Sultan dördüncü Mehmed Han devrinde, Osmanlı târihinin en büyük celâlî isyânını çıkaran âsi reisi. Silâhdar bölüğüne mensup kapıkulu süvârilerindendir. Anadolu’da Türkmen boylarının ağası olan Haydaroğlu Mehmed’in çıkardığı isyânı bastırarak meşhur oldu. 1648 (H. 1058)’de Yeni İl Türkmen voyvodalığına tâyin edildi ise de, ocak ağaları bu vazifeye getirilm…
Devamını oku →(Bkz. Bîrûn)
Devamını oku →On dokuzuncu asrın ortalarında Osmanlıların Mısır vâlilerinden. Babası Ahmed Tosun Paşa’dır. Vehhâbîler üzerine sefer yapıp, onların fitne hareketlerine mâni olmak için vazifelendirilen Mehmed Ali Paşa’nın çok sevdiği torunudur. 1813 (H. 1228)’de Cidde’de doğdu. Mısır’da yetişti.
Devamını oku →Büyük Osmanlı kapdân-ı deryası. Asıl adı Hızır iken, din ve devlet yolunda yaptığı faydalı işlerden dolayı, Kânûnî Sultan Süleymân tarafından, dîne hayrı dokunan mânâsına gelen Hayreddîn lakabı verildi. 1466’da, bir rivayette de 1483 senesinde Midilli’de doğdu. Doğu Akdeniz kıyılarındaki devletler arasında, ağabeyinin yerini almasından veya kızıl sakallı…
Devamını oku →Osmanlı Devleti tarafından Mısır’a gönderilen son hidiv. 14 Temmuz 1874 (H. 1291) senesinde, İskenderiyye’de doğdu. Hidiv Tevfik Paşa’nın oğludur. Mısır’da prenslere âit mektebde okuduktan sonra İsviçre’de tahsîl gördü. Kardeşi Mehmed Ali ile beraber Viyana’daki Theresianum okuluna devam etti. 1892 (H. 1310)’da babasının vefâtı üzerine on sekiz yaşında Os…
Devamını oku →Ateşli silâhla bir merminin atılmasına veya herhangi bir şeyin fırlatılmasına yarayan her çeşit patlayıcı katı madde. Barut; birleşik olarak potasyum nitrat, odun kömürü ve kükürtten ibaret bir karışımdır. Karabarut da denilen bu karışım, normal sıcaklıkta kendi kendine reaksiyona girmeyip, dışarıdan bir enerji tatbiki ile reaksiyona geçer ve beyazımsı bi…
Devamını oku →On sekizinci asır hekim, hattat ve astronomi âlimlerinden. İsmi Abbâs Vesim bin Abdurrahmân bin Abdullah’dır. Zamanında Kambur Vesim Efendi ve Derviş Abbâs Tabib isimleriyle meşhur oldu. On yedinci asrın sonlarında doğan ve küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Abbâs Vesim, Bursalı Tabîb-i sultâni Ali Efendi ile onun hocası tabib Ömer Şifâî Efendi’den tıb;…
Devamını oku →Günlük, haftalık, aylık, yıllık gibi belirli veya belirsiz aralıklarla yayınlanan her türlü cerîde (gazete), mecmua (dergi), salnâme (yıllık), broşür ve benzeri yayınların hepsi, matbûât. Bu tür yayınların muhtevasını, haber ve fikir yazıları meydana getirir, baskı makinaları ile çoğaltılarak geniş kitlelere kolayca ulaşma imkânı sağlanır.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son devirlerinde yaşamış, Jön Türkler hareketini başlatanlardan ve İttihâd ve Terakkî cemiyetinin ilk kurucularından. Diyârbekir-Birinci tabur kâtibi Ömer Vasfî Efendi’nin oğludur. 9 Eylül 1869’da Arapkir’de doğdu, 29 Kasım 1932’de öldü.
