Toprakdan alınan mahsûlün zekâtı. Kelime mânâsı, onda bir demektir. Yağmur, nehir veya dere suyu ile sulanan haraclı olmayan bütün topraklardan (öşürlü toprak olmasa bile) ve vakf toprakdan çıkan şeylerden onda bir öşür (zekât) olarak verilir. Öşür vermek âyet-i kerîme ile emredilmiş, onda birinin verilmesi ise hadîs-i şerîf ile bildirilmiştir. Kur’ân-ı k…
Devamını oku →On altıncı yüzyıl sadrâzamlarından. Meş’âleler savaşının muzaffer kumandanı. Kafkasya fâtihi... 1527 yılında Mısır’da doğdu. Babası Özdemir Paşa, Memlûklüler zamanında Mısır’da yerleşmiş bir çerkes ailesine mensûb olup, Osmanlı Devleti hizmetinde beylerbeyliğe kadar yükselmiş, Yemen ve Habeş fütûhatı ile tanınmıştı. Annesi, Abbasî halîfeleri sülâlesindendir.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde hükümdara verilen en meşhur ünvân. On dördüncü ve on beşinci asırlarda Osmanlı hükümdarları İslâmî bir niteliği olan sultan ünvânı ile beraber, örfî hükümdarlık (töre) sıfatlarını ifâde eden resmî ünvân olarak “bey” ve “han”ı kullandılar. Osman Gâzî ve Orhan Gâzi’nin adı kaynaklarda Osman Bey ve Orhan Bey olarak geçmektedir. Osmanlı hü…
Devamını oku →(Bkz. Akçe)
Devamını oku →Kırım harbinden sonra, 30 Mart 1856 târihinde Osmanlı Devleti ile Avusturya, Fransa, İngiltere, Prusya, Rusya ve İtalya arasında Fransa’nın başşehri Paris’te imzalanan sulh andlaşması. Bu andlaşmayla Kırım harbi sona erdi.
Devamını oku →Târihte Lâle devri olarak bilinen döneme son veren isyân hareketi. Patrona ihtilâlini hazırlayan çeşitli; siyâsî, ekonomik, sosyal ve idâri sebepler vardır. Merkezde sadrâzam Nevşehirli Dâmâd İbrâhim Paşa’ya karşı olan devlet adamları, bilhassa devlet içerisinde yapılan idarî ve sosyal ıslâhatların askerî teşkîlât içerisinde de yapılacağını öne sürerek, y…
Devamını oku →(Bkz. Kapıkulu Ocakları)
Devamını oku →Coğrafya bilgini, amiral. Dünyânın en büyük kartograf (haritacı) ve coğrafyacılarından biridir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed Efendi’nin oğlu olup, 1470 yılı civarında Gelibolu’da doğdu. Mühyiddîn Pîrî ismi verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine katıldı. Tanınmış denizci Kemâl Reis’in yeğeni olması, onun küçücük yaşından itibaren d…
Devamını oku →1877-1878 Osmanlı-Rus harbinde Gâzi Osman Paşa’nın Ruslara karşı Plevne’de yaptığı savunma. Abdülazîz Han’ın hal’ edilip şehîd edilmesinden sonra, meydana gelen kargaşa ortamında işbaşına geçen devlet adamları, şan şöhret için savaşa girmek sevdasına düştüler. Sultan beşinci Murâd’ın kısa süren saltanatından sonra Abdülhamîd Han başa geçmiş ve Midhat Paşa…
Devamını oku →Osmanlıların son zamanlarında yaşamış, siyâset adamı ve sosyolog. Jön Türkler hareketinin idarecilerinden. Babası, Dâmâd Mahmûd Celâleddîn Paşa, annesi ise, sultan Abdülmecîd Han’ın kızı Senîha Sultan’dır. 1879’da İstanbul’da doğdu. Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın kızkardeşinin oğlu olduğu için prens diye anıldı. Dâmâd Mahmûd Celâleddîn Paşa, Prens Sebaha…
Devamını oku →Kapdân-ı derya Barbaros Hayreddîn Paşa’nın, Andrea Doria komutasındaki haçlı donanması ile yaptığı deniz savaşı. Savaş, 27 Eylül 1538’de Adriyatik denizinin Arta körfezi kıyısında Preveze kalesi önündeki açık sularda yapılmış, Osmanlı donanmasının zaferi ile sonuçlanmıştır.
