim yetişti…
Devamını oku →Osmanlı vezirlerinden. Tahmînen 1564 (H. 972)’de doğdu ve 1632 (H. 1042)’de şehîd edildi. Filibeli bir müezzinin oğludur. On beş yaşında İstanbul’a gelmiştir. Enderûnda yetişti ve uzun seneler burada hizmet etti. Hasodada bulundu. Sultan birinci Ahmed Han zamanında muhâsib ve doğancıbaşı oldu. Bu vazifede iken 1607’de vezirlik verilerek kapdân-ı deryalığa…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde yetişen âlim ve büyük hattatlardan. İsmi, Osman olup, 1642 (H. 1052) târihinde İstanbul’da doğdu. Babası Haseki Câmii müezzini Ali Efendi’dir. 1698 (H. 1110) târihinde İstanbul’da vefât edip, müdavimi olduğu Koca Mustafa Paşa’daki Sünbül Efendi dergâhı bahçesine defnedildi.
Devamını oku →Yavuz Sultan Selîm Han’ın, vakfiyeleriyle meşhur zevcesi ve Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın annesi. Kırım Bahçesaray’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Kırım hanı Mengli Giray’ın kızıdır. 1534 (H. 940) târihinde İstanbul’da vefât etti. Yavuz Sultan Selîm Han’ın türbesi yanına defnedildi. Sonradan oğlu Kânûnî tarafından üzerine bir türbe yaptırıldı. Tür…
Devamını oku →Sultan İkinci Mahmûd Han devri devlet adamlarından. Asıl ismi Mehmed Saîd olup, Hâlet Efendi denmekle meşhur oldu. 1760 târihinde İstanbul’da doğdu. Kırımlı Kâdı Hüseyin Efendi’nin oğludur. Nüfuz ve iktidarını kötüye kullandığından 1823 (H. 1238) târihinde Konya’ya sürülüp îdâm edildi ve oraya defnolundu.
Devamını oku →Sultan İkinci Abdülhamîd Han tarafından Doğu Anadolu ile Filistin ve diğer bölgelerin sosyal, siyâsî ve iktisadî hayâtını düzenlemek için kurulan teşkilât.
Devamını oku →Gayr-i müslim vatandaşlardan alınan toprak vergisi. Toplandığında beytülmâle konup, müslümanların umûmî menfâatlerine, kamu hizmetlerine sarfedilir. Harâc, küçüklük, alçaklık ifâde eder. Ağır bir vergidir. Onda, ceza mânâsı vardır. Bu vergi, kâfir olmalarından dolayı gayr-i müslimlere konmuştur. Haracın alınması hazret-i Ömer’in ictihadı ve Eshâb-ı kiramı…
Devamını oku →(Bkz. Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne)
Devamını oku →(Bkz. Otuzbir Mart Vak’ası)
Devamını oku →Sarayda; pâdişâhın annesi, hanımları, çocukları, hizmetçi câriyeler ve hadım ağalarının kaldığı kısım. Asıl adı Dârüsseâdedir. Pâdişâhın sarayından başka diğer saray ve konaklarda büyükçe, evlerde de küçük odalar hâlinde kadınlara mahsus harem denen bir kısım vardı. Haremin kelime mânâsı, girilmesi yasak olan ve saygı duyulan yer demek idi. Bu bölüme yakı…
Devamını oku →(Bkz. Enderûn Mektebi)
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden ve Uşâkî yolunun kurucusu. İsmi, Hasan, lakabı Hüsâmeddîn’dir. 1475 (H. 880) senesinde Buhârâ’da doğdu. Soyu hazret-i Hüseyin’e ulaşır. Hacı Teberrük isminde bir tüccarın oğludur. Anadolu’ya gelip, Uşak’ta yerleştiği için Uşâkî denildi. Sonra İstanbul’a gelerek, Kasımpaşa’da, kendisi için yaptırılan dergâhta, tâliblerine ilim öğret…
Devamını oku →Balkan harbi sırasında Işkodra savunma kumandanlığını yapan Osmanlı paşası. Aslen Kastamonu vilâyetinin Tosya ilçesinden olan Hasan Rızâ, 1871’de doğdu. Bağdâd ve Kastamonu vâliliklerinde bulunan Nâmık Paşa’nın oğludur. İlkokulu ve askerî rüşdiyeyi İstanbul’da, askerî idadiyi Bursa’da okudu. 1889-1892 seneleri arasında Harb okulunda okudu. 1895’de kurmay…
Devamını oku →Hastaların muayene ve tedavi edildiği, gerekli sıhhî ve fennî şartları hâiz sosyal yardım müessesesi. İslâm târihinde hastahâne için; bîmâristan, mâristân, dâr-üş-şifâ, dâr-üs-sıhha ve dar-ül-âfîye tâbirleri de kullanılmıştır. En çok kullanılan, Farsça bir kelime olan bîmâristandır. Bîmâr; sıhhatini kaybetmiş, hasta mânâsında bir kelime, -istân da yer bil…
Devamını oku →Çizgi, kalemle yazı yazmak. Kur’ân-ı kerîm harfleri ile yazılmış san’atlı yazı için Hüsn-i hat (güzel yazı) tâbiri kullanılmıştır. Çizme, yapma, kopye, basma ve işleme yazıları asıl hat yazısından ayrı yazılardır.