Devamını oku →Devletleri temsil eden renk ve şekli özelleştirilmiş millî alâmet. Arapça râye ve liva kelimelerinin karşılığı olan bayrak ve sancak, umumiyetle dikdörtgen biçiminde ve kumaştan yapılır. Bayrak bir milletin varlığının ve bağımsızlığının sembolü, târihinin hâtırasıdır. Değeri; pamuk, atlas ve ipekten yapılmasına bağlı olmayıp, temsil ettiği milletin kıymet…
Devamını oku →Anadolu’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi, Abdullah’dır. Molla İlâhî, Şeyh-i Simâvî lakablarıyla tanındı. O zamanki adıyla Germiyan vilâyetinin (Kütahya) Simav kasabasında doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1490 (H. 896) târihinde Rumeli Vardar Yenicesi’nde vefât etti. Kabr-i şerifi oradadır. Evliyâ Çelebi, seyahatnamesinde Molla İlahî’nin dîne h…
Devamını oku →Dînî ve millî bakımdan önemli olan ve milletçe hep birlikte sevinç ve huzur içinde kutlanan gün veya günler. Her sene Ramazan ayında ve Arefe gününde günâhlar affedildiği ve müslümanların sevinçli neş’eli günleri tekrar geldiği için, Arapça karşılığı îyd olan Bayram kelimesinin ne zamandan beri kullanıldığı kat’î olarak belli değildir. Ancak bu kelime, Tü…
Devamını oku →Osmanlılar zamanında Anadolu’da yaşayan âlim ve evliyânın en büyüklerinden. Seyyid olup; Alim-i Arvâsî, Kutb-i Arvâsî lakabları ile meşhur oldu. Zamanının kutbu idi. Hicrî on üçüncü asrın ilk yarısında vefât etti. Hoşâb (Güzelsu)’da medfûndur. Şeceresi şöyledir: Seyyid Abdurrahmân bin Abdullah bin Muhammed bin Muhammed Şehâbeddîn bin İbrâhim bin âlim-i Ra…
Devamını oku →(Bkz. Yıldırım Bâyezîd)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük hizmetleri geçen mücâhid kumandan; Ertuğrul Gâzi’nin silâh arkadaşı ve Aydos kalesi fâtihi. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1329 (H. 730) târihinde vefât etti. Kabr-i şerifinin, Eskişehir yakınında kendi adıyla anılan köyde olduğu rivâyet edilmektedir.
Devamını oku →Babası.................... : Fâtih Sultan Mehmed Han
Devamını oku →Babası.................... : Mahmûd-II
Devamını oku →İstanbul’un büyük câmilerinden biri. İstanbul’un yedi tepesinden biri üzerinde yapılan ve bulunduğu semte adını veren muhteşem bir câmidir. Sultan İkinci Bâyezîd Han tarafından yaptırıldı. Câminin temeli 1501 senesinde atılıp, yapımı beş sene sonra 1505’de tamamlandı. Câmi bir külliye hâlinde olup, yanına; mektep, medrese, imâret, kervansaray ve hamam yap…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen kıymetli bir paşa. İkinci Abdülhamîd Han’ın kahraman ve şehîd kumandanlarındandır. 1827 (H. 1243) senesinde Konya’nın Hadim kazasında doğdu: 1897 (H. 1315) senesinde yapılan Osmanlı-Yunan harbinde şehîd düştü.
