Evliyanın büyüklerinden. Künyesi Ebü’l-Vefâ, ismi Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Zeyd bin Hasen el-Ârif bin Zeyd bin İmâm-ı Zeynel’âbidîn bin İmâm-ı Hüseyn bin Aliyy-ül-Murtezâ bin Ebî Tâlib’dir (radıyallahü anh). Lakabı Tâc-ül-ârifîn olup, Kakis diye de anılır.
Devamını oku →Abbasî Halifeliği zamanında kurulan ilk müstakil devlet. Horasan’da kurulan hanedan, adını kurucusu İranlı Tâhir bin el-Hüseyn’den alır. Halîfe Harun Reşîd zamanında Horasan valisi olan Ali bin Îsâ, Busene valiliğine Tâhir’i tâyin etmişti. Tâhir bin Hüseyn, vali olduğu sene, bölgedeki haricîler ayaklanarak, Buşenc’e girdiler ve bir medreseyi basarak hoca…
Devamını oku →Zamanı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sabit bölümlere ayıran, dînî-millî gün ve bayramları gösteren cetveller. Arapça Kavm veya kıyam masdarından gelen kelime, mânâ olarak eğriyi doğrultmak ve sağlamlaştırmak demektir.
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; “Talhâ ve Zübeyr, Cennet’te komşularımdır” hadîs-i şerîfiyle medh edilen sahâbî. İlk îmân edenlerden ve Aşere-i mübeşşere’dendir. Bedr gazasında Şam tarafında vazifeli idi. Diğer gazalarda bulundu. Çok zengin olup, bütün malını Allah yolunda dağıttı. Cemel (Deve) harbinde şehîd oldu. Hazret-i Ali, buna ç…
Devamını oku →İspanya-Endülüs’ü fetheden büyük İslâm kumandanı. Doğum yeri ve târihi hakkında çeşitli rivayetler bulunmakta, kaynaklarda Arab, Berberî ve İranlı olduğu zikredilmektedir.
Devamını oku →Tasavvuf yolu. Tarikat, lügatde yol mânâsına gelir. Tarikatların esâsını tasavvuf bilgileri teşkîl eder. Bu bilgilerin, insanlara farklı şekillerde sunulmasından tarikatlar meydana gelmiştir. Tasavvuf bilgilerinin hepsi Peygamber efendimizden gelmektedir. Bütün Eshâb-ı kiram (radıyallahü anhüm), bu bilgileri kendilerinden sonrakilere ulaştırdı. Hazret-i E…
Devamını oku →Ahlâk ve ihlâs ilmi. İstilanda tasavvuf; kalb ile yapılması ve sakınılması lâzım olan şeyleri, kalbin ve ruhun kötülüklerden temizlenme yollarını öğreten bir ilimdir. Tasavvuf büyükleri bu ilmi, esasta aynı olmakla beraber, değişik şartlara ve durumlara göre farklı şekillerde tarif etmişlerdir. Bunlardan bâzıları şöyledir.
Devamını oku →Endülüs Emevî Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan beyliklere verilen isim. Taife (bölük, topluluk) ve melik (bey) kelimelerinin çokluk şekilleriyle Farsça gramer kaidesine göre yapılmış bir isim tamlamasıdır ve Beyler topluluğu mânâsına gelmektedir. Târihî bir terim olan bu tâbir, ayrıca Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra, Anadolu’da kur…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin 630 (H. 9) senesinde, Bizans imparatoruna karşı çıktığı sefer.