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han devri âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Mûsâ, lakabı Şemseddîn’dir. İznikli olup doğum târihi bilinmemektedir. Molla Hayâlî lakabı ile meşhur oldu. Kendisine bu lakabın verilmesi, inceden inceye mütâlâa yapıp nazikâne ders vermesi sebebiyle olduğu bildirilmektedir. 1481 (H. 886) târihinde 33 yaşında iken İznik’de vefât etti. Bursa’da Z…
Devamını oku →(Bkz. Barbaros Hayreddîn Paşa)
Devamını oku →Osmanlı devlet arşivi, önceleri sarayda iki evrak mahzeni vardı. Bunlardan birisi paşakapısında, diğeri de eski dîvânhâne yeri yakınında idi. Bütün kânunlar, nizamlar ve mühim emirler âid oldukları kalem defterlerine kayıt olunurlar ve bu defterler dolduktan sonra saraydaki evrak mahzenine gönderilirdi. Yeni kayıtlar ise paşakapısındaki (Bâb-ı âlî’deki) m…
Devamını oku →Gelirlerin toplanıp muhafaza edildiği ve gerekli ödemelerin yapıldığı kuruluş.
Devamını oku →(Bkz. Bahriye Mektebi)
Devamını oku →(Bkz. Mühendishâne-i Berr-i Hümâyûn)
Devamını oku →(Bkz. Mühendisîn-i Mülkiye Mektebleri)
Devamını oku →(Bkz. Bosna)
Devamını oku →On dokuzuncu asır Osmanlı şâirlerinden. 25 Kasım 1839 târihinde bir Çarşamba günü Hersek’in Mostar kazasında doğdu. Babası Zülfikâr Nafiz Paşa, annesi Çerkes Ayşe Hanım’dır. Dedesi ise Hersek vâlisi İstolçalı Ali Galip Paşa’dır. Hersek’te tahsîle başlayan Arif Hikmet, önce babasının, sonra dedesinin ölümü üzerine ailesi ile birlikte Bosna’ya taşındı. Tahs…
Devamını oku →(Bkz. Meclis-i Umûmî)
Devamını oku →(Bkz. Cemiyetler)
Devamını oku →(Bkz. Emânât-ı Mukaddese)
Devamını oku →İlk İstanbul kâdısı ve Osmanlı âlimlerinin büyüklerinden, ismi, Hızır bin Celâleddîn olup, Nasreddîn Hoca’nın torunlarındandır. Babası Sivrihisar kâdısı idi. Sivrihisar bugünkü Eskişehir’in ilçesi olabileceği gibi, Akşehir yakınlarında, o devirde büyük bir kasaba olan bugünkü Sivrihisar köyü de olabilir. 1407 senesi Rabî-ul-evvel ayının birinde Sivrihisar…
Devamını oku →(Bkz. İhtisâb)
Devamını oku →(Bkz. Pâdişâh)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin yirmi ikinci şeyhülislâmı, tarihçi ve edib. İsmi, Sa’deddîn’dir. Hoca Efendi lakabıyla meşhur oldu. 1536 (H. 943) târihinde İstanbul’da doğdu. Yavuz Sultan Selim Han’ın nedîmi (sohbet arkadaşı) Hasan Can’ın oğludur. 1599 (H. 1008) tarihindeki üçüncü Murâd Han’ın vefâtının dördüncü sene-i devriyesi münâsebetiyle, Ayasofya Câmii’nde yapı…
Devamını oku →Osmanlı âlimlerinin büyüklerinden. İsmi, Mustafa, künyesi Hocazâde'dir. Bursa'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1488 (H. 893) târihirıde Bursa'da vefât etti. Bursa'da Emir Sultan Türbesi civârında medfûndur.
