Hayatlar koleksiyonu

Peygamber Efendimizin Hayatı

Peygamber Efendimizin hayatını kronolojik bölümler hâlinde okuyun.

29yayımdaki madde

ÖNSÖZ

Allahü teâlânın bütün dünyâdaki insanlar arasında, her bakımdan, en üstün, en güzel, en şerefli olarak yarattığı ve bütün insanlara peygamber olarak seçip gönderdiği, son ve en üstün peygamber. Her şey O’nun hürmetine yaratıldı. O, Allahü teâlânın resûlü, son peygamberidir, Allahü teâlâ bütün peygamberlerine ismi ile hitap ettiği hâlde, O’na Habîbim (sevg…

Devamını oku →

MÜBAREK ECDADI

Muhammed aleyhisselâmın nûru, Âdem aleyhisselâmdan itibaren temiz babalardan ve temiz analardan geçerek gelmiştir. Kur’ân-ı kerîmde Şu’arâ sûresi ikiyüzondokuzuncu (219) âyetinde, “Sen, ya’ni senin nûrun, hep secde edenlerden dolaştırılıp, sana ulaşmıştır.” buyurulmaktadır. Hadîs-i şerîfte de: “Allahü teâlâ insanları yarattı. Beni insanların en iyi kısmın…

Devamını oku →

DÜNYAYA TEŞRİFLERİ

Muhammed aleyhisselâm Hicret’ten 53 sene evvel Rebî’ül-evvel ayının onikinci Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke’nin Hâşimoğulları mahallesinde, Safa Tepesi yakınında bir evde doğdu. Bu gün, miladı 571 yılına ve Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. O gün henüz güneş doğmadan Alem nûr ile doldu. Kâinatın serveri, Mahbûb-ı Rabbilâlemîn (Allahın sevgilisi)…

Devamını oku →

MÜBAREK İSİMLERİ VE KÜNYELERİ

Peygamberimizin (sallâllâhü aleyhi ve sellem) en çok söylenilen ismi (MUHAMMED)’dir. Bu isim, Kur’ân-ı kerîmde Âl-i İmrân sûresi 144. âyette, Ahzab sûresi 40. âyette, Fetih sûresi 29. âyette, Muhammed sûresi 22, âyetinde olmak üzere dört defa geçmektedir. Saf sûresi 6. âyette ise Hz. İsâ’nın ümmetine Ahmed ismiyle haber vermiş olduğu bildirilmektedir. Kur…

Devamını oku →

ÇOCUKLUĞU

Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) doğduktan sonra üç gün kadar annesi Hz. Âmine tarafından emzirildi. Sonra da Ebû Leheb’in cariyesi Süveybe Hatun bir müddet emzirdi. O zaman Mekke halkının çocuklarını bir süt annesine vermeleri âdetti. Mekke’nin havası çok sıcak olduğundan, çocukları havası iyi, suyu tatlı olan civar yerlerdeki yaylalara gönder…

Devamını oku →

GENÇLİĞİ

Her bakımdan insanların en üstünü olan Muhammed aleyhisselâm, daha gençliği sırasında Mekke halkı arasında diğerlerinden farklı olarak çok sevilmiştir. Güzel ahlâkı, insanlara görülmemiş bir şekilde iyi davranması, sakinliği, yumuşaklığı ve diğer üstün halleriyle sevilmişti. İnsanlar arasında fevkalade farklılığı ile herkes O’na hayran olmuştur. Mekke hal…

Devamını oku →

EVLENMESİ

Muhammed aleyhisselâm yirmibeş yaşında iken ilk olarak Hazreti Hatice ile evlendi. Hazreti Hatice, Kureyş kabilesinin Esedoğulları kolundan kırk yaşında ve dul idi. Fakat, malı, cemâli, aklı, ilmi, şerefi, nesebi, iffet ve edebi pek fazla bir hatun idi. Yüksek ahlâkı ve üstün vasıfları sebebiyle Kureyş arasında Tâhire (çok temiz), İslâmiyet geldikten sonr…