Devamını oku →Dînî ilimlerden. Lügatde; örtülü ve kapalı olan şeyi ortaya çıkarmak, açmak, beyân etmek demektir, istilanda tefsir; beşer kudreti dâhilinde, Kur’ân-ı kerîm âyetlerindeki murâd-ı ilâhîyi bildiren ilimdir. Kelâm-ı ilâhîden (Kur’ân-ı kerîm) murâd-ı ilâhîyi anlayıp, bildiren âlimlere müfessir denir. Tefsîr ilminin mevzuu Kur’ân-ı Kerîmdir. O, Allahü teâlânın…
Devamını oku →Tefsîr, hadîs, kelâm, nahiv, mantık ve fen âlimi. Şafiî mezhebinin en meşhûr âümlerindendir. Aslen Türk’tür. İsmi, Mes’ûd bin Ömer bin Abdullah, lakabı Sa’deddîn’dir. Nesâ’nın Tefîâzân köyünde 1312 (H. 712) senesinde doğdu. Küçük yaşta, üstün zekâsı ve anlayışı ile, herkesin dikkatini çekti. Yakınları, ilim öğrenip, Allahü teâlânın dînine hizmet etmesini…
Devamını oku →İslâm ahlâkının, tasavvuf ilminin öğretildiği ve tatbik edildiği yer. Dînî eğitim ve öğretimin yapıldığı müesseselerden biri. Lügatte dayanılacak yer anlamına gelen ve aslı Arapça’da tekye olan kelime, dilimize tekke olarak geçmiştir. Ayrıca; Farsça dergâh, hânkâh kelimeleri ile yine Arabî olan zaviye ile savmaa da tekke yerine kullanılmıştır. Çokluk şekl…
Devamını oku →Dünyânın büyük hükümdarlarından, âlim ve evliya dostu cihangir, aklî ve naklî ilimlerde âlim. Aslen Moğol ırkındandır. Babası, Taşkend ve çevresinde hükümrân olan Moğol Barlas aşireti reislerinden Emir Turagay, annesi Tekine Hâtun’dur. 1336 senesinde Türkistan’ın Şehr-i Sebz civarındaki Hoca İlgar köyünde doğdu.
Devamını oku →Büyük bir İslâm Devleti kuran hanedan. Dünyânın en büyük hükümdarlarından Tîmûr Hân tarafından 1370 senesinde kuruldu. Cengiz ailesinden Çağatay hânlarının hüküm sürdüğü bölgede, 1368 senesinde Belh emîri olan Tîmûr, faaliyetleri ile kısa zamanda kendini tanıttı. 1370’de Semerkand’a giren Tîmûr Hân, burada tahta oturdu. Büyük askerlik vasıflarına sâhib ol…
Devamını oku →Büyük hadîs âlimlerinden. Kütüb-i sitte denilen meşhûr altı hadîs kitabından olan Sünen-i Tirmizî adıyla meşhûr Câmi-üs-sahîh adlı kıymetli hadîs kitabının yazarıdır. İsmi, Muhammed bin Îsâ Tirmizî, künyesi Ebû Îsâ’dır. 824 (H. 209) senesinde, Buhara’nın güneyinde bulunan Ceyhun nehri kıyısındaki Tirmiz kasabasında doğdu. 893 (H. 279)’da Boğ şehrinde, Rec…
Devamını oku →Toprak hakkında konulan hüküm ve kaideler. Devletin sınırları içindeki toprakların mülkiyetini ve kullanılmasını düzenleyen hukuk dalıdır. İlk insan Âdem aleyhisselâmdan beri toprağa ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyâcın giderilmesi zaman zaman insanlar arasında bir takım ihtilafların doğmasına, hattâ harblerin yapılmasına sebeb oldu. Onun için toprak ile alâ…
Devamını oku →(Bkz. Delhi Türk Sultanlığı)
Devamını oku →Selçuklu Devleti’nin kurucusu. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Bey’in torunudur. Babasının adı Mikâil’dir. Muhtemelen 993 senesinde doğdu. Babası gaza akınında şehîd düşünce, dedesi Selçuk Bey’in yanında büyüdü. Çocukluğu Cend’de geçti. Büyük birîtinâ ile yetiştirildi. Ailesinden, dînî ve millî terbiye alıp, mükemmel silâh kullanmasını öğrendi. Dandanakan…
