On dördüncü asrın sonlarında Hindistan’da yetişen tıb âlimi. İsmi, Şihâbüddîn bin Abdülkerîm’dir. Doğum yeri ve târihi bilinmediği gibi vefat yeri ve târihi de belli değildir. 1392 senesine kadar hayâtta olduğu anlaşılmaktadır. Hayâtı ve çalışmaları hakkında teferruatlı bilgiye kaynaklarda rastlanmamıştır. Yazdığı Tıbb-ı Şihâbî adlı eserinde hayâtı hakkın…
Devamını oku →İslâm hukukunda idarî, dînî ve hukukî bir terim. Birinin yerini alan, birinin yerini tutan kimse anlamındadır. Bu tâbir, bir me’mûriyette başkasına vekâlet eden şahıs için kullanılırdı. Nâiblik ünvanı, çeşitli İslâm devletlerinde bir idarî ünvan ve makam olarak yetkileri bâzan çok genişleyen, bâzan da daralan bir rütbe oldu. Memlûklülerde, Dehli Sultanlık…
Devamını oku →Hindistan’da yetişen evliyanın büyüklerinden. Nasîruddîn Mahmûd, Nizâmüddîn Evliyâ’dan gelen Çeştiyye yolunun son’halîfesidir. Hazînet-ül-evliyâ adlı eserde, İmâm-ı Hüseyn. soyundan olduğu yazılıdır. Diğer kaynaklarda ise, Ömer bin Hattâb’ın (radıyallahü anh) soyundan olduğu bildirilmektedir. Nasîruddîn Mahmûd’un doğum yeri hakkında da değişik rivayetler…
Devamını oku →On üçüncü asırda İslâm âleminde yetişen meşhûr ilim adamı. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Hasen olup, künyesi Ebû Ca’fer; lakabı Nasîrüddîn’dir. 1201 senesi Şubat’ında Horasan bölgesindeki Tûs şehrinde doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Kemâleddîn bin Yûnus Mûsulî, Muînüddîn Salim bin Betrân-ı Mısrî’den ve İbn-i Sina’nın talebelerinden Behmen Yâr…
Devamını oku →Anadolu da yetişen, nükteleriyle meşhûr evliya. Hayâtı hakkındaki rivayetlere göre, 1208 senesinde Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu köyünde doğmuş, 1284 yılında Akşehir’de vefat etmiştir. Türbesi, Akşehir’dedir.
Devamını oku →Fıkıh, tefsîr, hadîs âlimlerinden ve evliyanın büyüklerinden. Tasavvufda Kübreviyye (Zehebiyye) diye bilinen yolun mürşididir (rehberidir), ismi, Ahmed bin Ömer bin Muhammed bin Abdullah el-Hayvekî olup, künyesi Ebü’l-Cennâb’dır. Bu künye kendisine, rüyada Peygamber efendimiz tarafından verilmiştir. Lakabları; Necmeddîn, Şeyh-ül-imâm, Zâhid-ül-kebîr ve Şe…
Devamını oku →Büyük hadîs ve fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Abdurrahmân; ismi, Ahmed bin Şuayb bin Ali bin Sinan bin Bahr bin Dinar’dır. İmâm-ı Nesâî diye meşhûrdur. Aslen Horasan’ın Nesâ şehrindendir. 830 (H. 214) yılında orada doğdu. 915 (H. 303)’de Filistin’in Remle şehrinde vefat etti. Mekke’de vefat ettiği veya haricîler tarafından şehîd edildiği de bildirilmektedir. Ha…
Devamını oku →Meşhûr müslüman tarihçi. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Ali bin Muhammed el-Münşî en-Nesevî olup, lakabı Şihâbüddîn’dir. Horasan’da Nesâ şehrinde doğdu. Doğum ve vefat târihleri bilinmemektedir. Nesevî nâmıyla şöhret buldu. Kendisi, İran’ın en büyük münşîlerinden yâni edebî sahada mükemmel nesir yazarı, kâtib ve Horasan’ın en eski hanedanlarından birine men…
Devamını oku →Şafiî âlimlerinin büyüklerinden. İsmi Yahya bin Şeref, lakabı Muhyiddîn, künyesi Ebû Zekeriyyâ’dır. 1233 (H. 631) senesinin Muharrem ayında, Şam’ın güneyindeki Neva kasabasında doğdu. Doğduğu yere nisbetle Nevevî denmiştir. 1277 (H. 676) yılının Receb ayında vefat etti.
