Kaynaklandırılmış biyografiler

İslâm Âlimleri

“Fıkıh” araması için yayımlanmış kayıtlar.

1.841sonuç

Arama sonuçları

1.841 kayıt

Biyografide eşleşti

SÜRÛRÎ MUSTAFA EFENDİ

1491–1562 Gelibolu

Osmanlı Devleti’nde yetişen büyük âlimlerden. İsmi, Mustafa bin Şa’bân es-Sürûrî er-Rûmî’dir. Lakabı Muslihuddîn olup, “Sürûrî” diye meşhûr oldu. Hoca Şa’bân adında zengin bir tacirin oğlu olup, 897 (m. 1491) senesinde Gelibolu’da doğdu. 72 yaşında kısa bir hastalığı müteakiben, 969 (m. 1562) senesi Cemâzil-evvel ayının yedinci günü, İstanbul’da vefât etti. İnşâ ettirdiği mescidin avlusunda, mihrabın önüne rastlayan yere defnedildi. Bugün bu mescid yıkılmış, Sürûrî Efendi’nin mezarı da ortadan kalkmıştır. Bugün mezarın yeri bilinmemektedir.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

SÜYÛTÎ

1445–1505 Şehir kaydı yok

İslâm âlimlerinin en büyüklerinden. İsmi, Abdürrahmân bin Ebî Bekr bin Muhammed bin Ebî Bekr bin Osman bin Muhammed bin Hıdır bin Eyyûb bin Muhammed bin Hümâmüddîn Hudayri Esyûtî’dir. Künyesi Ebü’l-Fadl olup, lakabı Celâleddîn’dir. 849 (m. 1445) senesi Receb ayının birinci Pazar gecesi, Mısır’da Esyût şehrinde doğdu. 911 (m. 1505) senesi Cemâzil-evvel ayı ortasında, Mısır’da vefât etti. Türbesi, Kâhire’de Bâb-ül-Karâfe dışındadır. Babasının kabri yanına defnedildi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TABBENÂVÎ (Ali bin Muhammed)

1398–1483 Kahire

Mutasavvıf ve Mâliki mezhebi âlimlerinden. İsmi, Ali bin Muhammed bin Ahmed bin Yûsuf bin Muhammed olup, lakabı Nûreddîn'dir. Tabbenâvî adıyla meşhurdur. 800 (m. 1398) senesinde Kâhire'de, Ebû Heysem mahallesinde doğdu. 888 (m. 1483) senesinde Rabî'ul-evvel ayının onunda, Cum'a günü Kâhire'de vefât etti. Aynı gün Necm-i aynî türbesine defnedildi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TABERÎ (Seyyid Abdülkâdir bin Muhammed)

1564–1623 Mekke

Mekke’de yetişen Şafiî mezhebi âlimlerinden. İsmi, Abdülkâdir bin Muhammed bin Yahyâ bin Mükrîm bin Muhıbbüddîn bin Radıyyüddîn bin Muhıbbüddîn bin Şihâbüddîn bin İbrâhim bin Muhammed bin İbrâhim bin Ebî Bekr bin Muhammed bin İbrâhim bin Ebî Bekr bin Ali bin Fâris bin Yûsuf bin İbrâhim bin Muhammed bin Ali bin Abdülvâhid bin Mûsâ bin İbrâhim bin Ca’fer bin Muhammed bin Ali bin Hüseyn bin Ali bin Ebî Tâlib’dir. (r.anhüm). “Huseynî” “Taberî” ve “Mekkî” nisbetleri ile tanınırdı. 972 (m. 1564) senesinde Mekke’de dünyâya geldi ve orada yetişti. Peygamber efendimizin torunu olan Hazreti Hüseyn’in evlâdlarından olup, “Seyyid”dir. Küçük yaşta iken ilim tahsiline başladı. Birçok âlimden çeşitli iliml