Devamını oku →Mısır ve Suriye de kurulan Türk-İslâm devletlerinden. Tûlûnlular, İslâm Halifeliği toprakları içinde kurulan müstakil ilk Türk siyâsî teşekkülüdür. Kurucusu Ahmed bin Tûlûn’dur. Babası, Mâverâünnehr valilerinin Abbasî halîfelerine gönderdiği hediyeler arasında bulunan bir Türktür. Kısa zamanda mühim bir mevkiye geçti. 835 senesinde doğan Ahmed bin Tülün,…
Devamını oku →Türk milletinin târih içinde ortaya koyduğu edebiyat. İslâmiyet’ten önce ve sonra olmak üzere iki ana devreye ayrılan Türk Edebiyatı, İslâmî devir içinde gerek coğrafya, gerekse bâzı mederüyetlere katılma bakımından başka şekillerde de sınıflandırılmıştır. Fakat asıl sınıflandırma, İslâmiyet öncesi ve sonrası Türk Edebiyatı şeklindedir. Türk Edebiyâtı’nın…
Devamını oku →Türk kelimesine -”İstan” yer bildirme eki getirilerek yapılan bu kelime, Türk yurdu mânâsına gelmekte olup, doğu ve batı olmak üzere Asya kıt’asında büyük bir bölgedir. Tabiî coğrafyası, etnoğrafik ve târihî mânâsı ile Türkistan’ın hudûdları; Güneyden Gürgan nehri, Horasan dağları, Kopet dağı, Kuhî Baba, Mezdûran, Tapcak ve Ak dağları, Hindukuş sırtları,…
Devamını oku →Oğuz Türklerinin Üçoklu Kınık Boyu’na mensub Selçuklu hükümdar ailesinden Süleyman Şah tarafından Anadolu’da kurulan bir devlet. Malazgird zaferiyle Anadolu kapılarını Türklere açan mücâhid Sultan Muhammed Alb Arslan, muharebeye katılan kumandan ve Türkmen reislerine Anadolu’yu Türkleştirme ve İslâmlaştırma vazifesini verdi. Bunlardan Bizanslıları üst üst…
Devamını oku →Dünyânın en eski, asîl, büyük devletler kurup, pek çok meşhûr şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden. Türkler, İkinci Âdem de denilen Nuh aleyhisselâmın oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir.
Devamını oku →Şeybânî sülâlesinden gelen Buhara hükümdarlarının dördüncüsü. 1488 (H. 893) senesinde doğdu. 1539 (H. 946)’da elli üç yaşında vefat etti. Önce Şeybânî hükümdarlarına bağlı olarak Buhara hükümdarlığı yaptı. 1533 (H. 940)’da ise bütün Şeybânî Devleti’ne hükümdar oldu. Otuz sene kadar hükümdarlık yaptı. Cesur ve güçlü bir hükümdar idi. Tefsîr, hadîs, fıkıh i…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden. İnsanlara îtikâd, ibâdet ve ahlâk hususunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan, Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin on sekizincisidir. İsmi, Ubeydullah bin Mahmûd bin Şihâbüddîn’dir. 1403 (H. 806)’da Taşkend’de doğdu. 1490 (H. 895) senesinde Semerkand…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin, şanlı Eshâbı ile 625 (H. 3) yılında, Mekkeli müşriklere karşı yaptığı savaş.
Devamını oku →Resûlullah’ın amcasının oğlu ve hazret-i Ali ile Ca’fer-i Tayyar’ın büyük kardeşi. Ca’fer-i Tayyar’dan (radıyallahü anh) on, hazret-i Ali’den yirmi yaş büyük olup, üçü de aynı anadandır. Künyesi Ebû Yezîd’dir. 680 (H. 60) târihinde vefat etti.