Devamını oku →İslâm ordusunun, halîfe hazret-i Ömer zamanında İranlılarla yaptığı meşhûr savaş. İslâm askerlerinin Ahvaz’ı fethinden sonra, İran komutanları İslâm ordularının neler yapabileceğini bizzat gördüler. Merv’deki hükümdarlarına durumu bildirip yardım istediler, İran kisrâsı Yezd-i Cürd de, Bâb-ül-Ebvâd, Hülvân ve Horasan hükümdarlarına mektup yazıp imdâd iste…
Devamını oku →Hindistan da yetişen evliyadan ve Çeştiyye yolunun büyüklerinden. İsmi, Seyyld Muhammed bin Seyyid Ahmed Buhârî olup, lakabları; Mahbûb-i İlâhî (Allah’ın sevgilisi), Sultân-ül-Meşâyıh ve Nizâmüddîn Evliyâ’dır. Nizârnüddîn Evliya, 1238 (H. 636) senesi Safer ayının yirmi yedisinde Bedâyun’da doğdu. 1325 (H. 725) senesi Rebî’ul-âhir ayının on sekizinde Hakk’…
Devamını oku →Hadîs ve fıkıh âlimi; Büyük Selçuklu Devleti sultanlarından Alb Arslan ve oğlu Melikşâh’ın vezîri, büyük devlet adamı. Künyesi Ebû Ali olup, ismi Hasen bin Ali bin İshâk bin Abbâs’dır. 1018 (H. 408) senesinin Zilkade ayında, Tûs civarında Nûkan kasabasında doğdu. 1092 (H. 485) yılında Nihâvend’de, Hasen Sabbah’ın fedaisi bir Bâtınî tarafından şehîd edildi.
Devamını oku →On beşinci asrın sonlarına doğru. Hindistan’ın Dekken bölgesinde Behmenli Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan beş’devletten biri. Behmenî valisi Ahmet Nizâm-ül-mülk 1490 senesinden sonra valisi olduğu Devletâbâd’da bağımsızlığını îlân ederek, Behmenli Devleti’nden ayrıldı ve Ahmednagar şehrini kurarak, başşehir yaptı. Bu hanedan, kurufan diğer Dekken…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin Eshâbından. Hazret-i Ömer zamanında Nihâvend’de İranlılarla yapılan savaşa kumandan olarak katıldı ve orada şehîd oldu.
Devamını oku →Bugün; Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşıyan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara Türkmenler de denir. Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabîle mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Okuz” boyları anlamında olduğu ileri sürüldüğü gib…
Devamını oku →Peygamber efendimizin nesebinden olup, ilim, takva, ahlâk, şecaat, soy bakımından zamanındaki insanların en üstünlerinden olan, yüksek şahsiyet sahibi on iki mübarek zât. Her biri büyük âlim ve evliya olan bu on iki kişinin birincisi hazret-i Ali’dir. Diğerleri de hazret-i Ali ile hazret-i Fâtıma’om neslinden gelmiş olup; hazret-i Hasen, hazret-i Hüseyn,…
Devamını oku →Bir devletin, silâhlı kuvvetlerinin tamâmı. İslâm devletlerinde; insanların dünyâ ve âhırette rahat ve huzura kavuşup, saadete ermelerine vesîle olmak için teşkil edilen askerî birlikler.