Devamını oku →1700 İstanbul andlaşması hilâfına, Osmanlı topraklarına giren Rusya’ya karşı 1711’de üçüncü Ahmed Han zamanında sadrâzam Baltacı Mehmed Paşa serdârlığında yapılan meşhur sefer. 1700 yılında Osmanlı Devleti ile andlaşma imzalayan Rusya, Azak denizinde ve Polonya’ya (Lehistan’a) âid olması gereken Ukrayna topraklarında serbest hareket etme imkânı bulmuş, Kı…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde, dîvân-ı hümâyûnda, doğrudan doğruya vezîriâzama bağlı yazı işleri ile meşgul kalemlerin ve buradaki kâtiplerin faaliyetine nezâret eden dâire reisi.
Devamını oku →(Bkz. Mehmed Reşâd)
Devamını oku →Osmanlı sadrâzamlarından. Tanzîmât hareketinin mîmârı olarak bilinir. Koca Reşîd Paşa diye meşhur olmuştur. 13 Mart 1800’de İstanbul’da doğdu. Babası, ikinci Bâyezîd evkafı rûznâmecisi Mustafa Efendi’dir. İlk okuma yazmayı babasından öğrendi. Daha sonra medrese tahsiline devam etti. Fakat babasının 1810 yılında vefât etmesi üzerine tahsilini tamamlayamadı…
Devamını oku →(Bkz. Murâd Hân-IV)
Devamını oku →Osmanlı ordusunun kesin zaferiyle neticelenen Osmanlı-Memlûk meydan muhârebesi. Mercidâbık savaşını kazanarak Suriye’yi ele geçiren Yavuz Sultan Selîm Han, hemen Mısır üzerine yürümedi. Orduyu yeniden nizam ve intizâma koyup, Suriye sancaklarına sancak beyleri tâyin etti. Dört-beş ay gibi kısa bir zamanda Suriye’de Osmanlı teşkîlâtını kurdu. Daha sonra Su…
Devamını oku →Doğu Akdeniz havzasıyla Ege denizi ve Boğazlar bölgesi arasındaki yol üzerinde bulunması sebebiyle, târihte büyük değer kazanan Rodos adası, ada üzerindeki aynı adı taşıyan müstahkem şehir ve buraya yapılan seferler.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin Avrupa topraklarındaki en büyük idarî birimi. Osmanlılar Rumeli’de ilk fetihlerini yaparken (1353-1359), Süleymân Paşa bu kuvvetlerin başkumandanı sıfatı ile beylerbeyi durumunda idi. Daha sonra sultan birinci Murâd Han döneminde Edirne merkez olmak üzere, Rumeli eyâleti kuruldu. Lala Şahin Paşa da beylerbeyi tâyin edildi. Bu beylerbey…
Devamını oku →Fâtih Sultan Mehmed Han’ın Boğaz’ın Avrupa yakasına yaptırdığı hisar. İstanbul’un fethi için alınan stratejik tedbirlerden biri olarak yapılan bu hisar; Yenicehisar, Yenihisar, Boğazkesen hisarı, Yenikale, Güzelhisar mânâsında Nîkhisar ve Başkesen hisarı gibi isimlerle anılmıştır. Ancak bulunduğu yere izâfeten Rumeli hisarı ismiyle tanınmıştır.
Devamını oku →(Bkz. Mütercim Rüşdî Paşa)
Devamını oku →Osmanlı devlet teşkilâtında pâdişâhtan sonra devletin en yüksek rütbeli idarecisi. Sadrâzamlara vezîriâzam da denilir ve pâdişâhın mutlak vekîli olarak devlet işlerini idâre ederdi. Sadrâzamlara ayrıca; sadr-ı âlî, sâhib-i devlet, zât-i âsâfî, vekîl-i mutlak gibi ünvânlarda verilirdi.