Devamını oku →Meşhûr İslâm kumandanlarından. Peygamber efendimiz zamanında doğdu. Bu sebeble onu Eshâb-ı kiramdan sayanlar olmuştur. Amr bin As’ın teyzesinin oğludur. Amr’ın (radıyallahü anh) Mısır valiliği sırasında Afrikiyye gazalarına katıldı. Hazret-i Muâviye’nin halifeliği zamanında Afrikiyye’de Levâte, Mezâte ve diğer Berberî kabilelerinin müslümanlıkla şereflenm…
Devamını oku →Astronomi âlimi, Semerkand sultânı. İsmi, Muhammed Taragay bin Muinüddîn Şahruh Bahadır Mirza’dır. Güney Azerbaycan’daki Sultaniyye şehrinde 22 Mart 1394 târihinde doğdu. Tîmûr Hân’ın torunudur. Sarayda iyi bir öğrenim gördü. On bir yaşında Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Arabça’yı mükemmel bir şekilde öğrendi. Bursalı Kâdızâde-i Rûmî’den ders aldı. Genç yaşın…
Devamını oku →Eshab-ı kiramdan. Hazrec kabilesinin Hudeyle kulundandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 656 (H. 35) senesinde Medine’de vefat etti. Cenaze namazını hazret-i Osman kıldırdı. Bakî kabristanındadır. Annesi Neccâr hanedanından Süheyl’dir. Hazret-i Übeyy, İslâmiyet’in Medîne taraflarında yayıldığı sıralarda İkinci Akabe bî’atından önce müslüman oldu. Daha sonr…
Devamını oku →Resûlullah’ın mübarek hanımlarından. İsmi Remle’dir. Babası Ebû Süfyân bin Harb bin Ümeyye, annesi Hind’dir. Hazret-i Muâviye’nin kız kardeşidir. Bi’setten on yedi sene önce Mekke’de doğdu. Medine’de 664 (H. 44) senesinde vefat etti.
Devamını oku →Peygamberimizin mübarek hanımlarından. İsmi Hind’dir. Ümmü Seleme künyesi ile meşhûrdur. Babası Ebû Umeyye Süheyl bin Mugîre bin Abdullah bin Ömer bin Mahzum; annesi Âtike binti Amir’dir. Mekke’de bi’setten on beş sene kadar önce doğduğu tahmin edilmektedir. Medîne’de 667 (H. 57) senesinde vefat etti.
Devamını oku →Hanım Sahâbîlerin meşhûrlarından. Peygamber efendimize on yıl devamlı hizmet etmekle şereflenen Enes bin Mâlik’in (radıyallahü anh) annesi ve Peygamber efendimizin süt teyzesi idi. Eshâb-ı kiramın meşhûrlarından hazret-i Ebû Talhâ’nın hanımıdır. Esas adının Senle, Rumeysâ, Gumeyrâ, Rumeyle, Uneyfe veya Rumeyse isimlerinden birinin olduğu bildirilmektedir.…
Devamını oku →Gazalarda gösterdiği cesaret ve kahramanlıklarıyla meşhûr kadın sahâbî. Hazrec kabilesine mensub Medine’nin ileri gelen ailelerinden Mazin bin Neccâr evlâdındandır. Annesi, Rebâb binti Abdullah’dır. Tahminen milâdî 573 yılında doğdu. İkinci Akabe bî’atında hazır olup zevciyle birlikte müslüman oldu. İlk müslüman olan Medîneli iki kadından biridir. Zevci E…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; “Üsâme bana herkesten daha yakındır” hadîs-i şerîfine mazhar ve Resûlullah’ın sevgilisi diye meşhûr olan sahâbî. Babası Peygamber efendimizin âzâdlılarından Zeyd bin Harise, annesi, Ümmü Eymen’dir (radıyallahü anhâ). Künyesi, Ebû Muhammed, nesebi, Üsâme bin Zeyd bin Harise bin Şerâhbil’dir.