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TÂCÎ-ZÂDE CA’FER ÇELEBİ

?–1515 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlim ve devlet adamlarından. İsmi, Ca’fer Çelebi’dir. Tâcî-zâde diye şöhret bulmuştur. Babası Tâcî Bey, Sultan İkinci Bâyezîd’in şehzâdeliği sırasında Amasya’da vâli iken hocası idi. İkinci Bâyezîd Hân Pâdişâh olunca, defterdar oldu. Ca’fer Çelebi’nin doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 921 (m. 1515) senesinde, bir iftiraya kurban olarak idâm edilmek sûretiyle İstanbul’da vefât etti. İstanbul’da yaptırdığı mescidin bahçesine defnedildi. Amasya’da doğan Ca’fer Çelebi, babasının yanında yetişti. Zamanının âlimlerinden; Molla Hacı Hasen-zâde, Molla Kestelli, Hatîb-zâde ve Hocazâde gibi zâtlardan ilim tahsîl edip, istifâde etti. Şeyh Hamdullah Agâh’tan güzel yazı yazmayı öğrendi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TÂCÜDDÎN-İ İSKENDERÎ

?–1309 Şehir kaydı yok

Malikî âlimlerin ve Şâzilî tarikatının büyüklerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed’dir. İbn-i Atâullah İskenderî adı ile meşhûr olmuştur. Ebü’l-Abbâs-ı Mürsî’nin talebesi ve Ebü’l-Hasen-i Sübkî’nin mürşididir. 709 (m. 1309) senesinde Mısır’da vefât etti. Karâfe kabristanındadır. “Hikem-i Atâiyye” ve “Letâif-ül-minen” kitapları meşhûrdur.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TÂCÜDDÎN-İ MERRÂKÛŞÎ

1300–1351 Şehir kaydı yok

Mısır’da yetişen Şafiî mezhebi âlimlerinden. İsmi, Muhammed bin İbrâhim bin Yûsuf bin Hâmid olup, lakabı Tâcüddîn’dir. Tâcüddîn-i Marrâkûşî diye tanınmıştır. 700 (m. 1300) senesinden sonra Mısır’da Münye-Kâdüs beldesinde doğdu. 752 (m. 1351) senesi Cemâzil-âhır ayının 13. Pazar günü ikindi namazından sonra vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TÂHİR-İ LÂHORÎ

?–1630 Şehir kaydı yok

Hindistan’da yaşayan evliyânın en büyliklerinden. İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî Serhendî hazretlerinin halîfelerinden ve çocuklarının hocalarındandır. Büyük bir âlim idi. 1040 (m. 1630) senesinde Muharrem ayının yirmisinde Perşembe günü ellialtı yaşında vefât etti. Kabr-i şerîfi Lâhor’da Meyânî tarafındadır.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TAŞKÖPRÜ-ZÂDE KEMÂLEDDÎN EFENDİ

1552–1622 İstanbul

Osmanlılar devrinde yetişen âlimlerden. Şakâyık-ı Nu’mâniyye ve Miftâh-üs-se’âde adlı eserlerin müellifi Taşköprü-zâde Muhammed Efendi’nin oğludur. 959 (m. 1552) senesinde İstanbul’da doğdu. 1032 (m. 1622) senesinde İstanbul’da vefât etti. Âşıkpaşa Câmii bahçesinde, babasının kabri yanında medfûndur.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TAŞKÖPRÜLÜ MUSTAFA BİN HALÎL

1453–1528 Kastamonu

Osmanlı âlimlerinden. İsmi, Muslihuddîn Mustafa bin Halîl’dir, İstanbul’un feth edildiği 857 (m. 1453) senesinde Kastamonu’ya bağlı Taşköprü’de doğdu. Taşköprü’de doğduğu için Taşköprülü diye bilinir. 935 (m. 1528) senesinde vefât etti.

Hayatını keşfet →

Tâbiîn Âlimi

TÂVÛS BİN KEYSÂN

?–? Şehir kaydı yok

Tabiînin meşhûr hadîs âlimlerinden. Aslen İranlıdır. Kendisine Tâvûs-i Himyerî de denir. Kendisi Eshâb-ı kiramdan yetmiş kişiyi gördüğünü söylerdi. Hazreti Tâvûs bin Keysân, büyük bir hadîs âlimi olup, aynı zamanda da fıkıh ve tefsîr ilminde pek ileri dereceye sahipti. Sika (güvenilir, sağlam) olduğunda, hadîs-i şerîf âlimleri söz birliği etmişlerdir. Hadîs-i şerîf ilmini; Hazreti Âişe, Hazreti Abdullah İbn-i Ömer, Hazreti Ebû Hüreyre, Hazreti Abdullah bin Amr, Hazreti Zeyd bin Erkam gibi güzide Sahâbe-i kiram “aleyhimürrıdvan”dan öğrendi. Kırâat ilmini Hazreti İbn-i Abbâs’dan tâlim etti. Bu husûsta eşine çok az rastlanan bir bilgiye sahipti. Hazreti Tâvûs’dan da oğlu Hazreti Abdullah, Hazre