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; “Her peygamberin Cennet’de bir arkadaşı vardır. Benim arkadaşım da Osman’dır” buyurarak medh ettiği ve Cennet’le müjdelediği, iki kızını vererek dâmâdlıkla şereflendirdiği, en çok sevdiği eshâbı ve üçüncü halîfesi. 577 senesinde Mekke’de doğdu. Babası Affâh olup, Kureyş kabîlesinin Benî Ümeyye kulundandı…
Devamını oku →İlk müslümanlardan. Künyesi, Ebû Sâib’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Hicretin ikinci yılında vefat ettiği rivayet edilirse de bu durum ihtilaflıdır. Babası, Maz’ûn bin Habîb; annesi, Sahîle bint-i el-Anbes’dir. Zevcesi, Havle bint-i Hakim’dir. Abdurrahmân ve Sâib isimlerinde iki oğlu vardır.
Devamını oku →Emevî halîfelerinin sekizincisi. Mısır valisi Abdülazîz bin Mervân’ın oğludur. 679 (H. 60) senesinde yâni hazret-i Muâviye’nin vefat senesinde Medine’de doğdu. Annesi, hazret-i Ömer’in oğlu Asım’ın kızıdır. Babası Mısır valisi olunca, onunla birlikte Mısır’a giden Ömer bin Abdülazîz, burada mükemmel bir İslâm terbiyesi ile büyüyüp yetişti. İlim öğrenmek i…
Devamını oku →Astronomi ve matematik âlimi, şâir. İsmi, Ömer bin İbrâhim’dir. Künyesi Ebü’l-Feth olup, lakabı Gıyâsüddîn’dir. Şiirlerinde Hayyam (çadırcı) mahlasını kullandığı için, bu mahlas ile meşhûr oldu. 1044-1132 (H. 436-517) seneleri arasında yaşadı. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Önce Nasîrüddîn Şeyh Muhammed Mansûr’dan, daha sonra meşhûr âlim ve hekim Muv…
Devamını oku →Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem; “Benden sonra peygamber gelmeyecektir. Eğer benden sonra peygamber gelseydi, Ömer elbette peygamber olurdu.” hadîs-i şerîfiyle medhedilen; hazret-i Ebû Bekr’den sonra insanların en üstünü ve Peygamberimizin ikinci halîfesi. Hulefâ-i Râşidînden ve Aşere-i mübeşşereden yâni Cennetle müjdelenen on kişiden bi…
Devamını oku →İslâm hukukunda fer’î yâni ikinci derecede delîllerden. Örf; lügatte tanıma, bilme i’tirâf ve insanlar arasında tanınan, güzel görülen, red ve inkâr edilmeyen mânâlarına gelir. Âdet; î’tiyâd yâni alışkanlık demektir. Buna, teamül de denir. Örf, amelî ve kavlî yâni iş ve sözle; âdet ise, yalnız işle alâkalı olur. Bu bakımdan her örf âdettir. Fakat her âdet…
Devamını oku →Toprakdan alınan mahsûlün zekâtı. Kelime mânâsı, onda bir demektir. Yağmur, nehir veya dere suyu ile sulanan haraçlı olmayan bütün topraklardan (öşürlü toprak olmasa bile) ve vakf toprakdan çıkan şeylerden onda bir öşür (zekât) olarak verilir, öşür vermek âyet-i kerîme ile emredilmiş, onda birinin verilmesi ise hadîs-i şerîf ile bildirilmiştir. Kur’ân-ı k…
Devamını oku →On dardüncü yüzyıldan îtibâren Orta Asya’da hâkimiyet kuran, bugün Sovyetler Birliği’nin Özbekistan bölgesinde yaşayan Türk boyu. Özbeklerin adı ve menşe’leri hakkında çeşitli görüşler vardır. Aslen Türk veya Cengiz Hân’ın oğlu Cuci’nin soyundan geldiği ileri sürülen özbeklere bu ad, ilk olarak 1313-1340 (H. 713-741) yılları arasında hüküm süren Altınordu…
Devamını oku →Eşyanın kıymet ölçüsü, semen, kullanılmaya hazır satınalma gücü, ödeme, servet biriktirme ve tasarruf etmeye yarayan değer ölçüsü ve mübadele aracı.