Devamını oku →

Bİ'SETİ (Peygamberliği)

Muhammed aleyhisselâm daha otuzyedi yaşında iken gaibden “Yâ Muhammed” diye nida olunduğunu duyardı. Otuzsekiz yaşında iken de bir takım nûrlar görmeye başladı. Bu halini sadece Hz. Hatice’ye anlatırdı. Muhammed aleyhisselâma peygamberliğin bildirilmesi yaklaştığı bu sırada, o zamanın meşhûr edîblerinden Kus bin Sa’de, Ukkaz panayırında deve üzerinde büyü…

Devamını oku →

MEKKE DEVRİ

Muhammed aleyhisselâm vahyin bir müddet kesilmesinden sonra yine Hira Dağına çıkmıştı. Dağdan aşağı inerken bir ses duydu. Başını kaldırıp baktığında Cebrâil aleyhisselâmı gördü. Mübârek kalbi çarparak ve ürpererek evine dönüp “Beni örtünüz” dedi ve örtündü. Bu sırada Cebrâil aleyhisselâm Müddessir sûresinin “Ey, (elbisesine) bürünen Peygamber! Kalk da (k…

Devamını oku →

HABEŞİSTAN'A HİCRET

İşte bu yüzden kavmimiz bize düşman kesildi. Bizi Allahü teâlâya ibadet etmekten vazgeçirmeye kalkıştılar. Bunun için bize her çeşit işkenceyi yaparak zulmettiler, Biz de yurdumuzu bırakarak, senin himayene geldik. Yardımını ummaktayız...”

Devamını oku →

Mİ'RÂÇ

Mekke ehâlisi imân etmiyor. Müslümanlara çok sıkıntı veriyordu. İşkenceyi arttırıp işi azdırmışlardı. Resûlullah çok üzüldü. Hicretden bir yıl önce, elliiki yaşında idi. Zeyd bin Hârise’yi alarak Taif’e gitti. Tâif halkına bir ay nasihat etti. Hiç kimse imân etmedi. Alay ettiler, işkence yaptılar, yuhaladılar. Çocuklar taşa tuttular. Ümitsiz, üzüntülü, yo…

Devamını oku →

AKABE BİATLARI

Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Tâiften Mekke’ye döndükten sonra da müşriklerin şiddetle karşı çıkmalarına rağmen bütün güçlüklere ve sıkıntılara katlanarak insanları İslâma davet etti. Böylece İslâmiyet günden güne yayılıyor, Müslüman olanlar çoğalıyordu. Mekke hac mevsiminde uzaktan, yakından gelenlerle dolup taşardı. Peygamberimiz (sallâllâ…

Devamını oku →

HİCRET

Son Akabe biatıyla Medine müslümanlar için rahat edecekleri ve sığınacakları bir yer olmuştu. İkinci Akabe biatini duyan Mekkeli müşriklerin müslümanlara tutumları çok şiddetli ve pek tehlikeli bir hâl almıştı. Müslümanlar için Mekke’de kalmak tahammül edilemeyecek derecede güçleşmişti. Peygamberimize (sallâllâhü aleyhi ve sellem) durumlarını arz ederek,…

Devamını oku →

MEDİNE DEVRİ

Peygamberimizin (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Bi’setin onüçüncü yılında 12 Rebi’ul-evvelde, milâdî 622 senesinde Medine’ye Hicreti ile on sene süren Medine devri başladı.Bu sırada Medine’de Yemen’den gelip yerleşmiş olan Evs ve Hazrec kabileleri ve Benî Kaynuka, Beni Nadir, Benî Kureyza adında üç Yahudi kabilesi bulunuyordu. Mekkeli müslümanların gelip Me…

