İçtimaî bir teşkîlât. Selçuklu Türklerinde dînî ve millî birliğin muhafazasında, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Osmanlı insanının yetişmesi ve terbiyesinde büyük hizmetler görmüştür. Sonraları, esnaf ve san’atkârlar birliğine isim olarak verilmiştir. Arabça kardeşim demek ahî; Türkçe cömert, eli açık mânâsına olan akı kelimesinden gelmektedir. Ahîliği…
Devamını oku →Osmanlı Devlet teşkilâtında, pâdişâhların saray ve kasırlarının bahçe ve bostanları ile saraya âid kayıkhâne ve kayıklarda hizmet ve güvenliklerini te’min edenlere verilen isim. Bostancılar devşirme usulüyle hizmete alınırlardı. Bostancılar iki ayrı ocak hâlinde olup, biri İstanbul, diğeri de Edirne’de idi. Bunların âmirine Bostancıbaşı denirdi. Bostancıl…
Devamını oku →Babası.................... : Mehmed Han-III
Devamını oku →Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiş asîl bir Türk ailesi. Ailede daha çok din âlimi yetişmiştir. Bostancı ailesinin atası Bostan Efendi, 1498 senesinde İzmir’in Tire kazasında doğdu. Asıl adı Mustafa bin Muhammed olup, Bostan Efendi ve Küçük Mustafa Efendi diye meşhur oldu. Ailesi tarafından tam bir İslâmî terbiye ile yetiştirilen Bostan Efendi, Sâdık Efendi…
Devamını oku →Babası.................... : Sultan İbrâhim Han
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin Macaristan’daki eyâletinin merkezi ve şimdiki Budapeşte’nin bir bölümünü meydana getiren kısım. Tuna’nın batı kıyısında bulunan kısmına Budin veya Buda; doğu kıyısındaki kısma ise, Peşte denirdi. Buda ve Peşte’nin kuruluş târihleri belli değildir. Mîlâttan önce bölgeye gelen Keltler tarafından Ak-ink (Bol su) ismiyle kurulan Budin, M.S…
Devamını oku →Babası.................... : Mehmet Han-IV
Devamını oku →Osmanlı kapdanlarının en meşhurlarından. Doğduğu yer ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. 1499 târihinde yapılan Venedik deniz muhârebesinde şehîd oldu.
Devamını oku →Osmanlı sadrâzamı. Eski sadrâzamlardan Melek Ahmed Paşa’nın soyundan gelen ve sadrâzam Hüsrev Paşa’nın kethüdası olan Yahyâ Bey’in oğludur. 1826 senesinde İstanbul’da doğdu. Tahsîlini tamamladıktan sonra, 1841’de Bâb-ı âlî’de eski kethüda kaleminde me’mûriyete başladı. Daha sonra sadâret mektubî kalemine tâyin edildi. 1852’de serasker mektupçuluğuna getir…
Devamını oku →Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı arasında yapılan bir andlaşma. 28 Mayıs 1812 senesinde Bükreş’te imzalandı. On sekizinci asrın sonlarında Fransa kralı Napolyon Ponapart Mısır’ı işgal etmişti. Rusya, Fransızları Mora’nın batısındaki adalardan; İngiltere de Mısır’dan çıkarmak için Osmanlı Devleti ile anlaştılar. Bundan sonra Osmanlı ve İngiliz donanmaları M…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen gazeteci, muharrir. 1844 senesinde İstanbul’un Tophane semtinde doğdu. Beş-altı yaşlarında babasını kaybetti. Çocukluğu ve gençliği sıkıntılar içinde geçti. Ağabeyinin me’mûriyeti dolayısıyla, Vidin’e giden ve sıbyan mektebine başlayan Ahmed Midhat, bir süre sonra İstanbul’a döndü ve okulu burada bitirdi. Bir a…
Devamını oku →(Bkz. Hazîne-i Hümâyûn)
