Coğrafî iz
KARA ŞEMS (Şemseddîn Ahmed Sivâsî)’in Seyahatleri
Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.
Dönemin haritası yükleniyor…
Yaklaşık zaman çizelgesi
Seyahat Rotası
1TokatKaynak cümlesi: Daha sonra Tokat’a gidip Arakıyeci-zâde Şemseddîn Efendi’den ve diğer âlimlerden aklî ve naklî ilimleri öğrendi.
2İstanbulKaynak cümlesi: Tokat’ta aklî ve naklî ilimleri tahsil edip yükseldikten sonra, İstanbul’a gelip, Sahn-ı semân medreselerinden birinde müderris olarak vazîfelendirildi.
3ŞamKaynak cümlesi: Bu fakîr de Mısır’dan ba’zı hacılarla birlikte hac ibâdetini yerine getirmek ve hocam Şemseddîn Sivâsî’nin sohbetinden istifâde etmek üzere yola çıktım Şam hacılarından önce Mekke’ye vardık.
4MekkeKaynak cümlesi: Bu fakîr de Mısır’dan ba’zı hacılarla birlikte hac ibâdetini yerine getirmek ve hocam Şemseddîn Sivâsî’nin sohbetinden istifâde etmek üzere yola çıktım Şam hacılarından önce Mekke’ye vardık.
5Tokatİlim faaliyeti
6İstanbulİlim faaliyeti
7TokatSeyahat durağı
8SivasVefat yeri
Kaynak metin
Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri
Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.
- Bundan kısa bir müddet sonra hacca gitti.
- Ziyâret bittikten sonra Zile’ye döndü.
- Daha sonra Tokat’a gidip Arakıyeci-zâde Şemseddîn Efendi’den ve diğer âlimlerden aklî ve naklî ilimleri öğrendi.
- Tokat’ta aklî ve naklî ilimleri tahsil edip yükseldikten sonra, İstanbul’a gelip, Sahn-ı semân medreselerinden birinde müderris olarak vazîfelendirildi.
- Çıktıktan sonra Fâtih Câmii’ne gitti, iki rek’at namaz kılıp, huzûru kalb ile Allahü teâlâya; “Yâ Rabbî!
- Hac ibâdetini yerine getirip sevgili Peygamberimizin ( aleyhisselâm ) mübârek kabrini ziyâret ettikten sonra, doğum yeri olan Zile’ye döndü.
- Bu sırada Amasyalı Şeyh Muslihuddîn Efendi’nin dergâhına gidip, onun sohbetiyle şereflendi ve ona talebe oldu.
- Elimde Mıshaf-ı şerîf vardı.
- Tokat’ta bulunan zâhid ve müttakî olan, yüz yaşını geçmiş bulunan Şeyh Mustafa Kirbâsî adında bir zâta gidip, talebe olmak istedi.
- Sohbet esnasında Azîz Mahmûd Hüdâyî; “Yaşınız seksene ulaşmış, vücûdunuz da zayıftır.
- Durumu haber alan firari askerler de tekrar dönüp, düşmana saldırdılar.
- Şehir ahâlisine şiddetli bir sıkıntı olduğu zaman kabrini ziyâret edip duâ ederler.