Coğrafî iz

İMÂM-I RABBÂNÎ’in Seyahatleri

Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.

Temsilî yıl: 1594
Dönemin haritası yükleniyor…

Yaklaşık zaman çizelgesi

Seyahat Rotası

1SerhendKaynak cümlesi: Babasının vefâtından, bir sene sonra, hacca gitmek üzere Serhend’den yola çıktı.
2DelhiKaynak cümlesi: Bu ziyâretinden sonra Delhi’den Serhend’e dönüp birkaç gün kaldı ve Lahor şehrine gitti.
3LahorKaynak cümlesi: Bu ziyâretinden sonra Delhi’den Serhend’e dönüp birkaç gün kaldı ve Lahor şehrine gitti.
4DelhiSeyahat durağı
5LahorSeyahat durağı
6MedineVefat yeri

Kaynak metin

Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri

Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.

  • Babasından aldığı dersleri tamamlayınca, Siyalkut şehrine gidip orada, zâhirî ve bâtınî ilimlerde, o zamanın en meşhûr âlimi Mevlânâ Kemâleddîn Keşmîrî’den aklî ilimlerin bir kısmını gayet iyi bir şekilde öğrendi.
  • Babasının vefâtından, bir sene sonra, hacca gitmek üzere Serhend’den yola çıktı.
  • Bu yolun büyüklerinin kitaplarını okuyup onların güzel hâllerini bildiği için; “Bu Hicaz yolunda, böyle büyük bir âlimden, bu büyükler yolunun zikr ve murâkabesini almaktan daha iyi ne olur?” diyerek Muhammed Bâkî-billah’ın huzûruna gitti.
  • Herkesin senelerce çalışarak kazanabildiği dereceler, onun huzûrunda, terbiyesi altında, az zamanda elime geçti, insanlara meziyet, üstünlük veren bütün kıymetler, ona hizmetimin ikramiyesi olarak üzerime serpildi.
  • Hemen huzûruna gidip, İmâm-ı Rabbânî’ye (kuddise sirruh); “Hocamız sizi istiyor” dedim.
  • Hepimizin ayrı bir bağlılığı, ayrı bir düşüncesi vardı.
  • Bundan sonra üçüncü defa hocasını ziyârete gitti.
  • Bu ziyâretinden sonra Delhi’den Serhend’e dönüp birkaç gün kaldı ve Lahor şehrine gitti.
  • Bu haberi duyunca, hemen Delhi’ye gidip mübârek mezarlarını ziyâret etti.
  • Bunda da birçok hikmetler vardı.
  • Daha sonra Akra’dan dönüp babasının hizmetinde bulundu.
  • Ama tekrar tekrar emredince, emirlerine uymak lâzım oldu.” İmâm-ı Rabbânî, o hırkayı giyip husûsi odasına gitti.