Devamını oku →Doksanüç harbinin doğu cephesi kumandanı ve Osmanlı sadrâzamı. 1839 (H. 1255) târihinde Bursa’da doğdu. Katırcıoğlu ailesinden Halil Efendi’nin oğludur. Büyük bir asker, kıymetli bir komutan idi. Müşir (mareşal) ve Gâzi ünvânlarına sâhib oldu. Ömrünün son yıllarında kısa bir süre sadrâzamlık yaptı. Fakat askerlikte gösterdiği başarıyı siyâset sahasında gö…
Devamını oku →Müslümanların ibâdet etmek için toplandıkları yer. Lügatte, toplayan, toplayıcı mânâlarına gelen câmiye, İslâm’ın ilk devirlerinde; secde edilen, İbâdet yapılan yer anlamına; mescid denilirdi. Sonraları câmi denmiştir. Bugün mahalle aralarındaki küçük ibadethânelere mescid, büyüklerine câmi, daha büyüklerine ulu câmi denilmektedir. Sultanların ve hânedânl…
Devamını oku →Onbeşinci asır lirik şâirlerinden. Doğum târihi bilinmemekte olup, Edirne’de doğduğu kaydedilmiştir. 1497 (H. 903)’de Bursa’da vefât etti. Bursa’da bulunan türbesi, yaptırmış olduğu medresesinin yanındadır. Ahmed Paşa tahsilini, o zaman Osmanlı Devleti’nin merkezi olan Edirne’de yaptı. Arabça ve Farsça’yı öğrendi. Tahsîlini tamamladıktan sonra Bursa’da Mu…
Devamını oku →(Bkz. Eyâlet Askerleri)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son devrinde pek az veya hiç olmayan tahsîline rağmen şahsî gayret, faaliyet ve cesaretiyle tanınmış, Abdülazîz Han’ın hunharca şehîd edilmesine katılmış olan paşa. 1806 (H. 1221)’de Kayseri’ye bağlı Develi kazasının Pusatlı köyünde doğdu. 1878 (H. 1295)’de İstanbul’da öldü.
Devamını oku →Harbde esir alınıp İslâm memleketine getirilen kadın köle. Gâziler arasında taksim edildikten sonra sahibinin mülkü olur. Ev işlerinde çalıştırılırlar. Bugün İslâmî mânâda câriye yoktur.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son devirlerinde yetişen yazar ve gazetecilerden. Posta ve telgraf me’rruru Behâeddîn Efendi’nin oğlu olup, 1864 senesinde İstanbul’da doğdu. Henüz doğmadan önce anne ve babası ayrıldığı için sıkıntılar içinde büyüdü. Annesinin ve akrabalarının yardımı ile ilk mektebi, sonrada Dârüşşefeka Lisesi’ni 1883 senesinde, birincilikle bitirdi.
Devamını oku →(Bkz. Kapıkulu Ocakları)
Devamını oku →İttihâd ve Terakkî cemiyetinin ve Jön Türkler hareketinin ileri gelenlerinden. Birinci Meşrûtiyet’in Âyân meclisi âzasından olan ve Konya’nın Ilgın kazasında sürgünde ölen, İngilizce bildiği ve Kırım harbinde İngilizlerle yakından ilgilendiği için İngiliz Ali Bey diye meşhur bir zâtın oğludur. Annesi ise, Avusturyalı bir kadındır. 1859 yılında İstanbul’da…
Devamını oku →Anadoluda; siyâsî, askerî, idarî iktisadî, sosyal ve İran desteğindeki şiî propagandacılar tarafından çıkarılan isyânlar.
Devamını oku →Osmanlı devri astronomi, matematik âlimi ve devlet adamı. Babası, İsmâil Hakkı Efendi, Eşref-i Rûmî hazretlerinin torunlarından Şeyh Mustafa Efendi’nin oğludur. Ahmed Tevhîd Efendi 1802’de İstanbul’da doğdu. Zamanın önde gelen âlimlerinden olan Kethüdâzâde Arif Efendi’den aklî ve naklî ilimlerin tamâmını öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra serasker-i e…
Devamını oku →Osmanlı âlimlerinden ve devlet adamlarından iki meşhur zât. Sultan birinci Selîm ve Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın çağdaşı meşhur âlimlerden Tosyalı Kâdı Celâl’in oğullarıdır. Bunlar Mustafa Çelebi ile Salih Çelebi’lerdir. Babalarına izafeten Celâlzâdeler diye tanınmışlardır.