Devamını oku →

BEDİR SAVAŞI

Muhammed aleyhisselâm Medine’ye hicret ettikten sonra. Medine’de bütün işleri ve münâsebetleri belli bir tertibe koyup, müslümanları güçlü bir duruma getirdi. Böylece İslâmiyet her geçen gün yayılıyor ve müslümanlar da kuvvetleniyordu. Diğer taraftan Mekkeli müşrikler ise Müslümanlar üzerine saldırmak için devamlı hazırlık yapıyorlar ve savaş için bahanel…

Devamını oku →

UHUD SAVAŞI

Bedir savaşında yenilen müşrikler bir yıl sonra da 3000 kişilik bir kuvvetle Medine üzerine yürüdüler. Peygamberimiz müşriklerin bu saldırısına karşı 1000 kişilik bir ordu ile düşmanıUhud dağında karşıladı. Bir müdafaa savaşı olan Uhud Savaşında Peygamberimizin (sallâllâhü aleyhi ve sellem) mübârek dişi kırıldı, mübârek yüzü kanadı ve mübârek dudağı yaral…

Devamını oku →

HENDEK SAVAŞI

Hicretin beşinci yılında Hendek Savaşı yapıldı. Müşriklerin Medine üzerine yaptıkları üçüncü ve son saldırı olan bu savaş, Beni Nadir Yahudileri ve müşriklerin beraberce hazırladıkları onbin kişilik bir orduya karşı Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Medine’nin etrafına geniş ve derin bir hendek kazdırıp üç bin kişilik bir ordu ile düşmana karşı…

Devamını oku →

MEKKENÎN FETHİ

Hicretin sekizinci yılında vuku bulan hadîselerin başında Mekke’nin fethi yer alır. Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) ile on sene müddetle Hudeybiye antlaşmasını imzalayan Kureyşliler, daha iki yıl geçmeden antlaşmayı bozdular. Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Kureyşlilerden yapılan antlaşmaya uymalarını istedi. Müşrikler buna yanaşma…

Devamını oku →

VEDA HACCI

Hicretin onuncu senesinde Peygamber efendimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) hac için hazırlanıp, Medine’deki müslümanlara da hac için hazırlanmalarını emir buyurdu. Medine dışında bulunan müslümanlara da haber gönderdi. Bu haber üzerine binlerce müslüman Medine’de toplandı. Hazırlıklar tamamlanınca Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Zilka’de ayın…

Devamını oku →

VEDA HUTBESİ

Ey insanlar!Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemiyeceğim.İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübârek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir. Her türlü tecavüzden korunmuştur.Es…

Devamını oku →

VEFÂTI

Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Veda Haccında Mina’da bulunduğu sırada, “Allah’ın yardımı ve Zafer günü gelip insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek, tesbih et! O’ndan af dile! Çünkü O, tevbeleri daima kabul eder.” meâlindeki en son nazil olan Nasr sûresi indiğinde Peygamberimiz (sallâllâhü aleyhi ve sellem)…

Devamını oku →

HİLYE-İ SEÂDET

Sevgili Peygamberimiz, Muhammed aleyhisselâmın görünen bütün uzuvlarının şekli, sıfatları, güzel huyları, hayatının tamamı bütün incelikleri ile çok geniş ve açık olarak İslâm âlimleri tarafından senetleri, vesikaları ile yazılmıştır. Bu bilgiler bizzat Peygamberimizin kendi beyanları olan hadîs-i şerîflerinden ve Eshâbının bildirdiği haberlerden toplanmı…

Devamını oku →

MUHAMMED ALEYHÎSSELÂMIN YÜKSEK AHLÂKI

Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine (sallâllâhü aleyhi ve sellem) verdiği iyilikleri, ihsanları sayarak, O’nun mübârek kalbini okşarken, kendisine güzel huylar verdiğini de saymakta, “Sen güzel huylu olarak yaratıldın” buyurmaktadır. İkrime (radıyallahu anh) buyuruyor ki, Abdullah İbni Abbâs’dan işittim: Bu âyet-i kerîmedeki (Huluk-ı azim) yani güzel huyla…