Devamını oku →Şarkta (doğuda) hemen her büyük şehirde bez (kumaş vs.) satılmak için yapılan, sonraları muhtelif eşya alış-verişine tahsis olunan kapalı çarşı. Aslı bezistan, bezzâzistân olup, bedestan ve daha sonra da bedesten denilmiştir. Fâtih Sultan Mehmed Han’a âid Arapça bir vakfiyede İstanbul’daki eski bedestene Sûk-ul-Bezzâziye, yâni bezzazlar çarşısı denilmekte…
Devamını oku →İstanbul’daki âlim ve evliyânın, Eshâb-ı kiramdan sonra en üstünlerinden. 1778 (H. 1192) senesinde doğdu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin talebelerinin üstünlerindendir. Tasavvufda yüksek derecelerin sahibi olduğu gibi, fıkıh ilminde de büyük âlim idi. İstanbul halkı senelerce ilminden istifâde etti. 1864 (H. 1281) senesinde Muharrem ayının dokuzund…
Devamını oku →On beşinci asır astronomi âlimi. İsmi Mehmed Mardînî, lakabı Bedreddîn’dir. Sıbt Mardînî ismiyle meşhur oldu. Nisbetinden Mardinli olduğu anlaşılmaktadır. Doğum târihi belli değildir. Hayâtı hakkında kaynaklarda fazla bilgiye rastlanmamıştır, ömrünün sonuna doğru Mısır’a giderek Câmi-ul-Ezher’de muvakkit olarak (namaz vakitlerini ayarlayan) vazife yaptı.…
Devamını oku →Osmanlılar devrinde yetişen büyük âlim ve velî. 1640 (H. 1050)’de Şam’da doğdu. 1731 (H. 1143)’de Şam’da vefât etti. Doğumuna yakın Şam’da bulunan büyük bir velî; onun büyük bir âlim olacağını müjdeleyip isminin Abdülganî konmasını söylemiştir. O âlimin sözünü tutarak, doğan çocuğuna Abdülganî ismini veren babası, ona küçük yaşta Kur’ân-ı kerîm okumayı öğ…
Devamını oku →(Bkz. Kâdı Bedreddîn)
Devamını oku →Tanzîmât döneminde batı te’sirlerini Türk şiirine sokan şâir, tiyatro yazarı ve diplomat. 5 Şubat 1851’de İstanbul’da doğdu. Babası, dedesi ve soyu, ilim âleminde isim yapmış şahsiyetlerdi. Dedesi Abdülhak Molla hekîm olup, ikinci Mahmûd ve Abdülmecîd hanların hekimliğini yapmış, şiir ve târihle uğraşmıştı. Babası Hayrullah Efendi, meşhur bir tarihçi ve d…
Devamını oku →Otuz ikinci Osmanlı şeyhülislâmı. Asıl adı Mehmed’dir. Şeyhülislâm Hoca Sa’deddîn Efendi’nin torunu ve Rumeli kazaskeri Abdülazîz Efendi’nin oğludur. Nesebi, Yavuz Sultan Selîm Han döneminin tanınmış şahsiyetlerinden Hasan Can’a ulaşmaktadır. Azîzzâde veya Behâî Efendi diye meşhur olmuştur. 1595 senesinde İstanbul’da doğdu.
Devamını oku →Babası.................... : Ahmed Han-IIl
Devamını oku →Avrupa’nın bir çok yerlerini Viyana ve Budapeşte üzerinden İstanbul’a ve Önasya’ya bağlayan ana yollar üzerinde bulunan şehir. Macaristan ovasına giden yollara hâkim bir yerde kurulan şehir, Sava nehrinin Tuna’ya karıştığı yerde ve tahkim edilebilecek stratejik bir noktada bulunmaktadır. Târih boyunca pek çok savaşın yapıldığı bu yere Türkler, Balkanlara…
Devamını oku →Babası.................... : Abdülmecîd Han
Devamını oku →Yazılı kâğıt ve mektûb. Osmanlı Devlet teşkilâtında bâzı vazife, hizmet ve me’muriyetlere tâyin edilenlere; vazifelerini yerine getirme salâhiyetini bildirmek üzere pâdişâhın tuğrası ile verilen me’zûniyet veya tâyin emirlerine berat denilmiştir. Bu bakımdan Osmanlı Devleti’nde; beratlı (müsâdeli ve imtiyazlı), eli beratlı (salahiyetli) ve beratlı tüccar…
Devamını oku →İslâm mücâhidlerinden, ismi Abdülkâdir bin Muhyiddîn’dir. Şeriflerden olup, nesebi hazret-i Hasen bin Ali’ye dayanır. 1807 (H. 1222) senesinde Receb ayının yirmi üçüncü günü Cezâyir’in Maasker vilâyetinin Kaytana köyünde doğdu. 1883 (H. 1300) senesi Receb ayının on dokuzunda Dımaşk’ın (Şam’ın) Demir köyünde vefât etti. Şam’da Sâlihiyye’de Muhyiddîn-i Arab…
Devamını oku →Osmanlı târihinde Doksanüç harbi diye bilinen Osmanlı-Rus harbinden sonra, 13 Temmuz 1878’de, Osmanlı Devleti’yle; Rusya, Almanya, Avusturya, Macaristan, İngiltere ve Fransa arasında Berlin’de imzalanan andlaşma.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin altıncı şeyhülislâmı. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. 1495 (H. 900) senesinde Edirne’de vefât etti. Edirne’de Sultan Câmii yakınında kendi yaptırdığı Sıbyân mektebinin bahçesine defnedildi.
