Coğrafî iz

NABLÜSÎ (Abdülganî bin İsmâil)’in Seyahatleri

Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.

Temsilî yıl: 1640
Dönemin haritası yükleniyor…

Yaklaşık zaman çizelgesi

Seyahat Rotası

1ŞamDoğum yeri
2İstanbulKaynak cümlesi: Abdülganî Nablüsî, 1075 (m 1664) senesinde İstanbul’a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu.
3KudüsKaynak cümlesi: 1100 (m 1688) senesinde Bikâ’ya, bir sene sonra Lübnan’a, Kudüs’e ve Halîlurrahmân’a, 1105 (m 1693) senesinde Mısır’a, 1108 (m 1696) senesinde Hicaz ve 1112 (m 1700) senesinde Trablus’a gitti.
4Şamİlim tahsili
5KudüsSeyahat durağı
6TrablusSeyahat durağı
7ŞamŞam: Yaşadığı / görev yaptığı yer
8ŞamVefat yeri

Kaynak metin

Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri

Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.

  • Zamanının en büyük âlimlerinden ilim tahsil etti.
  • Bunlardan başka; Şeyh Muhammed bin Ahmed el-Üstüvânî, Şeyh İbrâlüm bin Mensûr el-Fettâl, Şeyh Abdülkâdir bin Mustafa es-Safûrî, Şam’da Nakib-ül-eşrâf Seyyid Muhammed bin Kemâleddîn el-Hüseynî el-Hasenî bin Hamza, Şeyh Muhammed el-Aysâvi, Hüseyn bin İskender er-Rûmî, “Şerh-ut-Tenvîr” kitabının müellifi Şeyh Kemâleddîn-i Aradî ve Muhammed bin Berekât el-Kevâfî gibi pekçok âlimden ders alıp, ilim tahsil etti.
  • Abdülganî Nablüsî hazretleri sabahleyin erkenden Câmi-i Emevî’ye gidip, çeşitli dersler okutur ve ikindiden sonra da, Câmi-i Sagîr’de devam ederdi.
  • Abdülganî Nablüsî, 1075 (m 1664) senesinde İstanbul’a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu.
  • Gerek zamanının meşhûr evliyâsını tanımak ve sohbetlerinde bulunmak, gerekse önceki evliyânın kabirlerini ve mukaddes makamları bulup ziyâret etmek maksadı ile, birçok yerlere gidip, bilhassa kendi memleketi dâhilinde çok seyahatler yapmışmıştır.
  • 1100 (m 1688) senesinde Bikâ’ya, bir sene sonra Lübnan’a, Kudüs’e ve Halîlurrahmân’a, 1105 (m 1693) senesinde Mısır’a, 1108 (m 1696) senesinde Hicaz ve 1112 (m 1700) senesinde Trablus’a gitti.
  • 1114 (m 1702) senesinde yeniden Şam’a gelerek, eski yeri olan Sâlihıyye’ye yerleşti.
  • “Kur’ân-ı kerîm, ilim sahiplerinin kalblerine yerleşmiştir.” (Ankebût-50).