Devamını oku →Osmanlılar zamanında Anadolu’da yaşayan evliyânın büyüklerinden. İnsanların; îtikâd, amel, ibâdet ve ahlâk hususunda doğruyu öğrenmeleri ve yapmaları, böylece Allahü teâlânın rızâsına kavuşmaları için onlara rehberlik edip, buna kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin otuz ikincisidir. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin on bir…
Devamını oku →(Bkz. Pâdişâh)
Devamını oku →Birinci Dünyâ savaşı içinde Kafkas cephesinde Türk-Rus muhârebelerinin Sarıkamış yakınlarında geçen ilk safhası. Enver Paşa’nın sırf Kafkas fâtihi ünvânını kazanmak için gerçekleştirdiği bu harekâtta büyük çoğunluğu soğukdan donan 90.000’den fazla, subay, astsubay ve er şehîd oldu.
Devamını oku →(Bkz. Yavuz Selîm)
Devamını oku →Babası.................... : Kânûni Sultan Süleymân Han
Devamını oku →Babası.................... : Üçüncü Mustafa Han
Devamını oku →Sultan ikinci Selîm Han tarafından büyük Türk mîmârı Mîmâr Sinân’a, Edirne’de yaptırılan meşhur câmi. İnşâasına 1568’de başlanıp, 1575’de tamamlandı. Çevresinde bir de külliye yapılmıştır. Külliyesi ile birlikte 28.500 m2’lik bir sahayı kaplar.
Devamını oku →İkinci Mahmûd Han devrinde 1808’de âyân ile hükümet arasında yapılan sözleşme. On sekizinci asra girerken askerî teşkilâtın bozulması neticesinde, devletin merkezî otoritesi zayıflamıştı. Devlet, mültezimlerin (Bkz. İltizâm) reâyayı ezmeleri sonunda, vergi toplama işini mahallî eşrafa devretme siyâsetini gütmüş, bu da âyânların ortaya çıkmasına sebeb olmu…
Devamını oku →Anadolu’da yetişen büyük velîlerden. Kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîler silsilesinin otuzuncusudur. Ahlâkı, hazret-i Osman’ın güzel ahlâkını hatırlatan çok yüksek bir velî idi. Şafiî mezhebi âlimlerindendir. Hakkârî vilâyetinin Şemdînân (veya Şemzînân, şimdiki adıyla Şemdinli) kasabasındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1813 (H.…
Devamını oku →Osmanlılar zamanında Anadolu’da yaşayan en büyük velîlerden. Gavs-ül-a’zam ve Gavs lakabları ile meşhurdur. Seyyid olup, Abdürrahmân Kutb hazretlerinin torunudur. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin otuz birincisi olan, Seyyid Tâhâ-i Hakkâri hazretlerinin talebesidir. 1870 (H. 1287) senesinde vefât etti. Kabri Gayda’dadır. Babası Seyyid Lütfî…
Devamını oku →Edirne’nin batısında Meriç nehri önünde 1364 senesinde haçlı kuvvetlerine karşı Osmanlı ordusunun zaferiyle neticelenen savaş. Osmanlı kuvvetlerinin Trakya ve Balkanlarda hızla ilerliyerek bir çok yerleri fethetmesi, buralarda Türk göçmenlerini iskân etmesi, Avrupa devletlerini endişeye düşürdü. Filibe şehrinin fethini müteakip Rum kumandanı kaçıp Sırbist…
Devamını oku →(Bkz. Akçe)