Devamını oku →Tîmûroğulları hükümdarlarından Sultan Hüseyn Baykara zamanında Herât’ta yetişen Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyanın büyüklerinden. İsmi, Hüseyn bin Ali olup, lakabı Kemâleddîn’dir. Kâşifi, Vâiz-i Hirevî Velî gibi isimlerle şöhret bulmuştur. Reşehât-ı ayn’ül-Hayât kitabının müellifi Ali Hirevî’nin babasıdır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemekt…
Devamını oku →Târih, fıkıh, hadîs, kıraat, tefsir ve edebiyat âlimi. Künyesi Ebû Abdullah, ismi Muhammed bin Ömer bin Vâkıd’dır. Sehm bin Sehloğullarının âzâdlı kölesi olduğu için es-Sehmî, es-Sehlî, dedesi Vâkıd’e nisbetle Vâkıdî, Medîneli olduğu için de el-Medenî nisbet edildi. 747 (H. 130) yılında Medine’de doğan Vâkıdî, 822 (H. 207) senesinde Bağdâd’da vefat etti.…
Devamını oku →Mükellef kimsenin; kendi mülkü olan belli ve dayanıklı malının menfaatini, bir şarta bağlamadan müslüman veya zımmî fakirlere terk etmesi. Vakıf, lügatte, habs ve men etmek, alıkoymak demektir. Vakıf yapana vâkıf, vakfedilen şeye mevkuf denir. Vakfın çoğulu, evkâfdır. Vakfı idare edene mütevelli, mütevelliyi kontrol edene nazır, vakf şartlarının yazılı ol…
Devamını oku →Bir şehirde devleti temsil eden en yüksek mülkî âmir. Vilâyet kökeninden gelen kelime. Emevîler’de kullanılmaya başlanmıştır. İslâm târihinde başlangı-cından îtibâren, merkezden uzak yerlerin idarî, mâlî ve kazâî işlerini yürütmek için valiler tâyin edilmiştir.
Devamını oku →Bir kimsenin hayâtta iken, vefatından sonra yapılmasını arzu ettiği şeyler hakkındaki istekleri. Vasiyyet’in lügat mânâsı; bağlamak, bitiştirmek demektir. Fıkıh ilminde ise; bir malı veya bir hakkı teberru yolu ile vefatından sonraya havale ve bir başkasını sâhib ve mâlik kılmaktır. Vasiyyet edene mûsî, kendine vasiyyet edilene mûsâ leh ve vasiyyet edilen…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin en son haccı. Ayrıca; “Haccet-ül-vedâ, Haccet-ül-İslâm, Haccet-ül-belâğ, Haccet-üt-temâm” isimleri de verilmiştir.
Devamını oku →Tabiînin büyüklerinden. İsmi, Üveys bin Âmir’dir. Yemen’in Karn köyünde doğduğu için Karnî nisbesiyle bilinir. Memleketimizde Veysel Karânî diye meşhûr olmuştur. Doğum târihi belli değildir. 657 (H. 37)’de Sıffîn muharebesinde şehîd edildi.