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TÂZÎ (İbrâhim bin Muhammed)

?–1461 Şehir kaydı yok

Endülüs’de yetişen İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmi, İbrâhim bin Muhammed bin Ali et-Tâzî olup, künyesi Ebû Sâlim ve Ebû İshâk’dır. Endülüs’te Magrib-i Aksâ’da bulunan Taze şehrinde doğdu. Doğum yerine nisbetle Tâzî diye meşhûr oldu. Orada yetişti. Daha sonra yine Endülüs’de Magrib ile Tilmsân arasında bulunan Vehrân beldesinde yerleşti. 866 (m. 1461) senesinde Şa’bân ayının dokuzunda Pazar günü Tâze’de vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TEFTÂZÂNÎ (Sa’deddîn Mes’ûd bin Ömer)

1312–? Şehir kaydı yok

Tefsîr, hadîs, kelâm, nahiv, mantık ve fen âlimi. En büyük Şafiî âlimlerindendir. Asrının müceddidlerinden idi. Unutulmuş olan İslâm bilgilerini yeniden ortaya çıkarıp, ihyâ etti. İsmi, Mes’ûd bin Ömer bin Abdullah’tır. Nesâ köylerinden Teftâzân köyünde, 712 (m. 1312) senesinde doğdu. Sa’düddîn lakabı verildi. Timur Hân ve Seyyid Şerîf Cürcânî ( radıyallahü anh ) gibi din ve dünyâ büyükleriyle görüştü. Anadolu’ya geldi. Eserleri yıllarca medreselerde ders kitabı olarak okutuldu. 791 (m. 1389) yılında Semerkand’da vefât edip, Serâhs’ta defnedildi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TERZİ BABA

1780–1847 Şehir kaydı yok

Anadolu’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi Muhammed Vehbî’dir. Hayyât Vehbî diye meşhûrdur. 1195 (m. 1780) senesinde doğdu. Osmanlı Müellifleri, Sefînet-ül-evliyâ, Esmâ-ül-müellifîn adlı eserlerde Erzurum’da, diğer ba’zı eserlerde ise, Erzincan’da doğduğu yazıldır. 1264 (m. 1847) senesinde Erzincan’da vefât etti. Dergâhının olduğu yere defnedildi. Bugün burası Terzi Baba mezârlığı diye anılmakta, mezârlığın ortasında türbesi bulunmaktadır.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TİRMİZÎ

824–893 Tirmiz

Büyük hadîs âlimlerinden. Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadîs kitabından olan “Sünen-i Tirmizî” adıyla meşhûr Câmi-üs-sahîh adlı kıymetli hadîs kitabını yazan âlimdir. İsmi, Muhammed bin Îsâ Tirmizî, künyesi Ebû Îsâ’dır. 209 (m. 824) senesinde, Buhârâ’nın güneyinde Ceyhun nehri kıyısında bulunan Tirmiz kasabasında doğdu. 279 (m. 893)’de Boğ şehrinde, Receb ayının onüçüncü günü Pazartesi gecesi vefât etti. Ömrünün son yıllarında gözleri görmez olmuştu.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

TURŞUCU-ZÂDE AHMED MUHTAR EFENDİ

1822–1875 İstanbul

Son devir Osmanlı âlimlerinden. Yüzonikinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. İsmi Ahmed Muhtar olup, Safranbolulu Behâüddîn Efendi’nin torununun oğlu, Hacı Muhtâr Efendi’nin torunu, Turşucular kethüdası İbrâhim Ağa’nın oğludur. Turşucu-zâde diye bilinir. 1238 (m. 1822) senesinde İstanbul’da doğdu. 1292 (m. 1875) senesinde İstanbul’da vefât etti. Karacaahmed kabristanında, babasının kabri yanına defnedildi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