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin meşhur sadrâzamlarından. Bosna’nın Sokol kasabasından Şâhinoğulları ailesine mensubtur. 1505 yılında Sokol’da doğdu. Kânûnî Sultan Süleymân Han zamanında (1520-1566) Bosna’ya devşirme vazifesi ile gönderilen Yeşilce Mehmed Bey tarafından ailesinin rızasıyla devşirme olarak alındı. Mehmed adıyla Edirne Sarayı’nda Osmanlı tahsîl ve terbi…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Anadolu’da yetişen evliyânın ve âlimlerin büyüklerinden. İsmi Hamîd-i Aksarâyî’dir. Fakat Somunca Baba lakabıyla meşhurdur. 1349 (H. 750) senesinde Kayseri’de doğdu. Babasının ismi Şemseddîn Mûsâ’dır. Tefsir, fıkıh ilimlerinde ve tasavvufda çok yükseldi. Hızır aleyhisselâm ile sohbet ederdi. 1412 (H. 815) senesinde A…
Devamını oku →(Bkz. Pâdişâh)
Devamını oku →İstanbul’un en büyük câmilerinden. Osmanlı Devleti’nin ihtişamını, mimârideki gücünü, san’attaki inceliğini, zerâfetini, tezyinatını gösteren muhteşem bir mâbeddir. Türkiye’nin altı minareli tek câmisidir. Câmi, İstanbul’da kendi adıyla anılan Sultanahmed semtindedir. Sultan birinci Ahmed Han tarafından yaptırılan câminin mîmârı baş mîmâr Sedefkâr Mehmed…
Devamını oku →Osmanlı pâdişâhlarının her yıl hac mevsiminde Haremeyn-i şerîfeyn ahâlisine, bu mukaddes yerlerde geçici olarak bulunan zâhid müslümanlara (mücavirlere), mukaddes yerlerin ve hac yollarının emniyetini sağlayan Mekke şeriflerine ve Hicaz bölgesinde yaşayan bütün şeyhlere gönderdikleri para ve değerli eşyalara surre; bunları götüren topluluğa da surre alayı…
Devamını oku →(Bkz. Kânûnî Sultan Süleymân)
Devamını oku →Babası.................... : Sultan İbrâhim
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda; yiğitliği, cömertliği ve gazâ yollarında gösterdiği başarılarıyla ün yapan Rumeli fâtihi, mücâhid Osmanlı şehzâdesi. 1316 (H. 716) senesinde Bursa’da doğdu. Orhan Gâzi’nin büyük oğludur. Annesi ise Yarhisar tekfurunun kızı Nilüfer (Holofira) Hâtûn idi.
Devamını oku →Kânûnî Sultan Süleymân Han tarafından meşhur Osmanlı mîmârı Koca Sinân’a 1550-1557 seneleri arasında İstanbul’da yaptırılan külliye. Boğaza ve Haliç’e bakan yüksek bir tepe üzerinde yapılan külliyenin merkezinde Süleymâniye Câmii yeralmıştır.
Devamını oku →Osmanlılar zamanında, İstanbul’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi Yûsuf bin Ali’dir. Dedesi Kaya Bey diye anılmıştır. Lakabı Sinânüddîn ve Zeynüddîn’dir. Sünbül Sinân diye şöhret buldu. Zamanının büyüklerinden idi. 1529 (H. 936)’da İstanbul’da vefât etti.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde İstanbul’daki saraya ve devlete âid binaların bakımı ve tâmiriyle uğraşan ve saraylara gerekli olan şeyleri satın alan kimse.
Devamını oku →Türk-İslâm devletlerinde hükümdar sülâlesinin erkek evlâdı hakkında kullanılan bir tâbir. Osmanlı Devleti’nde de pâdişâh soyundan gelen erkek çocuklara şehzâde ünvânı veriliyordu.
