Coğrafî iz
MAHMÛD ŞEVKET PAŞA’in Seyahatleri
Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.
Dönemin haritası yükleniyor…
Yaklaşık zaman çizelgesi
Seyahat Rotası
1BağdatKaynak cümlesi: İlk tahsîlini Bağdâd’da gördükten sonra İstanbul’a gelerek önce Harbiye’ye girdi.
2İstanbulKaynak cümlesi: İlk tahsîlini Bağdâd’da gördükten sonra İstanbul’a gelerek önce Harbiye’ye girdi.
3MekkeKaynak cümlesi: Orada kaldığı bir sene içinde, Mekke şerîfi Avnür-Refîk ve Hicaz vâlisi Ahmed Râtib paşalarla anlaşamayarak İstanbul’a döndü.
Kaynak metin
Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri
Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.
- İlk tahsîlini Bağdâd’da gördükten sonra İstanbul’a gelerek önce Harbiye’ye girdi.
- O sene Mısır’a sevk olunmak üzere Girid’de toplanan fırkaya (tümen) tâyin olunarak Girid’e gitti.
- Bir müddet sonra oradan dönüp 1883’de Harbiye mektebinde silâh bilgisi ve atış tâlimi nazariyeleri muallimliği yaptı.
- Satın alınan mavzer tüfeklerinin yapılışını tedkîk etmek ve nezârette bulunmak üzere teşkîl olunan komisyonun âzası olarak Almanya’ya gitti.
- Orada kaldığı bir sene içinde, Mekke şerîfi Avnür-Refîk ve Hicaz vâlisi Ahmed Râtib paşalarla anlaşamayarak İstanbul’a döndü.
- Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını ve yıkılmasını isteyen azınlıklarla işbirliği yapan, İttihâd ve Terakkî komitacılarıyla anlaşarak, sultan İkinci Abdülhamîd Han’a karşı harekete geçti.
- Silâh çekmek isteyen ilk önce beni vursun, sonra diğer asker kardeşlerine kurşun atsın” diyerek çatışmanın ve kan dökülmesinin önüne geçti.
- Pek çok suçsuz kimse tutuklanarak hapse atıldı ve zulme uğradı.
- Daha önceki devirlerde ordudaki subaylar arasındaki görüş ayrılıkları ve grublaşmalar onun harbiye nâzırlığı sırasında, had safhaya vardı.
- 1910’da başlayan Arnavutluk isyânını bastırmak üzere sefere çıktı.
- Kumandasında seksen iki piyade taburu vardı.
- Roma elçiliğinden sadrâzamlığa getirilen Hakkı Paşa hükümetinin harbiye nâzırı olan Mahmûd Şevket Paşa, Trablusgarb kumandanı ve vâlisi Müşir İbrâhim Paşa’nın; “Buradaki askerlerin Yemen’e gönderilmesi, Trablusgarb’ın İtalya’ya teslimi demektir” diye itirazına rağmen, Trablus’daki askeri Yemen’e sevk etti.