UBÂDE BİN SÂMİT

?–654 Şehir kaydı yok

Eshâb-ı kiramdan olup, Ensâr’ın büyüklerinden. Künyesi, Ubâde Ebû Velîd olup, Hazrec kabilesinin Avfoğullarına mensûbtur. Babası, Sâmit bin Kays bin Esrem bin Fihr, annesi, Kurret-ül-ayn binti Ubâde binti Nadle binti Mâlik bin Aclân’dır. İsmi Ubâde bin Sâmit bin Kays bin Esrem bin Fihr bin Sa’lebe bin Ganem bin Sâlim bin Avf bin Amr bin Avf bin Hazrec’dir. Medine’de (m. 583) senesinde doğup, Filistin’de 34 (m. 654) senesinde vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ÜBEYY BİN KA’B

?–656 Şehir kaydı yok

Eshâb-ı kiramdan, Hazrec kabilesinin Hudeyle kolundan. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 35 (m. 656) senesinde Medine’de vefât etti. Cenâze namazını Hazreti Osman kıldırdı. Bâki’ kabristanında medfûndur. Annesi Neccâr hânedanından Süheyl’dir. Hazreti Übeyy İslâmiyetin Medine taraflarında yayıldığı sıralarda, ikinci Akabe biâtından önce müslüman oldu; daha sonra yetmiş kişi ile Akabe’ye iştirâk ederek, müslümanlığını ve Resûlullaha olan bağlılığını kuvvetlendirdi. Hicretten sonra Resûlullah kendisini Aşere-i mübeşşereden (Cennet ile müjdelenen) Sa’îd bin Zeyd ile kardeş yaptı. Peygamberimizle birlikte bütün gazâlara iştirâk etti. Yüce kitabımız Kur’ân-ı kerîmin en güzel şekilde okunm

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ÜÇBAŞ (Nûreddîn Hamza bin Atâullah)

?–1533 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlimlerinden. İsmi, Nûreddîn Hamza bin Atâullah’tır. Üçbaş diye bilinir. Sakarya iline bağlı Karasu ilçesinin Üçbaş köyünde doğdu. Ancak doğum târihi bilinmemektedir. 940 (m. 1533) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri İstanbul’da, Atîk Ali semtinde yaptırdığı Üçbaş Mescidi’nin bahçesindedir.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ULU ÂRİF ÇELEBİ

1271–1319 Şehir kaydı yok

Konya’da yetişen evliyânın büyüklerinden. Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî’nin torunu, Sultan Veled’in oğludur. İsmi, Celâleddîn Emîr Ârif olup, 670 (m. 1271) senesi Zilka’de ayının sekizine rastlayan Çarşamba günü doğdu. Küçük yaşta dedesi Mevlâna hazretlerinin teveccühlerine kavuştu. Babası Sultan Veled’den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

UTBE BİN ABDULLAH

878–961 Hemedan

Şafiî âlimlerinin büyüklerinden Velî ve âlim bir zât. İsmi, Utbe bin Abdullah bin Mûsâ bin Ubeydullah, künyesi Ebû Sâib Hemedânî’dir. 264 (m. 878)’de Hemedan’da dünyâya geldi: Babası tüccârdı. Kendisi ilme ve tasavvufa yöneldi. Şafiî mezhebinde olan Ebû Sâib, dünyâya ehemmiyet vermiyen, her işinde Allahü teâlânın rızâsını arayan bir zât idi. Pekçok evliyânın sohbetinde ve hizmetinde bulunmuş, ilimde büyük âlim olmuş, Cüneyd-i Bağdâdî’nin ( radıyallahü anh ) sohbet ve teveccühleriyle şereflenmiştir. Tefsîr, hadîs, fıkıh üzerine pek kıymetli kitaplar te’lîf etti. Azerbaycan ve Hemedan’da kadılık yaptı. 334 yılında, önce Bağdâd’ın batı kısmına kadı oldu. Sonra doğu kısmına nakledildi. 338’de ha