Devamını oku →Osmanlıların son devirlerinde yetişmiş yazar, mütercim ve devlet adamı. 1813 yıllarında İstanbul’da doğan Ahmed Vefik Paşa, Bulgar yahûdîsi iken müslüman olan dîvân tercümanı Yahyâ Naci Efendi’nin torunu ve Paris elçiliğinde baş kâtip Ruhiddîn Efendi’nin oğludur. Ahmed Vefik ilk tahsîlini bitirdikten sonra, Mühendishâne-i berr-i hümâyûna girdi. Mustafa Re…
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han’ın küçük oğlu. 23 Aralık 1459 günü Edirne Sarayı’nda doğdu. Annesinin adı Çiçek Hâtûn idi. İlk terbiyesini saray hocalarından ve annesinden aldı. Fikrî terbiyesi ve tahsîli için beş yaşına geldiğinde bir hoca tâyin edildi. Dokuz yaşına geldiğinde, Kastamonu sancakbeyligine gönderildi (1469). O devirlerde şehzâdeleri küçük yaşlarınd…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden. Doğum târihi bilinmemektedir. 1707 (H. 1119)’da Mekke’de vefât etti. Büyük İslâm âlimi İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin oğlu Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî’nin dokuz yüz bin talebesi arasından yetiştirdiği yedi bin rehber âlimden biridir.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son yıllarında değişik vazifelerde bulunan, İttihâd ve Terakkî’nin ileri gelenlerinden olan kumandan ve devlet adamı. 1872’de İstanbul’da doğdu. 1922’de Tiflis’de öldü.
Devamını oku →On dördüncü asırda Anadolu’da yetişen büyük dîvân şâiri. İsmi, İbrâhim bin Hızır, lakabı Tâceddîn’dir. Peygamber efendimize olan sevgisinden Ahmedî mahlasını kullanmış ve bu şekilde şöhret bulmuştur. Doğum târihi ve yeri ihtilaflıdır. Çeşitli kaynaklarda, Amasya’da, Uşak’ın Sivaslı köyünde ve Kütahya’da doğduğu zikr edilmiştir. Vefâtında seksen yaşından f…
Devamını oku →Murâd-ı Hüdâvendigâr devrinin büyük âlim ve evliyâsı. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Fahreddîn Râzî, lakabı Cemâleddîn’dir. Aksaray’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası büyük İslâm âlimi Tefsîr-i kebîr sahibi Fahreddîn-i Râzî’nin (rahmetullahi aleyh) torunlarından, vaiz Muhammed Efendi’dir. Fahreddîn-i Râzî’nin aile şeceresi hazret…
Devamını oku →İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ne karşı çıkardığı siyâsî bir anlaşmazlık. Akabe, Kızıldeniz’in kuzey-doğusunda ve Akabe körfezi ucunda bir kasabadır. Akabe mes’elesi İkinci Abdülhamîd Han zamanında 1906’da ortaya çıktı.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin yüz yedinci şeyhülislâmı. İsmi, Mehmed Cemâleddîn Efendi’dir. 1848 (H. 1264) târihinde İstanbul’da doğdu. Babası, Tedkîkât-ı şer’iyye meclisi reîsi kazasker Hâlid Efendi, dedesi de kâdıasker Yûsuf Efendi’dir. Annesi, Abdülmecîd Han devri kâdıaskerlerinden Hacı Mehmed Sald Efendi’nin kızıdır. Büyük annesi de, meşhur İslâm âlimi Gelenbev…
Devamını oku →(Bkz. Harem-i Hümâyûn)
Devamını oku →Afganistanlı politikacı ve gazeteci. Asıl adı Muhammed bin Safder el-Hüseynî olup, Cemâleddîn-i Efgânî diye meşhurdur. 1838’de Afganistan’ın Kabil şehrine yakın Esadâbâd kasabasında doğdu. Onun Hemedan’da doğan İranlı bir şiî olduğunu söyleyenler de vardır. 1897’de İstanbul’da öldü.
Devamını oku →Sultan İkinci Murâd Han ile Fâtih Sultan Mehmed devrinde yaşayan evliyânın büyüklerinden. İsmi, Ahmed Şemseddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1456 (H. 860) senesinde Bursa’da vefât etti. Yaptırdığı dergâhın yanındaki türbesine defnedildi.
Devamını oku →(Bkz. Zenbilli Ali Cemâli Efendi)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin ilk zamanlarından itibaren bastırılan ve kullanılan gümüş para birimi. İlk sikkesi gümüşten îmâl edildiği için Ak (beyaz, temiz, parlak) para mânâsında akçe denilmiştir. Ayrıca ak kelimesi müsbet yönde bir mânâya sahiptir. “Alnı ak” gibi. Nitekim renginden dolayı altına kızıl ve sarı denildiği bilinmektedir. “Ak akçe kara gün içindir”…
Devamını oku →Topluluk, toplum. Belli bir gâye için bir araya gelmiş olan topluluk, dernek. Düğün, sünnet vb. için yapılan toplantı; perişanlığın, dağınıklığın zıddı olan derli topluluk olma hâli.
