İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İBN-İ MOLLA (Ahmed bin Muhammed Haskefî)

937 H / 1530 M – 1003 H / 1590 M

Hayatı

Şafiî âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ali bin Muhammed bin Ahmed bin Yûsuf bin Hüseyn bin Yûsuf bin Mûsâ el-Haskefî’dir. “İbn-i Molla” diye meşhûr oldu. Lakabı Şihâbüddîn’dir. Aslen Diyarbakır’a bağlı Hasankeyf’lidir (Hısn-i keyfâ’lıdır). 937 (m. 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti. Burada ve başka şehirlerde birçok âlimden ders aldı. Çeşitli ilimlerde derin bilgi sahibi oldu. Çok kitap yazdı. 1003 (m. 1590) senesinde, Haleb’den 5 fersah (28,8 km.) uzakta bulunan Mi’rat-ı Nesrin köylerinden Bâtşa’da, eşkiyâlar tarafından şehîd edildi.

Hayatının devamını oku

Şafiî âlimlerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed bin Ali bin Muhammed bin Ahmed bin Yûsuf bin Hüseyn bin Yûsuf bin Mûsâ el-Haskefî’dir. “İbn-i Molla” diye meşhûr oldu. Lakabı Şihâbüddîn’dir. Aslen Diyarbakır’a bağlı Hasankeyf’lidir (Hısn-i keyfâ’lıdır). 937 (m. 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti. Burada ve başka şehirlerde birçok âlimden ders aldı. Çeşitli ilimlerde derin bilgi sahibi oldu. Çok kitap yazdı. 1003 (m. 1590) senesinde, Haleb’den 5 fersah (28,8 km.) uzakta bulunan Mi’rat-ı Nesrin köylerinden Bâtşa’da, eşkiyâlar tarafından şehîd edildi.

İbn-i Molla, ilimde üstün bir yeri olan ve birçok âlim tarafından medhedilen bir zât idi. Önce babasının yanında ilim tahsiline başladı. Daha sonra birçok kimseden ders okudu. “Târih-i Haleb” kitabının sahibi Radıyyüddîn İbni Hanbelî’den ilim öğrendi. Uzun zaman onun derslerine devam etti. İbn-i Hanbelî’nin “Şerh-ül-mukalleteyn fî mesh-ıl-kulleteyn” adındaki eserini, kendi kendine okuyup mütâlâa etti. Yine onun “Mehâil-ül-melâha fî mesâil-il-mesâha” adındaki eserini beraberce okudular. Cebir ve matematik ilimlerinde de çok yükseldi. Ayrıca ondan, Celâlüddîn-i Mahallî’nin tefsîrini haşiyesi ile birlikte ve İmâm-ı Tirmizî’nin “Şemâil-ün-Nübüvve”sini okudu. Yine İbn-i Hanbelî’den, “Şerh-ül-Mevâkıf’ ile “Şerh-ül-Adûd” adındaki eserleri, Seyyid Şerîf Cürcânî’nin ve Sa’düddîn-i Teftâzânî’nin haşiyeleri ile beraber okudu. Alvân bin Muhammed el-Hamevî’nin 954 (m. 1547) senesinde sohbetlerinde bulundu. Derslerine devam edip, “Sahîh-i Buhârî”nin üçte birini ondan okudu. Burhânüddîn-i Ummâdî’den öncelikle müselsel hadîs-i şerîfleri dinledi. Bu zât kendisine icâzet (diploma) verdi. Haleb’de bulunan Şeyh İbrâhim Darir-i Dımeşkî’den de Kur’ân-ı kerîmin tecvidini ve kırâat usûllerini çok okudu. 965 (m. 1557) senesinde, ondan da icâzet aldı. İki defa Şam’a gidip geldi. Orada, Bedrüddîn-i Gazzî’nin Şâmiyyet-ül-Berâniyye Medresesi’ndeki derslerine devam ederek ilim aldı. Yine Şam’da Nûreddîn-i Nesefî’den, Sahîh-i Buhârî’nin bir bölümü ile Sahih-i Müslim’i okudu. Ayrıca onun, “Cem’ul-cevâmi” ve “Şerh-ül-Behce” kitaplarından okuttuğu derslerine devam etti. Ondan da icâzet aldı. Yine orada Muhibbüddîn-i Tebrîzî’den, Molla-zâde’nin “Hidâyet-ül-hikme” şerhini okudu. Bu sırada Süleymâniye Medresesi’nde kalıyordu. Ayrıca bu zâttan, Tefsîr-i Beydâvî’nin ba’zı yerlerini okuyordu. Yine ondan, “Mutavvel”i de okudu. Ebü’l-Feth eş-Şebşîrî’den de ilim öğrendi. Bir ara İstanbul’a geldi ve burada oturan Şeyh Garsüddîn-i Halebî’den “Usturlâb” risalesini okudu. Büyük âlim Seyyid Abdürrahîm-i Abbasî ile de buluşup, ondan ilim tahsil etti ve icâzet aldı. Yazdığı kasidelerde bu hocasını çok medhetmektedir. Bu yolculuğunu anlatan güzel bir kitap yazdı ve adını “Ravdat-ül-verdiyye fir-rıhlet-ir-Rûmiyye” koydu, İstanbul’dan Haleb’e döndükten sonra, Belâtiyye Medresesi’ne müderris ta’yin edildi. Çok kimseye faydalı oldu ve birçok eserler kaleme aldı.