Devamını oku →Alışveriş yerlerine verilen isim. Alışveriş edenleri güneş ve yağmurdan korumak için üstü kârgir veya ahşaptan yapılanları da vardır. Aslı Farsça’da alışveriş yeri mânâsına gelen bâzar’ın yanında yine bu dilden gelen Çarşı (Çar-şû = dört taraf) ve Panayır kelimeleri de kullanılmıştır. Araplar, pazar ve panayır için sûk kelimesini kullanmışlardır.
Devamını oku →Sinop ve havâlisinde kurulan beylik. Kurucusu, Muînüddîn Süleyman Pervâne’nin babası Mühezzibüddîn Ali Kaşî olup, Sultan İkinci Keyhüsrev’in (1237-1246) veziri idi. Moğollar Kösedağ Muharebesini kazanınca; Moğol valisi Baycu’ya rica ederek, Selçuklu sülâlesinin yerlerinde bırakılmasını te’min etmişti. Muînüddîn Pervane, Anadolu’nun Moğollar yüzünden parça…
Devamını oku →Mâverâünnehr’de yetişen Hanefî fıkıh âlimlerinden. İsmi, Ali bin Muhammed bin Hüseyn bin Abdülkerîm bin Mûsâ bin Îsâ bin Mücâhid en-Nesefî el-Pezdevî’dir. Künyesi Ebü’l-Hasen’dir. Fahr-ül-İslâm lakabı ile meşhûr oldu. 1009 (H. 400) yılları civarında İran’ın Pezde (veya Bezde) şehrinde doğup büyüdüğü için, Pezdevî nisbetiyle meşhûrdur. Babası Muhammed, Sem…
Devamını oku →İslam devletlerinde, posta ve istihbarat teşkîlâtına verilen ad. Berîd; haberci, ulak, postacı, posta menzili (on iki mil veya dört fersahlık uzunluk ölçüsü, orta yürüyüşle dört saatlik mesafe) mânâlarına gelir. Müslümanlar, târih boyunca posta teşkilâtına büyük önem verdiler, islâmiyet güneşi doğup, islâm devletinin sınırları genişleyince, merkezle vilây…
Devamını oku →On dördüncü asırda, Orta Asya’da yetişen edîb ve şâirlerden. İsmi Burhânüddîn bin Nâsır’dır. Harezm çevresinde Ribat-ı Oğuz kasabasında doğduğu ve bu kasabada kadılık yaptığı için Rabguzî mahlasını kullanmıştır. Hayâtı hakkında kaynaklarda fazla bilgiye rastlanmayan Rabguzî, Kısas-ül-Enbiyâ adlı eseriyle tanınmıştır. Bu eser, peygamberlerin menkıbelerini…
Devamını oku →Tabiînin büyük hanım evliyalarından. Dünyâya düşkün olmaması ve ibâdetleri ile meşhûr zahide bir hâtûndur. Basra’da doğdu. Doğum târihi bilinmemekte. 752 (H. 135)’de Kudüs civarında vefat etti. Tur dağı üzerine defnedildi.
Devamını oku →Hindistan evliyasının büyüklerinden. Radûl şehrinde doğdu. Abdülhak, Nûrulhak ve Kıdvet-ül-Evliyâ lakabları verildi. 1433 (H. 837) senesinde Radûl’de vefat etti.
Devamını oku →Şia’nın kollarından. Lügatte; terk eden, ayrılan, bırakan kimse mânâlarına gelen Rafızî veya râfızîlik, İmâm-ı Zeynelâbidîn’in vefatından sonra oğlu Zeyd’den ayrılarak, Eshâb-ı kiram düşmanlığında taşkınlık gösteren; hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Ömer’in halîfeliklerini reddedip kabul etmeyen kimselerin mensûb olduğu fırka.
Devamını oku →1352 sene sinden, 1608 senesine kadar Adana bölgesinde hüküm süren Türk beyliği. Oğuzların Yüregir boyuna mensub olan Ramazan Bey’in kurduğu bu beylik; 1383 yılına kadar Elbistan’ı, oranın Dulkadiroğullarına geçmesi ile de, Adana’yı merkez yapmıştır.