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YA’KÛB BİN İSHÂK HADRAMÎ

?–? Şehir kaydı yok

On kırâat imamından dokuzuncusu. Kur’ân-ı kerîmin kırâatini, okunuş şekillerini ve bununla ilgili usûlleri, kaideleri naklen bildiren kırâat imâmlarındandır. Künyesi, Ebû Muhammed olup, Basralıdır. 205 (m. 820) senesinde 88 yaşında vefât etmiştir. Basra’da, rivâyet edilen ve yayılan kırâatin Ebû Amr’dan sonra imamıdır. Sâlih, sika (güvenilir) bir âlim olup, kırâat ilminde rumuzu (yâ ve ayn) harfleridir. Babası ve dedesi de kırâat âlimi idi. Ebû Hâtem şöyle demiştir: “Ya’kûb bin İshâk, âlimler yetiştiren bir aileye mensûbtu. Kırâat, Arab dili ve fıkıh ilminde büyük bir âlim idi. Kırâat öğretenlerin en meşhûrlarından olup, bizim zamanımızda gördüğümüz âlimler içerisinde en üstünü idi. Hurufatt

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YA’KÛB BİN SEYYİD ALİ

?–1524 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlimlerinden. İsmi, Ya’kûb bin Seyyid Ali el-Bursavî’dir. Seyyid Ali-zâde de denir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YA’KÛB GERMİYANÎ

?–1571 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. Anadolu’nun batısında bulunan Germiyan (Kütahya) vilâyetinin, Şeyhli nâmıyla bilinen köyündendir. İsmi Ya’kûb, nisbeti Germiyânî’dir. Askeriyeye mensûb, yüksek rütbeli ve ileri gelen bir zâtın oğludur. Doğum târihi bilinmemektedir. 979 (m. 1571) senesi Cemâzil-evvel ayında vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YAHYÂ ÎDİLÎ

?–? Şehir kaydı yok

Kuzey Afrika’da yetişen evliyânın büyüklerinden. Kaynaklarda doğum ve ölüm târihleri ve yerleri bildirilmemektedir. Fakat hicrî dokuzuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Büyük velîlerden olduğuna pekçok âlim şehâdet etmiştir. Evliyânın büyüklerinden olan Vaglisiyye ve Kasîde-i Bürde şarihi, pekçok kıymetli eserin sahibi Abdürrahmân Sebbâg, Yahyâ İdilî’nin kutub denilen büyük evliyâdan olduğunu bildirmiştir. Onun fıkıh ve ahlâk ilimlerinde yüksek mertebede olduğuna şehâdet etmiştir.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YAVUZ SULTAN SELİM HÂN

1470–1520 Amasya

İslâm halîfelerinin yetmişdördüncüsü ve Osmanlı pâdişâhlarının dokuzuncusu. İkinci Bâyezîd Hân’ın oğlu, Sultan Süleymân Hân’ın babasıdır. Hilâfeti, Osmanlı pâdişâhlarına bağlayan Selim Hân’dır. 875 (m. 1470)’de Amasya’da doğdu. 920 (m. 1514)’de Çaldıran’da İran şahı İsmâil-i Safevî’yi mağlub ederek, bozuk inanışlarının yayılmasını önledi. Böylece İslâmiyete büyük hizmet etti. Tebrîz’i de aldı. 922 (m. 1516)’de İstanbul’da ilk tersaneyi yaptı. Burada gemiler inşâ edildi. 923 (m. 1517) senesinde Mısır’ı aldı. Haremeyn-i şerîfeyn de ele girmiş oldu. Hutbelerde ismini; “Mekke ve Medine’nin hizmetçisi” diye okuttu. Mısır’daki son Abbasî halîfesi olan, Ya’kûb bin Müstemsik-billah’dan mukaddes emân

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YAZICIZÂDE MUHAMMED EFENDİ

1451–1451 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlimlerinden. Meşhûr Muhammediyye adındaki eserin müellifi. İsmi, Yazıcızâde Muhammed Efendi olup, babası Yazıcı Sâlih’dir. Babası, devlet hizmetinde kâtip olarak çalıştı. Ârif, münevver bir zât olup, beşbin beyte yakın mesnevî tarzındaki ilm-i nücûma dâir “Şemsiyye” isimli eserini, Ankara’da Devlethan ailesinden İskender Paşa’ya ithaf etti.