Eserleri: 1- Tâlibet-ül-visal min makâmi zâlik-el-gizâl, 2- Ukûd-ül-cemân fî vasf-i nebzetin minel-gılmân, 3- Müntehâ emel-il-edîb min-el-kelâmi alâ Mugn-il-Lebîb: İbn-i Hişâm’ın nahiv hakkında yazdığı eserine yaptığı kıymetli şerhtir. 4- Şerh-üş-Şâfiyye fin-nahvi, 5- Şerh-uş-Şevâhid lis-Süyûtî, 6- Şerh-ül-Izzî, 7- Şerh-ül-Kâfiye, 8- Şekva dem’ıl-merâk min sihâm-il-firâk, 9- Ferâiz-i İbn-i Molla, 10- Müt’at-ül-ezhân minet-temettü’ı bil-akrân.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

1) Mu’cem-ül-müellifîn cild-2, sh. 133

2) Hulâsat-ül-eser cild-1, sh. 277-280

3) Esmâ-ül-müellifîn cild-1, sh. 151

4) Şezerât-üz-zeheb cild-8, sh. 441

5) El-A’lâm cild-1, sh. 235

6) Keşf-üz-zünûn sh. 1021, 1139, 1200, 1245, 1371, 1753

Yaşadığı dönem

11. Hicrî Asır · Hicrî 1001–1100

Zaman çizelgesi

  1. Doğumu

    937 (m 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti.

  2. Şam: İlim tahsili

    Yine Şam’da Nûreddîn-i Nesefî’den, Sahîh-i Buhârî’nin bir bölümü ile Sahih-i Müslim’i okudu.

  3. İstanbul: İlim tahsili

    Bir ara İstanbul’a geldi ve burada oturan Şeyh Garsüddîn-i Halebî’den “Usturlâb” risalesini okudu.

  4. İstanbul: İlim faaliyeti

    Bu yolculuğunu anlatan güzel bir kitap yazdı ve adını “Ravdat-ül-verdiyye fir-rıhlet-ir-Rûmiyye” koydu, İstanbul’dan Haleb’e döndükten sonra, Belâtiyye Medresesi’ne müderris ta’yin edildi.

  5. Vefatı

    1003 (m 1590) senesinde, Haleb’den 5 fersah (28,8 km.) uzakta bulunan Mi’rat-ı Nesrin köylerinden Bâtşa’da, eşkiyâlar tarafından şehîd edildi..

Kaynakta geçen diğer tarih bilgileri

  • 937 (m 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti.
  • 1003 (m 1590) senesinde, Haleb’den 5 fersah (28,8 km.) uzakta bulunan Mi’rat-ı Nesrin köylerinden Bâtşa’da, eşkiyâlar tarafından şehîd edildi..

Yaşadığı yerler

  • ŞamŞam: İlim tahsili · Seyahat durağı
  • İstanbulİstanbul: İlim tahsili · İstanbul: İlim faaliyeti · Seyahat durağı
  • HalepSeyahat durağı

Kaynakta geçen diğer yer bilgileri

  • 937 (m 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti.

Seyahatleri

  • Biyografide geçen seyahatler

    Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve ikamet durakları. Sıra, metindeki geçiş sırasına göre yaklaşıktır.

    Halep → Şam → İstanbul

Kaynakta geçen diğer seyahat bilgileri

  • 937 (m 1530) senesinde Haleb’de doğdu ve oraya yerleşti.
  • Önce babasının yanında ilim tahsiline başladı.
  • İki defa Şam’a gidip geldi.
  • Bir ara İstanbul’a geldi ve burada oturan Şeyh Garsüddîn-i Halebî’den “Usturlâb” risalesini okudu.
  • Büyük âlim Seyyid Abdürrahîm-i Abbasî ile de buluşup, ondan ilim tahsil etti ve icâzet aldı.
Seyahat haritasını aç