Devamını oku →Büyük hadîs âlimlerinden. Adı Hasen bin Abdurrahmân’dır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir, ilk defa 902 (H. 290) yılında İran’da hadîs dinledi. Babası Abdurrahmân bin Hallâd’dır. 970 (H. 360) yıllarında Ramehürmüz şehrinde vefat etti.
Devamını oku →Uzaydaki cisimleri incelemeye elverişli teleskop ve diğer yardımcı âletlerle donatılmış kubbesi açık özel bina. Rasad, gök cisimlerini incelemek demektir. Yapı olarak, Arabça rasad ve Farsça hâne kelimelerinden meydana gelen hâne-i rasad terkibinin ters çevrilmesi ve izafet kesresinin düşürülmesi ile ortaya çıkmış birleşik isim olan rasadhâne, astronomi â…
Devamını oku →Meşhûr tabîb ve kimyager. İsmi, Muhammed bin Zekeriyyâ olup, künyesi Ebû Bekr’dir. Râzî mahlasıyla meşhûrdur. 866 (H. 252) senesinde Rey’de doğdu. Küçük yaşta ilme merak sardı; sarf, nahiv ve matematik dersleri aldı. Önceleri mûsikî ile de uğraşan Râzî, geçimini sarraflık ile sağlıyordu. Ayrıca astronomi, mantık, fizik, eczacılık ve tıb ilimlerini tahsîl…
Devamını oku →Yemen Resûlîler Devleti sultânlarından ve meşhûr tarihçi. İsmi, Abbâs bin Ali bin Dâvûd bin Muzaffer el-Melik el-Efdal; lakabı Dergâmüddîn’dir. Doğum târihi belli değildir. 1363 senesinde sultan olup, Zebid’de ikâmet etti. Çok gayretli ve dikkatli bir zât idi. Târih ilminden başka edebiyat ve zirâat ilimlerinde de mütehassıs idi. 1377 senesinde vefat etti.
Devamını oku →Yemen’de 1231 (H. 629) 1454 (H. 858) yılları arasında hüküm sürmüş olan hanedan. Resûlîlerin ataları, Eyyûbîlerin Yemen şubesinin kurucusu ve Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin kardeşi Turan Şâh ile birlikte, 1174 (H. 570) senesine doğru Yemen’e gelmişlerdir. Resûlîlerin ataları Muhammed bin Harun isminde bir Türkmen idi. Aşîreti ile beraber Bağdâd’a gidip, Abbasî h…
Devamını oku →Alim, tabîb ve devlet adamı. Türk-Moğol târihi ile ilgili büyük bir eseri vardır. Yaptığı büyük hayrat ile de tanınır. 1248 (H. 646) senesinde Hemedan’da doğdu. 1318 (H. 718)’de Tebriz’de vefat etti. Yahûdî olan dedesi ve babası da tabîb idi. Daha ziyâde attârlık ile uğraşmış olan babası, Nâsırüddîn Tûsî ile birlikte İsmâilîlerin esîri olarak ailecek, Ala…
Devamını oku →On ikinci yüzyılda İran’da yaşayan münşî, şâir ve edîb. İsmi, Muhammed bin Muhammed bin Abdülcelîl bin Abdülmâlik’dir. Reşîdüddîn lakabıyla bilinir. Boyu kısa olup, dili keskin (beliğ) idi. Bu sebebden Vatvât diye meşhûr oldu. 1088-1094 (H. 481-487) târihleri arasında Belh’de doğdu. 1177 (H. 573)’de Harezm’de vefat etti. Hazret-i Ömer’in soyundan geldiği…
Devamını oku →Peygamber efendimizin cariyesi iken müslüman olan muhterem hanımları. Medîne’de bulunan yahûdîlerin Benî Kureyzâ kabîlesindendir. Nesebi, Reyhâne binti Sem’ün İbn-i Yezid veya Reyhâne binti Zeyd bin Amr bin Hanefe bin Şem’ûn bin Yezid’dir. Doğum târihi belli değildir. Peygamberimizden önce 631 (H. 10) senesinde Medîne’de vefat etti. Bakî kabristanlığına d…
Devamını oku →İslâm devletlerinin kara ve deniz sınırlarındaki önemli noktalarda yapılan sınır karakolu niteliğinde müstahkem mevkîler, ilim, ibâdet ve misafir ağırlama yerleri; zaviye, hângâh, kervansaray. Arabca olan ribât; bağlamak, sağlamlaştırmak, sağlam yürekli olmak, sabretmek, işe azimle devam etmek, kuvvet vermek mânâlarına gelir. Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “Kâf…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin kızı. Peygamber efendimiz otuz üç yaşında iken, hazret-i Zeyneb’den sonra ikinci kızı olarak hazret-L Hadîce validemizden dünyâya gelmiştir. Çok güzel idi. Vahy ile hazret-i Osman’a nikâh edildi. Onunla birlikte iki kere Habeşistan’a hicret ettiler. Yirmi iki yaşında iken Bedr gazasında hasta oldu. Hazret…
Devamını oku →Sekizinci yüzyılın sonundan onuncu yüzyılın başına kadar Kuzey Afrika’da Cezayir ve civarında hüküm süren hanedan. Kurucuları Abdurrahmân’ın babası olan Rüstem’e nisbetle Rüstemîler veya Rüstemoğulları adıyla anılmışlardır.