Hayatını keşfet →

Tâbiîn Âlimi

YEZÎD BİN EBÎ HABÎB

?–673 Şehir kaydı yok

Tabiînin büyük âlimlerinden. İsmi Yezîd, künyesi, Ebû Recâ’dır. 53 (m. 673) senesinde doğup, 128 (m. 745) târihinde Mısır’da vefât etti. Aslen Sudanlı olmasına rağmen, Mısır’da yerleşti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YILDIRIM BÂYEZÎD HÂN

1360–1402 Şehir kaydı yok

Dördüncü Osmanlı pâdişâhı. Âlim ve evliyâ dostu. Üçüncü Osmanlı Sultânı Murâd-ı Hüdâvendigâr’ın oğlu ve Çelebi Sultan Mehmed Hân’ın babasıdır. Annesi Gülçiçek Hâtun’dur. 761 (m. 1360) yılında Sultan Orhan Gâzî’nin vefât edip, Murâd-ı Hüdâvendigâr’ın tahta çıktığı gün doğdu. Daha şehzâde iken gösterdiği cesâret ve kahramanlıklardan dolayı, “Yıldırım” lakabı verildi. Babasının Kosova meydanında şehâdeti üzerine, Osmanlı Sultânı, oldu. 805 (m. 1402) yılında Tîmûr Hân’a esîr olup, üzüntü ile nefes darlığı hastalığına yakalanarak, Akşehir’de vefât etti. Oğlu Mûsâ Çelebi tarafından Bursa’ya götürülüp, türbesine defnedildi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YÛSUF MAHDÛM

?–1485 Şehir kaydı yok

Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Yûsuf bin Ali Fâzıl Hüseynî’dir. Künyesi Ebü’l-Füyûzât olup, lakabı Ziyâüddîn’dir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 890 (m. 1485) senesinde Şirvan’da vefât etti. Evliyânın büyüklerinden Yahyâ Şirvânî’nin talebelerindendir. Hocası Yahyâ Şirvânî, ekseriyetle ona Mahdûm diye hitâb ettiği için, bu isimle tanındı. Talebeye âit bir hizmet durumu olduğu zaman, Yûsuf Mahdûm onu yapmak istediğinde, Yahyâ Şirvânî ona; “Siz oturun, sizinle sohbet edelim. Çünkü mahdûmun (kendisine hizmet edilenin) hizmet etmesi uygun değildir” derdi.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YÛSUF SİNÂNÜDDÎN

?–1592 Şehir kaydı yok

Osmanlı Devleti zamanında yetişen âlimlerden. İsmi Yûsuf olup, lakabı Sinânüddîn Halvetî’dir. Nisbeti, Âmesî’dir. Şeyh-ül-Harem diye meşhûr oldu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1000 (m. 1592) senesinde Amasya’da vefât etti. Hayâtı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Kur’ân-ı kerîmde haram kılınan şeylerin haramlığının sebeb ve hikmetlerinden bahseden, tefsîre dâir doksansekiz bâb üzerine tertiplenmiş, “Tebyîn-ül-mehârim” isminde bir eser yazdı. Çok kıymetli olan bu eser, Süleymâniye Kütüphânesi Es’ad Efendi kısmı, 596 numarada kayıtlıdır. Bu eserden ba’zı bölümler:

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

YÛSUF YANYAVÎ

?–1829 Şehir kaydı yok

Evliyânın büyüklerinden. İsmi Yûsuf Efendi olup, Rumeli’de bulunan Yanya beldesindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1245 (m. 1829) senesinde vefât etti. Beyzâde Mustafa Efendi’nin önde gelen halîfelerinden olan Yûsuf Yanyavî Efendi, Nakşibendî yolunun büyüklerindendir. Hocası Beyzâde Mustafa Efendi, Ahıska’da doğdu. İstanbul’da ilim tahsil etti. 1200 (m. 1785) senesinde Hicaz’da Cidde’ye yakın bir yerde vefât etti. Kabri, hazret-i Havva vâlidemizin kabri olduğu rivâyet edilen yerin yakınındadır.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ZEHÂVÎ

?–? Bağdat

Irak velîlerinden. İsmi Muhammed bin Molla Ahmed olup Bâbân Emîrleri sülâlesindendir. Feyzî lakabıyla da bilinir. Bilâhare Bağdat’ta müftü olunca, Muhammed Feyzî, Müftî Zehâvî adıyla meşhûr oldu. 1793 (H. 1208) târihinde Süleymâniye kasabasında doğdu. 1890 (H.1308) târihinde Bağdat’ta vefât etti.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ZENBİLLİ ALİ EFENDİ