Devamını oku →Osmanlı Devlet teşkilâtı içinde sınır bölgelerinde düşman memleketlerine ânî baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari gruplarına verilen isim. Akıncılar, bâzılarının zannettikleri gibi yağma gayesiyle düşman içine giren ve talanla hayatlarını geçiren serseriler topluluğu değildi. Pekçoğu Avrupa ve balkan dillerini bilen akıncılar,…
Devamını oku →Osmanlı ile haçlı donanmaları arasında 1560 senesinde yapılan deniz muhârebesi. Preveze mağlûbiyetinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz’den çıkarabilmek için, Turgut Reis’i Cerbe’de vurup askerini imha etmek gayesinde idiler. Ancak bu sayede Tunus ve Trablus İspanya’nın eline geçecekti. Türklerin burayı yeniden ele geçirmeleri is…
Devamını oku →(Bkz. Edirne Andlaşması)
Devamını oku →Osmanlı sadrâzamlarından. İsmi, Ahmed Cevâd Paşa’dır. 1851 târihinde Şam’da doğdu. Babası, miralay Mustafa Âsım Bey’dir. 1900 târihinde İstanbul’da vefât etti. Fâtih’te Emîr Buhârî türbesi karşısındaki yerine defnedildi.
Devamını oku →İstanbul’un manevî fâtihi ve büyük velî. İsmi Muhammed bin Hamza olup, lakabı Akşeyh’dir. Evliyânın büyüklerinden Şihâbüddîn Sühreverdî’nin neslinden olup, nesebi hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk”a ulaşır. Hacı Bayram-ı Velî’nin, ona; “Beyaz (ak) bir insan olan Zeyd’den, insan cinsinin karanlıklarını söküp atmakta güçlük çekmedim” demesi sebebiyle, Akşemseddîn…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde on dokuzuncu asırda yetişen en büyük ilim ve devlet adamı. Asıl adı Ahmed olup, babası İsmâil Ağa, annesi Topuzoğullarından Ayşe Sünbül Hanım’dır. 27 Mart 1822 târihinde Lofça’da doğdu. İtibarlı bir aileden olan Cevdet Paşa, ilk tahsiline Lofça’da başladı ve müftî Hâfız Ömer Efendi’den sarf, nahiv, belagat, fıkıh ilimlerini öğrendi. Ha…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gâzi’nin büyük oğlu. Kendisine ağabey mânâsına Başağa Paşa nâmı verildi. Annesi Şeyh Edebâlî’nin kızı Bâlâ Hâtûn’dur. Ömer Bey’in kızı Mâl Hâtûn’dur diyenler de vardır. Doğum yeri ve târihi kesin bilinmemektedir. 1333 (H. 733) târihinden sonra vefât etti. Bursa’da babası Osman Gâzi’nin yanında medfûndur.
Devamını oku →Osmanlı sadrâzamlarından ve meşhur denizci. 1720 (H. 1133)’de Gelibolu’da doğduğu rivayet edilmiştir. Bir rivayette de küçük yaşta İran sınırında esir alınmış, Tekirdağlı bir tüccar tarafından köle olarak satın alınıp, büyütülmüştür. Daha sonra Cezâyir’e gitmiş ve bir müddet orada kalmıştır. Cezâyirli denilmesinin sebebi budur. Henüz Cezâyir’e gitmeden, 2…
Devamını oku →Türkçe’de; kalabalık bir zümreye, bir cemâate; Osmanlılar zamanında askerî ve mülkî merasimin tertip ve nizâmına; tabur ile tugay arasındaki askerî kıt’aya verilen ad. Bir kişiyi mizaha almak, küçümsemek mânâlarına da gelir.
Devamını oku →Fransız kralı Napolyon’a karşı Akka kalesini başarı ile savunan büyük Türk kumandanı. Bosnalıdır. Doğum târihi bilinmemektedir. 23 Nisan 1804’de seksen yaşlarında Akka’da vefât etti.
Devamını oku →Osmanlı sadrâzamı. Rusçuklu Hoca Hasan Ağa’nın oğludur. Yeniçeri ocağından yetişti. 1768-1774 Osmanlı-Rus harbinde bölüğünün bayrağını taşıdığından dolayı, Alemdâr veya Bayrakdâr ünvânı verildi. Rusçuk âyânı Tirsinikli İsmâil Ağa’nın hizmetinde bulundu. Kendini kabul ettirerek hazinedarlığa yükseltildi.