Devamını oku →Osmanlı darüsseâde ağası, İstanbul vâlilerinden. 1652’de doğdu. 1746’da İstanbul’da vefât etti. Kabri, Eyyûb Sultan türbesindedir. Yapraksız Ali Ağa’nın yanında sarayda yetişti. 1707 senesinde saray hazinedarı oldu. Üçüncü Ahmed’in şehzâdeliği sırasında musahibi idi. Sonraları darüsseâde ağası Süleymân Ağa ile beraber 1713’de Kıbrıs’a nefyedildi (sürüldü)…
Devamını oku →Son devir Osmanlı serdâr-ı ekremlerinden. 1807’de Rumeli’nin Zağra’ya bağlı Çırpan kasabasında doğdu. Babası kale yamaklarından Ahmed Ağa’dır. Halk arasında memleketine nisbetle Çırpanlı Abdi Paşa diye meşhur olan Abdülkerîm Paşa, genç yaşta İstanbul’a gelip Asâkir-i Mensûre-i Muhammediye ordusuna girdi. Eğitimini tamamladıktan sonra Harbiye Mektebi’nin i…
Devamını oku →(Bkz. Eyâlet)
Devamını oku →Babası.................... : Mahmûd Han-II
Devamını oku →İstanbul’da Boğaziçi’nde, Beylerbeyi köyünün güneyinde, deniz kıyısında, Avrupa üslûbunda, yekpare, derli toplu ve tamamen mermerden yapılmış son Osmanlı devrinin meşhur saraylarından biri. Büyük Osmanlı sarayları, daha çok Boğaz’ın Avrupa (Rumeli) tarafındadır. Ancak Asya (Anadolu) kıyısında da pâdişâhların has bahçeleri ve sarayları vardı. Bunların en m…
Devamını oku →Osmanlılar zamanında Mısır’da yetişen ulemâ ve evliyânın en büyüklerinden. İmâm-ı Şa’rânî ve Kutb-i Şa’rânî lakabıyla meşhur olup, Aliyy-ül-Havvâs’ın talebesidir. Nesebi; Abdülvehhâb bin Ahmed bin Ali bin Ahmed bin Muhammed bin Zerka bin Mûsâ bin Sultan Ahmed Tilmsânî Ensâri’dir. Mısır’ın Kalkaşend kasabasında, 1493 (H. 898)’de doğdu. Nesebi, silsile hâli…
Devamını oku →(Bkz. Hazîne-i Hümâyûn)
Devamını oku →Seyyid Abdullah Arvâsî’nin büyük oğlu. Nesebi; Abdurrahîm bin Abdullah bin Muhammed bin Şehâbeddîn bin İbrâhim bin Cemâleddîn bin Kemâleddîn bin Muhammed bin Kâsım Bağdadî’dir.