?–1526 Şehir kaydı yok

Osmanlı âlimlerinin meşhûrlarından. Sekizinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. İsmi, Ali bin Ahmed bin Cemâleddîn Muhammed’dir. Lakabı Alâeddîn el-Hanefî er-Rûmî’dir. Evliyânın ve âlimlerin meşhûrlarından olan Cemâleddîn Aksarâyî’nin torunudur. Dedesine nisbetle “Cemâlî” denilmiş ve Ali Cemâlî ismiyle tanınmıştır. Evinin penceresinden bir zenbil sarkıtır, suâl sormak isteyenler, suâllerini bir kâğıda yazıp zenbile koyardı. O da çekip suâllerin cevâbını yazar, zenbili tekrar sarkıtırdı. Bu sebeble “Zenbilli Ali Efendi” ismiyle meşhûr olmuştur. Doğum târihi bilinmemekte olup, 932 (m. 1526) senesinde İstanbul’da vefât etti. Türbesi Zeyrek yokuşundadır. Aslen Aksaraylıdır. O zaman Aksaray, Karaman eyâle

Hayatını keşfet →

Tâbiîn Âlimi

ZEYD BİN ESLEM

?–753 Şehir kaydı yok

Medine-i münevverede yetişen müfessirlerin (tefsîr âlimlerinin) en meşhûru. Künyesi Ebû Abdullah veya Ebû Üsâmedir. Tabiînin büyüklerindendir. Hazreti Ömer’in oğlu Hazreti Abdullah onu âzâd etti. 136 (m. 753) târihinde Medine’de vefât etti.

Hayatını keşfet →

Tâbiîn Âlimi

ZEYNEL ÂBİDÎN

666–713 Medine

Tabiînin büyüklerinden ve oniki imam’ın dördüncüsü, ismi, Ali bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Talib’dir. Künyesi, Ebû Muhammed ve Ebü’l-Hasen’dir. Lakabı, Şeccâd ve Zeynel Âbidîn’dir. Hazreti Hüseyin’in oğludur. Annesi Acem padişahının kızı Şehr-i Bânû Gazâle’dir. 46 (m. 666) senesinde Medine-i Münevvere’de doğdu. 94 (m. 713) senesi Muharrem ayının onsekizinde yine doğum yerinde şehîd edildi. Bakî kabristanında amcası Hazreti Hasan’ın yanına defn edildi.

Hayatını keşfet →

Tâbiîn Âlimi

ZEYNELÂBİDÎN

?–? Medine

Tâbiînin büyüklerinden ve Oniki İmâm’ın dördüncüsü. İsmi, Ali bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Tâlib’dir. Künyesi, Ebû Muhammed ve Ebü'l-Hasan’dır. Lakabı, Şeccâd ve Zeynelâbidîn’dir. Hazret-i Hüseyin’in oğludur. Annesi, Acem pâdişâhının kızı Şehr-i Bânû Gazâle’dir. 666 (H.46) senesinde Medîne-i münevverede doğdu.

Hayatını keşfet →

Biyografide eşleşti

ZÜNNÛN-İ MISRÎ

?–860 Şehir kaydı yok

Evliyânın büyüklerinden. Künyesi, Ebü’l-Feyz, adı Sevbân bin İbrâhîm’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. 245 (m. 860) senesinde Mısır’da vefât etti. Amr bin Âs’ın ( radıyallahü anh ) yanına defn edildi. Bir deniz yolculuğu sırasında, bindiği gemide bir tüccâra âit mücevher dolu bir kese kaybolmuştu. Gemide bulunanlar, sen aldın diyerek ona iftira edip, hakarete ve işkence yapmaya başlamışlardı. Suçsuz olduğundan, duâ ederek kurtulmak istedi. Zünnûn-i Mısrî Allahü teâlâya duâ edince, hemen suyun yüzüne, ağızlarında birer mücevher bulunan binlerce balık çıkmıştı. O balıkların ağzındaki mücevherden bir tane alıp gemidekilere verdi. Bu durumu gören esas hırsız keseyi getirip vermişti. Böylece Zün

Hayatını keşfet →