Devamını oku →Devlet başkanının vekîli, yardımcısı. Kelime mânâsı yardımcı demektir. Vezir, yük mânâsına da geldiği için devlet yükünü taşıyan anlamındadır ve pâdişâhı temsil eden çadırın direği mesabesinde görülür. Bu direğin; doğruluk, yücelik, sebat ve tahammül olmak üzere dört hususiyeti vardır. Vezir; devlet başkanı adına işleri sevk ve idare eden en yüksek devlet…
Devamını oku →Abbasî Devleti vezirlerinden. İsmi, Yahya bin Hâlid bin Bermek, künyesi Ebû Ali’dir. Abbasî halîfelerine uzun zaman vezirlik yapmış olan Bermekîler âilesindendir. 738 senesinde doğdu. Babası Hâlid, Abbasî Devleti’nin kurulmasında büyük hizmette bulunmuş ve bundan dolayı vezirlik makamına getirilmişti. İyi bir eğitim gören Yahya bin Hâlid, babası vasıtasıy…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden. İnsanların îtikâd, amel, ibâdet ve ahlâk hususunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen İslâm âlimlerinin on yedincisidir. İsmi, Ya’kûb bin Osman bin Mahmûd’dur. Gazne’nin Çerh köyünde doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1447 (H. 85…
Devamını oku →On ikinci yüzyılın sonunda ve on üçüncü yüzyılın başında yaşamış olan coğrafyacı, seyyah. İsmi; Yakut, künyesi Ebû Abdullah, lakabı ise Şihâbüddîn’dir. Asker bin Ebî Nasr İbrahim el-Hamevî adlı bir tüccarın terbiyesinde büyüdüğü için Hamevî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Rûm bir ailenin çocuğu olduğundan Rûmî nisbesiyle de bilinir. Doğum yeri, kesin olarak b…
Devamını oku →Meşhûr hattatlardan. İsmi, Yakut bin Abdullah’dır. Künyesi Ebü’l-Mecd, lakabı Cemâlüddîn’dir. Son Abbasî halîfesi Musta’sım billah’ın kölesi olduğu ve onun terbiyesinde yetiştiği için Musta’sımî nisbesiyle meşhûrdur. Doğum târihi, kesin olarak bilinmemektedir. Amasya’da doğduğunu nakl eden kaynaklar vardır. 1298 (H. 698)’de Bağdâd’da vefat etti.
Devamını oku →Emevî Devleti’nin ikinci halîfesi. Eshâb-ı kiramdan hazret-i Muâviye’nin oğludur. 646 (H. 26) senesinde Şam’da doğdu. 683 (H. 64)’de Şam’da, otuz iki yaşında iken vefat etti. Üç sene sekiz ay on dört gün halifelik yaptı.
Devamını oku →Hazret-i Ali’ye düşman olan ve şeytana tapan kimselerin mensûb olduğu fırka. Hakem tâyini sonucunda Muâviye (radıyallahü anh) ile anlaşmaya karar veren hazret-i Ali’den ayrılıp Trablusgarb’a giden Abdullah bin İbâd, orada ibâdiyye fırkasını kurdu ve etrafına pek çok kimse topladı. Fikirlerini benimseyen bu sapık kimseler, zamanla çoğalıp, bölgede hâkim du…
Devamını oku →Tasavvuf ehli halk şâiri. Hayâtı hakkında kesin malûmat yoktur. Şiirleri bütün Türk ülkelerinde asırlar boyunca zevk ve hayranlıkla okunmuş, yalnız bizde değil, bir çok ülkelerde alâka uyandırmış ve çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Seksen sene kadar yaşadığı, Eskişehir’in Mihalıççık kazasına bağlı Yûnus Emre Köyü’nde 1439 senesinde vefat ettiği ve bura…
Devamını oku →Karahanlılar devrinde yetişmiş meşhûr edîb, şâir ve devlet adamı. Doğu Türkistan’daki Balasagun şehrinde muhtemelen 1017 senesinde doğdu. Türk ve müslüman asil bir aileye mensub olduğu tahmin edilmektedir. Balasagun’da tahsîl ve terbiye gördü. Karahanlıların hizmetine girip “Has Hâcib” ünvanını almadan önce Balasagunlu Yûsuf olarak tanındı. Balasagunlu Yû…
Devamını oku →Evliyanın büyüklerinden, ismi, Yûsuf bin Ya’kûb, künyesi Ebû Ya’kûb’dur. İnsanları Hakk’a davet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakîkî saadete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin sekizincisidir. 1048 (H. 440) senesinde Hemedan’da doğdu. 1140 (H. 535)’de Herat’tan Merv’e giderken yolda vefat etti. Merv’de bulunan ka…
Devamını oku →Fıkıh, hadîs ve târih âlimi. İsmi, Muhammed bin Ahmed bin Osman bin Kaymaz bin Abdullah et-Türkmânî el-Mısrî, künyesi Ebû Abdullah’dır. Lakabı ise Şemsüddîn’dir. 1274 (H. 673) senesi Rebî’ul-âhir ayında Şam’da doğdu. 1348 (H. 748) senesi Zilka’de ayının üçünde, Pazartesi gecesi, gece yarısından önce Mısır’da vefat etti. Bâb-üs-sagîr denilen yere defnedildi.