Devamını oku →Osmanlılar zamanında İstanbul’da yetişen âlimlerden. İsmi, Mustafa’dır. Künyesi Ebü’l-İşrak olup, seyyiddir. Babası, Artvin’in kazalarından Şavşat’ta sancakbeyliği hizmetinde bulunduğu sırada, Mustafa Efendi Ahıska’da doğdu. Doğum târihi belli değildir.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen devlet adamı ve şâirlerinden. Arnavutluk ileri gelenlerinden Prevezeli Ahmed Dino Bey’in oğludur. 24 Mart 1843 târihinde bir Salı günü Preveze’de doğan Âbidîn Paşa, tahsilini tamamladıktan sonra, silâhşörlük hizmetiyle saraya girdi. Bir süre sonra doğum yeri olan Preveze’de mutasarrıf muavinliği ve merkez kayma…
Devamını oku →İkinci Mahmûd Han’ın hanımı ve sultan Abdülmecîd Han’ın annesi. Oğlunun 1839’da 17 yaşında tahta çıkmasıyla Vâlide Sultan ünvânını aldı. 1853 (H. 1270) senesinde İstanbul’da vefât etti. Dîvân yolu’nda ikinci Mahmûd Han türbesine defnedildi.
Devamını oku →(Bkz. Kapıkulu Ocakları)
Devamını oku →(Bkz. Hastâne)
Devamını oku →Kânunları uygulamakta, görevlerini kötüye kullanan idarecileri îkâz için veya tahta çıkan halîfe veya pâdişâhların devleti adaletle idare edeceklerini bildirdikleri yazılı emirleri ihtiva eden vesika. Arabça adalet ile Farsça mektup anlamına gelen nâme kelimelerinden meydana gelmiş bir “birleşik isimdir. Ayrıca; pâdişâhların yayınladığı adaletnâmelere, Ad…
Devamını oku →Meşhur Osmanlı âlimi. İsmi, Muhammed bin Ali Birgivî, lakabı Zeynüddîn’dir. 1521 senesinde Balıkesir’de doğdu. Birgi’ye yerleştiği için İmâm-ı Birgivî ismiyle meşhur olup, Türk âlimlerinin baş tacıdır. İmâm-ı Birgivî’nin babası âlim bir zât olup, müderris idi.
Devamını oku →On dokuzuncu asır dîvân şâirlerinden ve sultan İkinci Mahmûd Han’ın kızı. 1825 senesinde Zernigâr Kadın’dan doğdu. Küçük yaşta annesini kaybetti. Sultan İkinci Mahmûd, kızı Âdile Sultân’ı çocukları yaşamayan baş kadın Nevfidan Kadın’a büyütmek üzere verdi. O da Âdile Sultân’ı kendi evlâdı gibi büyütüp yetiştirdi. Mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. 1845…
Devamını oku →1914-1918 senelerinde İngiltere, Rusya ve Fransa’nın yer aldığı îtilâf devletleriyle, aralarında Osmanlı Devleti’nin de bulunduğu Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’dan meydana gelen ittifak devletleri arasında meydana gelen ve Harb-i umûmîdiye de bilinen savaş.
Devamını oku →Askerî ve sivil dâvalara bakan teşkîlât. Osmanlı Devleti’nde, dâvalara, devletin en yüksek dereceli hâkimleri olan kazaskerler ile onların emrinde çalışan kâdılar tarafından İslam hukukuna göre bakılırdı. Bu bakımdan Osmanlı adliyesi, İslâm adliye teşkilâtının bir numunesi idi.