Devamını oku →

RESÛL-İ EKREMİN GÜZEL AHLÂKINDAN VE ÂDETLERİNDEN BAZILARI

1- Resûlullahın ilmi, irfânı, fehmi, ikanı, aklı, zekâsı, cömertliği, tevâzû’u, şefkati, sabrı, gayreti, hamiyyeti, sadâkati, emâneti, şecâ’ati, mehâbeti, belâgati fesâhati, fetâneti, melâheti, vera’ı, iffeti, keremi, insâfı, hayâsı, zühdü, takvâsı bütün Peygamberlerden daha çoktu. Dostundan ve düşmanından gördüğü zararları, eziyyetleri af ederdi. Hiçbiri…

Devamını oku →

MUHAMMED ALEYHÎSSELÂMIN FAZÎLETLERİ

Muhammed aleyhisselâmın faziletlerini bildiren yüzlerce kitap vardır. Fazilet, üstünlük demektir. Üstünlüklerinden sekseniki adedi aşağıda bildirilmiştir:1- Mahlûklar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselâmın ruhu yaratılmıştır.2- Allahü teâlâ, onun ismini Arşa, Cennetlere ve yedi kat göklere yazmıştır.3- Hindistânda yetişen bir gülün yapraklarında (Lâ il…

Devamını oku →

MU'CİZELERİ

Hz. Muhammedin (sallâllâhü aleyhi ve sellem) Allahın Peygamberi olduğunu açıklayan şâhidler sayılamayacak kadar çoktur. Allahü teâlâ, “Sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım,” buyurdu. Bütün varlıklar, Allahın varlığını, birliğini gösterdikleri gibi, Hz. Muhammedin peygamber olduğunu ve üstünlüğünü de göstermektedirler. Ümmetinin Evliyasında hâsıl olan k…

Devamını oku →

MUHAMMED ALEYHÎSSELÂMA TABİ' OLMAK

O’na tâbi’ olmak, yâ’ni O’na uymak, O’nun gittiği yolda yürümektir. O’nun yolu, Kur’ân-ı kerîmin gösterdiği yoldur. Bu yola (Dîn-i İslâm) denir. O’na uymak için, önce imân etmek, sonra müslümanlığı iyice öğrenmek, sonra farzları eda edip, harâmlardan kaçınmak, daha sonra, sünnetleri yapıp mekruhlardan kaçınmak lâzımdır Bunlardan sonra, mubahlarda da O’na…

Devamını oku →

PEYGAMBERİMİZİN (Aleyhisselam) HADİS-İ ŞERÎFLERİNDEN BAZILARI

“İmân, Allah’a ve meleklere ve kitâblara ve peygamberlere ve kıyâmet gününe ve hayrın şerrin Allah’ın takdiri ile, dilemesi ile olduklarına inanmakdır.”“Müslümanlık beş şey üzerine kurulmuştur. Birincisi, Allahü teâlâya ve Muhammed aleyhisselâmın O’nun Peygamberi olduğuna inanmak, ikincisi, her gün beş vakit namaz kılmak, üçüncüsü senede bir kerre malın k…

Devamını oku →

MÜSLİMAN OLMAYAN BAZI MEŞHURLARIN SÖZLERİ

Tarihe dünyânın en büyük askerî dehalarından biri, aynı zamanda kıymetli bir devlet adamı olarak geçen Fransa İmparatoru Napoleon şöyle diyor: “Allah’ın varlığını ve birliğini, Mûsâ kendi milletine, İsâ Romalılara, fakat Muhammed bütün eski dünyâya bildirdi. Arabistan tamamiyle putperest olmuştu. İsâ’dan altı asır sonra Muhammed (sallâllâhü aleyhi ve sell…

Devamını oku →