Devamını oku →Peygamber efendimizin hatîbi olmakla şereflenen zât. Ensâr-ı kirâmdandır. Bütün gazalarda bulundu. Hazret-i Ebû Bekr zamanında Yemâme, çenginde şehîd düştü. Nesebi; Sabit bin Kays bin Şemmas bin Züheyr bin Mâlik bin İmrüül-kays bin Mâlik bin Sa’lebe bin Ka’b bin Hazrec’tir. Künyesi, Ebû Muhammed veya Ebû Abdurrahmân olup; lakabı, Hatîb-i Resûlullah veya H…
Devamını oku →İslâm âleminin yetiştirdiği astronomi ve fen âlimi. İsmi, Sabit bin Kurre bin İrfan el-Harrânî olup, künyesi Ebü’l-Hasen’dir. Harran bölgesinde doğmuştur. Doğum târihi belli değildir, önceleri sâbiî inancında iken hidâyete kavuşup müslüman oldu. Benî Mûsâ kardeşlerle beraber Bağdâd’da çalıştı. Arabça’nın yanında Yunan, Süryânî ve İbranî dillerini de biliy…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; “...Sa’d ibni Ebî Vakkâs Cennet’tedir...” buyurarak daha dünyâda iken Cennet’le müjdelediği on Sahâbîden biri, okçuların serdârı, İran’ı fetheden meşhûr kumandan. İsmi Sa’d, künyesi Ebû İshak’dır. Babasının adı Mâlik ve künyesi Ebû Vakkâs’dır. Babasının adı yerine künyesi kullanılmaktadır, ilk müslüman o…
Devamını oku →Eshâb-ı kiramın meşhûrlarından. İsmi, Sa’d bin Mu’âz bin Nu’mân İmr-ul-Kays el-Ensârî, el-Evsî’dir. Babası Mu’âz bin Nü’mân, annesi Kebşe binti Râfi’dir. Künyesi Ebû Amr, lakabı Seyyid-ül-Evs’dir. Yaklaşık olarak 590 senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 627 (H. 5) senesinde Hendek savaşında şehîd oldu. Müslüman olmadan önce, Medîne’deki Evs kabilesinin v…
Devamını oku →Eshâb-ı kiramın meşhûrlarından. Ensârdan yâni, Medîne’li müslümanlardan olup, cömertlikte benzeri yoktu. Künyesi Ebû Sabit ve Ebû Kays’dır. Lakabı Seyyid-ül-Hazrec’dir. Hazrec kabilesinin Sâide kulundandır. Babası Ubâde, kabilesinin reîsi idi. Annesi Umre binti Mes’ûd, sahâbiyedir. Doğum târihi bilinmemektedir. 635 (H. 14) senesinde Şam tarafında Havran’d…
Devamını oku →Türkistan da yetişen evliyanın büyüklerinden. Kaşgarlı olup, doğum târihi belli değildir. Nizâmeddîn-i Hâmûş’dan feyz aldı. Molla Caminin üstadı idi. 1456 senesinde Afganistan’daki Herat şehrinde vefat etti.