Devamını oku →(Bkz. Meşrûtiyetler)
Devamını oku →İlk Türk gazetecisi. Yozgatlı Çapanoğlu Ömer Hulûsî Efendi’nin oğludur. 1832 senesinde İlk defa resmî olmayan Türk gazetesini çıkarmakla Türkiye’de gazeteciliğin kurucusu sayılan Yozgatlı Agâh Efendi, İstanbul’da doğdu. Beyoğlu Tıbbiye Mektebi’nin hazırlık sınıflarında yedi sene kadar öğrenim gördükten sonra, tahsîlini yarım bıraktı. O devirde hekimlik eğ…
Devamını oku →Osmanlı idâri teşkilâtında kullanılan bir tâbir. Aslen Farsça olan kelimenin lügat mânâsı; dış, hâriç demektir. Osmanlı Devleti’nin gelişmesi üzerine, sarayın ve devletin me’murları çoğaldı. Bu münâsebetle saraydaki me’mur ve hizmetlilere enderûn, devleti idare eden me’murlara da bîrûn denildi. Bîrûn ricalinin başında sadrâzam bulunurdu. Bîrûn ricalinin t…
Devamını oku →Osmanlı vezîri. 1776 (H. 1190)’da İstanbul’da doğdu. 1849 (H. 1265)’de Vidin’de vefât etti. Babası Hacı Mustafa ile Rusçuk’ta bulunan Ağa Hüseyin, orada dokuzuncu yeniçeri bölüğüne girdi. Daha sonra İstanbul’a geldi. 1806-1812 seneleri arasında vuku bulan Osmanlı-Rus savaşında gösterdiği kahramanlık üzerine, zagarcıbaşı tâyin edildi. İkinci Mahmud Han yen…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’ne bağlı prenslik. Eski adı Moldovya olup, Osmanlı hâkimiyetine geçince Boğdan denilmiştir. Osmanlı târihi kaynaklarında bu bölge umumiyetle Kara-Boğdan şeklinde geçmektedir. Bu ifâdedeki kara kelimesi, boyun eğmiş, teslim olmuş mânâsına gelmektedir. Avrupa kaynaklarında ise Valachia (Ulahlar ülkesi) şeklinde bahsedilmektedir.
Devamını oku →Osmanlılarda pâdişâhın izni ile herhangi bir devletle siyâsî, iktisadî, ticarî ve diğer işlere dâir yapılan resmî mukavele neticesinde düzenlenen resmî evrak. Ahd; söz vermek, üzerine almak, nâme ise, mektup demektir, Ahdnâme, muahedenin şartlarını ihtiva eden ve imzalanan resmî kâğıttır. Ahdnâme-i hümâyûn, hükümdar tarafından verilen hat, ferman olup, lü…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki önemli eyâletlerinden. Balkan yarımadasının kuzey-bat ısında bulunan Bosna-Hersek’in yüzölçümü 51.027 km2 olup, kuzeyinde Hırvatistan ve Slovenya, doğusunda Sırbistan, güneyinde Karadağ ile çevrilidir. Bölge halkı, Oğuz Türklerinin bir kolu olan Peçeneklerden olup, Osmanlı’nın orayı fethinden sonra topyekün müslüman olan Bo…
Devamını oku →Osmanlılar devrinde yetişen ünlü tıb âlimi. İsmi, Muhammed bin Kemâl’dir. Ahî Çelebi diye meşhur olmuştur. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. Babası tarafından yetiştirilerek iyi bir tahsîl gördü. Yirmi sekiz yaşında iken babası ile birlikte İstanbul’a geldi. Babası, Fâtih Sultan Mehmed Han’ın hekimleri arasında yer aldı. Babasının vefâtından sonra. He…
Devamını oku →Osmanlı evliyâsının büyüklerinden. İlim ve kemâl sahibi bir zât olup, naklî ve aklî ilimlerde âlim idi. 1583 (H. 992) senesinde Bosna’da doğdu. Asıl ismi Abdullah Abdî bin Muhammed’dir. Bosnavî, Rûmî ve Gaîbî nisbet edildi. Şârih-ul-Füsûs ve Şârih-ul-Mesnevî diye meşhur oldu. 1644 (H. 1054) târihinde Konya’da vefât etti. Sadreddîn-i Konevî hazretlerinin t…
Devamını oku →