Devamını oku →Endülüs’te yetişen meşhûr tıb âlimi. İsmi, Halef bin Abbâs ez-Zehrâvî olup, künyesi Ebü’l-Kâsım’dır. 930-1013 seneleri arasında yaşamıştır. Kurtuba yakınlarındaki ez-Zehrâ’da doğduğu için Zehrâvî ismiyle meşhûr oldu. Batı ilim âleminde Ebü’l-Kâsis, Bukasis ve Al-Zahravivs olarak bilinir. Zamanında ilim ve kültür seviyesi en yüksek olan Kurtuba Ümvorsitesi…
Devamını oku →İslâm’ın beş temel şartından dördüncüsü. Zekât vermek, hicretin ikinci senesinde Ramazan ayında farz oldu. Zekât, mal ile yapılan bir ibâdettir. Kazancı yerinde ve ihtiyâcından fazla ticâret malı ve kira ücretleri olan müslümanın elindeki toplu servetin yüzde iki buçuğunu, yâni kırkta birini senede bir defa muhtaç olanlara vermesi demektir. Bu farz, varlı…
Devamını oku →Tefsir, fıkıh ve lügat âlimi. İsmi, Kasım bin Ömer, künyesi Ebü’l-Kâsım, lakabı Allâme Cârullah’dır. 1074 (H. 467) senesinde Hârezm’in Zemahşer kasabasında doğdu. 1144 (H. 538)’de bir arefe gecesi Cürcâniyye’de vefat etti.
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; “Yeryüzünde bulunan kuyuların en hayırlısı, Zemzem suyunun mübarek kuyusudur” buyurarak medh eylediği Kâbe-i muazzamanın yanında bulunan kuyu ve suyu. Zemzem’in, her biri bir özelliğinden dolayı verilen otuz kadar ismi vardır. Yavaş yavaş ak, mânâsına Zemzem ismi verildiği rivayet edilmişse de, başka nak…
Devamını oku →Büyük Selçuklu sultânı Melikşâh’ın kumandanı, Aksungur’un oğlu İmâdeddîn Zengî tarafından el-Cezîre ve Suriye’de kurulan devlet. Irak Selçuklu sultânı Mahmûd, iki oğluna atabeg tâyin ettiği Zengî’yi 1127 senesinde Musul valisi yaptı. Atabeg Zengî Musul’a hâkim olunca, büyük ve kuvvetli bir devlet kurmaya çalıştı. Niyeti, önce bölgeyi hâkimiyeti altına alı…
Devamını oku →Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin âzâdlı kölesi. Yemenli olup, tahminen milâdî 575 yılında doğmuştur. Künyesi, oğluna nisbetle, Ebû Üsâme’dir. Yemen’in muhterem ve şerefli bilinen Kudas kabîlesine mensuptur. Annesi ise Tay kabîlesi kollarından Maan oğullarına mensûb Su’da binti Sa’lebe’dir.
Devamını oku →Eshâb-ı kiramın büyüklerinden. 610 yılında Medine’de doğdu. 665 (H. 45) veya 674 (H. 55)’de aynı yerde vefat etti. Nesebi; Zeyd bin Sabit bin Dahhâk bin Zeyd bin Lûzân bin Amr bin Abdiavf bin Ganın bin Mâlik bin Neccâr el-Ensâriyyi’l-Hazrecî, Benî Neccâr’dır. Annesi, Nevvâr binti Mâlik bin Müâviye bin Adî’dir. Künyesi, Ebû Sa’îd veya Ebû Sâbit’dir. Ayrıca…
Devamını oku →