Devamını oku →(Bkz. Kâdı Bedreddîn)
Devamını oku →En yüksek dereceli müftî. Fetva müessesesinin başkanı. Ulemânın reisi. Kendisine sorulan dînî mes’eleler ve suâlleri fetva ile çözüme kavuşturan kimse. İslâmiyet’in ilk yıllarında fetva işlerine bizzat Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem bakarlardı. Peygamberimizin vefâtından sonra dört halîfe devrinde İslâmiyet’in yayılması ve sınırların genişlemes…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son yıllarında yetişmiş, Balkan harbi sırasında Edirne’yi kahramanca müdâfaa etmiş kumandan. Adı Mehmed Şükrü olup, Erzurumlu Ayabakan ailesinden kolağası Mustafa Bey’in oğludur. Annesi Muhsine Hanım’dır. 1857’de Erzurum’da doğdu. Çocuk yaşta askerliğe karşı ilgi duyarak Erzincan Askerî idadisine girdi. Babasının ölümü üzerine annesini…
Devamını oku →Osmanlılar zamanında Anadolu’da yaşayan evliyânın en büyüklerinden. İnsanları Hakk’a davet eden, onlara doğru yolu gösterip hakîkî saadete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin otuz birincisidir. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin on birinci torunudur. Yâ’ni Peygamber efendimizin soyundan olup, seyyiddir. Hâlid-i Bağdâdî…
Devamını oku →İstanbul’da ilk rasadhâneyi kuran astronomi, matematik ve hadîs âlimi. İsmi, Muhammed bin Mâruf bin Ahmed Râsıd-üş-Şâmî olup, lakabı Takiyyüddîn’dir. Takiyyüddîn Râsid diye meşhur oldu. 1525 senesinde Şam’da doğdu. Bir rivayete göre Kâhire’de doğmuştur. Aslen Nabluslu aydın bir aileye mensubtur. Babası Mâruf Efendi kâdı idi. Takiyyüddîn küçük yaşta ilim t…
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen devlet adamı ve İttihâd ve Terakkî fırkası ileri gelenlerinden. İsmi, Mehmed Talat olup, babası, bâzı kazalarda sorgu hâkimi muavinliği yapan Ahmed Vâsıf Efendi, annesi Hürmüz Hanım’dır. Aslen Kırcaali’nin Çepelceli köyünden olup, 1874’de Edirne’de doğdu. İlk tahsîlini, Vize İbtidâî mektebinde gördükten sonra,…
Devamını oku →Osmanlı Devleti târihinde sultan Abdülmecîd Han zamanında Mustafa Reşîd Paşa tarafından hazırlanıp, Gülhâne bahçesinde okunmasıyla başlayan ve Birinci Meşrûtiyete kadar süren ıslâhat ve batılılaşma dönemi.
Devamını oku →Osmanlı Devleti’nde yeni fethedilen yerlerde eskiden mevcut olan veya yeni uygulanacak idarî teşkilât çerçevesi içinde, belli usûl ve kaidelere göre tespit ve kaydedilmesine tahrir, bu bilgilerin toplandığı defterlere de tapu tahrir defterleri denirdi.
Devamını oku →Devletin daimî ve fevkalâde giderleri için ülülemrin irâdesi ile toplanan vergiler. Örfî vergilerden maksat, şer’î olmayan vergiler demek değildir. Çünkü şer’î ölçülere aykırı olmayan vergiler de İslâm hukukunun şümûlüne girer. Çünkü İslâmiyet, devlet başkanına lüzumunda vergi koyma selâhiyeti de vermiştir. Halkın imkânları nisbetinde alınan tekâlîf-i örf…
Devamını oku →İslâm hukukunda müslim ve gayr-i müslim vatandaştan tahsîl edilen mikdârı ve nisbeti belli mâlî mükellefiyetler. Bunlar; zekât, öşür, cizye, harac, gümrük vergisi, rikâz, lukâta ve ganîmetdir.
Devamını oku →Gemilerin inşâ, tamir ve bakımlarının yapıldığı yer. Tersâne, dârüssınâa teriminin değiştirilerek Türkçe'ye alınmış şeklidir.
Devamını oku →Paris andlaşmasını yapan devletlerin elçilerinin katıldığı, 1876’da İstanbul’da yapılan bir konferans. Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın saltanatının, ilk aylarında yapılan bu konferansa, İstanbul veya Elçiler konferansı da denilmiştir. Bu sırada devlet iç ve dış siyâset bakımından çok zor ve karışık bir durumda idi. Balkanlarda Bulgaristan mes’elesi vardı.…
Devamını oku →Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi Muhammed Vehbî’dir. Hayyât Vehbî ve Terzi Baba diye meşhurdur. 1780 (H. 1195) senesinde doğdu. Osmanlı Müellifleri, Sefînet-ül-evliyâ, Esmâ-ül-müellifîn adlı eserlerde Erzurum’da, diğer bâzı eserlerde ise, Erzincan’da doğduğu yazılıdır. 1847 (H. 1264) senesinde Erzincan’da vefât etti. Dergâhının olduğu yere…
Devamını oku →Servet-i fünûn devri şâiri. 1867 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mehmed Tevfîk’tir. Babası Çankırılı Hüseyin Efendi, annesi Sakızlı bir ailenin kızı olan H. Refiâ Hanım’dır.
Devamını oku →