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden. İsmi, Muslihüddîn bin Muhlis eş-Şîrâzî olup, künyesi Ebû Abdullah, mahlası Sa’dî’dir. 1193 (H. 589) yılında Şîrâz’da doğdu. 1213 yılında doğduğu da rivâvfit fidilmfiktfirtir 1909 senesinde orada vefat etti. Kabri, Şîrâz’ın kuzeydoğusundadır. On iki sene çocukluğu dışında, yüz iki senelik ömrünün otuz senesini ilim tahsîli ile, otu…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerinden. İsmi, Ebü’l-Me’âlî Muhammed bin İshak’dır. Konyalıdır. Üvey babası olan Muhyiddîn-i Arabi’den ilim öğrenerek çok istifâde etti. Celâleddîn-i Rûmî’nin ve Sa’îdeddîn-i Fergânî’nin hocası idi. 1272 (H. 671) senesinde vefat etti. Kabri, Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir. 60 yıldan fazla yaşamıştır.
Devamını oku →On altı ile on sekizinci yüzyıllarda İran’da hüküm süren hanedan. Evliyanın büyüklerinden olan Şeyh Safiyyüddîn Erdebîlî’nin soyundan geldikleri için, Safevî ismiyle anıldılar. Dedelerinin iyi şöhretini dünyâ menfaatlerine âlet ettiler. Eshâb-ı kiram düşmanlarının sapık fikirlerinin etkisinde kalarak bozuldular. Velînînîetleri olan Akkoyunlular Devleti’ni…
Devamını oku →İran’ın Sîstân bölgesinde hüküm sürmüş bir hanedan. Sülâle, adını kurucusu Ya’kûb bin Leys’in mesleğinden yâni Saffâr’dan (Bakırcı) alır. Ya’kûb bin Leys önceleri bakırcı iken, mesleğini bırakıp eşkıyalık yapmaya başladı. 846 senesinde arkadaşları ile Sîstân bölgesine giderek, Tahinlere karşı isyan eden Salih bin Nasr’a katıldı. Salih, Benî Kinâne kabîles…
Devamını oku →Peygamber efendimizin hanımlarından. Safiyye binti Huyey, isrâiloğullarından olup, hazret-i Harun bin imrân aleyhisselâm neslindendir. Nesebi, Safiyye binti Huyey bin Ahtab bin Se’ne bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Kâ’b bin Hazra bin Ebî Hubeyb bin Nudayr bin Nahhâm bin Nâhûm; anne tarafından da, Safiyye binti Berre binti Samuel idi. Baba tarafından Benî Nudayr…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden. İsmi, İshak bin Cibril bin Ebî Bekr’dir. 1252 (H. 650)’de Erdebîl’de doğdu. Babasının Hoca Kemâleddîn Arabşah’ın oğlu olduğu söylenir. Soyu hazret-i Ali’ye kadar çıktığı iddia edilirse de, hiç bir mesnedi olmayıp rivayete bağlıdır. Safiyyüddîn lakabı ve Erdebîlî nisbeti ile tanınmıştır. 1334 (H. 735) senesinde vefat etti. Erdebîl’…
Devamını oku →Selçuklu vezîri Sâhib Ata Fahreddîn Ali’nin oğulları tarafından Karan işar (Afyon) ve çevresinde kurulan beylik.
Devamını oku →Eshab-ı kiramın büyüklerinden ve hazret-i Ömer’in valilerinden. İsmi, Sa’îd bin Âmir bin Huzeym bin Selâmân bin Rebîa bin Sa’d bin Cemh-il-Kuraşî el-Cumhrdir. Künyesi yoktur. Annesi, Ervâ binti Ebî Muîd-il-Emevîyye’dir. Hayber’in fethinden önce îmân etti. Mekke’den Medîne-i münevvereye hicret etti. Hayber ve daha sonraki bütün gazalarda Peygamberimiz sall…
Devamını oku →