Devamını oku →Zımmîlerin (gayrî müslim vatandaşların), hür ve mükellef olan erkeklerinden, seneden seneye alınan şahsî vergi. Lügatte; ceza, karşılık anlamında olup; ölümden kurtulma, mallarını, canlarını, her türlü haklarını koruma karşılığında, kâfirlerden vergi almak demektir. Cizyenin gayesi; kâfirlerin hakaret ve rüsvâylığını, müslümanlığın ise izzet ve şerefini g…
Devamını oku →Osmanlılar zamanında yetişen meşhur âlimlerden. Dedesi Abdülkâdir Hâmidî, sakalına kına kullanmakla meşhur olduğu için Kınalızâde diye şöhret bulmuştur. Abdülkâdir Hâmidî, Fâtih Sultan Mehmed Han’ın hocalarındandır. Ali bin Emrullah, 1516 senesinde Isparta’da doğdu. İlk tahsiline akrabası olan Kadri Efendi’den ders alarak başladı. Daha sonra tahsiline dev…
Devamını oku →Osmanlı pâdişâhlarının Cumâ namazına gittikleri ve namazdan dönüşleri sırasında yapılan merasim.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen meşhur hukuk âlimi. 1853 (H. 1269) târihinde Batum’da doğdu. Gürcüzâde Mehmed Emin Efendi’nin oğludur. 1937 (H. 1355) târihinde İstanbul’da vefât etti.
Devamını oku →Osmanlılarda tahta çıkacak şehzâdenin, pâdişâhlığının îlân edilmesi için yapılan merasim. Cülûs bahşişi ise, asker ve me’mura verilen atıyyenin adıdır. Cülûs, Osmanlı Devleti merasimleri arasında önemli yer tutmaktadır.
Devamını oku →Osmanlıların son devirlerinde yaşamış gazeteci, yazar ve devlet adamlarından. Asıl adı, Ali Rızâ olup, yazılarında Ali Kemâl imzasını kullandığı için bu adla meşhur olmuştur. Artin Kemâl diye de bilinir. Babası, Balmumcu esnafı kahyası, Çankırılı Hacı Ahmed Efendi, annesi ise Çerkez Şâyeste hanımdır. 1867 yılında İstanbul’da doğdu. 1922’de İzmit’te öldürü…
Devamını oku →Osmanlı pâdişâhı Yavuz Sultan Selîm Han ile İran şahı İsmâil arasında, 23 Ağustos 1514’de, Çaldıran ovasında yapılan târihin en büyük meydan muhârebelerinden biri.
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han zamanında yetişen büyük astronomi ve kelâm âlimi. İsmi, Alâüddîn Ali bin Muhammed el-Kuşçu’dur. Babası Muhammed, Mâverâünnehr’de hüküm süren ünlü Türk sultânı ve astronomi âlimi Uluğ Bey’in kuşçusu idi. Bu yüzden ailesi Kuşçu lakabıyla meşhur oldu. Ali Kuşçu’nun doğum yeri ve târihi kesin olarak bilinmemektedir. On beşinci asrın ba…
Devamını oku →Birinci Dünyâ Harbi esnasında Çanakkale boğazı ve civarında Osmanlı ordusu ile İtilâf devletleri orduları arasında meydana gelen, müslüman-Türk’ün, târih sayfalarına altın harflerle; “Çanakkale geçilmez” diye yazdığı savaşlar.
Devamını oku →On altıncı asırda yetişen meşhur Osmanlı tarihçisi. Adı, Mustafa bin Ahmed’dir. 1541 senesi Nisan ayında Gelibolu’da doğdu. Küçük yaşta tahsîle başlayan Âlî Efendi yirmi yaşında medreseden me’zûn oldu. Mihrü Mah adlı eserini şehzâde ikinci Selîm’e takdim ederek dîvân kâtibliği vazîfesine atandı. Daha sonra Şam beylerbeyi Lala Mustafa Paşa’nın dîvân kâtipl…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiş asîl bir Türk ailesi. Âile içerisinde, devletin en yüksek ilmî, idâri, mülkî ve askerî makamlarında vazife almış şahsiyetler çıkmıştır. Çandarlı ailesinin atası Kara Halîl Hayreddîn Paşa, Eskişehir’in Sivrihisar kazası Cendere köyünde doğdu. Kara Hoca diye bilinen Alâüddîn Esved Ali bin Ömer isimli âlimden ilim öğrenip, zam…
Devamını oku →