Devamını oku →İnsanlar arasındaki içtimaî münâsebetleri ve cemiyet hayâtını düzenleyen kaideler topluluğu. Arapça bir kelime olan, hak kelimesinin çoğulu olup, haklar, demektir. Hak da hukuk nizâmının sağladığı menfaat ve yetkilerdir.
Devamını oku →(Bkz. Kapıkulu Ocakları)
Devamını oku →Kanuni Sultan Süleymân Hân’in zevcesi. Osmanlı târihinde Haseki ve Hurrem Sultan ismiyle meşhur oldu. Doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. 1558 târihinde İstanbul’da vefât etti. Süleymâniye Câmii avlusuna defnedildi. Kânûnî sonradan bu sâdık zevcesinin kabri üzerine bir türbe yaptırdı. Türbe, Mîmâr Sinân’ın eseri olup, içi muhteşem çinilerle süslüdür. Ku…
Devamını oku →Fadlullah-ı Hurûfî’nin kurduğu sapık tarîkatin adı. Kur’ân-ı kerîmde açıkça bildirilen haramlara helâl diyen ve bundan dolayı kendilerine ibâhiye ismi verilen karâmita fırkasının bir koludur.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde, pâdişâhın huzurunda ilim adamlarınca yapılan dersler. Buna Huzûr-ı hümâyûn dersleri de denirdi. Osmanlı pâdişâhları zaman zaman âlimlerden ileri gelenleri saraya davet ederek, istişare ve onların ilmî mütâlâalarını dinleyip istifâde ederlerdi. Huzurda dînî konular yanında tecrübî ilimler ile edebî konular konuşulur, ilmî müzâkereler y…
Devamını oku →(Bkz. Fırkalar)
Devamını oku →Sultan Abdülazîz Han’ın tahttan indirilip şehîd edilmesine sebeb olan sadrâzam ve seraskerlerden. Aslen Isparta’nın Şarkikarağaç kazasına bağlı Gelendost’ta 1820 yılında doğmuştur. Babası, Odabaşızâde Ahmed Efendi’dir. 15 yaşında İstanbul’a geldi. Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde müderrislik yapan dayısının yanında kaldı ve medrese tahsiline başladı. 1837’d…
Devamını oku →Tanzîmât fermanı yeterli bulunmayarak, gayr-i müslimlere daha fazla hakların verilmesi için 1856’da yayınlanan ferman. Gülhâne Hatt-ı hümâyûnu gibi, imparatorlukta yapılması kararlaştırılan yeni bir düzenin program ve prensiplerini içine alır. Bu ferman esâs olarak Tanzîmât hükümlerini tekrarlayan, onları açıklayan ve genişleten bir fermandır.
Devamını oku →Osmanlı sarayında, pâdişâh ve yakın hizmetinde bulunan kimselerin atlarının bulunduğu ahırlara verilen ad. Saray ahırı, Istabl-ı hümâyûn, Istabl-ı Şehinşahî, Istabl-ı has gibi tâbirler de bu mânâda kullanılmıştır. Istabl-ı âmirenin başında bulunan kimseye emîr-i âhûr veya imrahor denilirdi. Sonradan İmrahora Istabl-ı âmire müdîri denildi.
Devamını oku →Şam’da yetişen Osmanlı fıkıh âlimlerinin en meşhurlarından. İsmi, Seyyid Muhammed Emin bin Ömer bin Abdülazîz’dir. 1784 (H. 1198)’de Şam’da doğdu. 1836 (H. 1252) yılında elli dört yaşında iken, Şam’da vefât etti. Kabri Şam’da Bâb-üs-sagîr semtindeki kabristandadır.
Devamını oku →Osmanlılar zamanında yetişen matematik âlimi. İsmi Ali bin Vâli bin Hamza olup, İbn-i Hamza adıyla meşhur oldu. On altıncı asırda yaşayan doğum ve vefât târihleri belli olmayan İbn-i Hamza Mağribi, aslen Cezâyirlidir. Hayâtı hakkında çok az bilgi olan İbn-i Hamza, bir müddet İstanbul’da kaldı. Bu zaman zarfında ilim öğrenip icazet (diploma) aldıktan sonra…
Devamını oku →(Bkz. Kemâl Paşazâde)
Devamını oku →Hanefî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi, Zeynelâbidîn bin İbrâhim bin Muhammed bin Nüceym el-Mısrî’dir. 1519 (H. 926)’da doğdu, 1562 (H. 970) de Mısır’da vefât etti.
Devamını oku →