Coğrafî iz

EŞREFZÂDE-İ RÛMÎ’in Seyahatleri

Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.

Temsilî yıl: 742
Dönemin haritası yükleniyor…

Yaklaşık zaman çizelgesi

Seyahat Rotası

1BursaKaynak cümlesi: Sonra Bursa’ya giderek Pâdişâh Çelebi Mehmed’in medresesine girdi.
2AnkaraKaynak cümlesi: O da Ankara’ya gidip, yeni hocasına tam teslim oldu..
3MedineKaynak cümlesi: Herkes Mekke-i mükerremeden, Medîne-i münevvereye yola çıktıkları zaman, o zengin, fakiri sağ sâlim tekrar karşısında görünce hayret etti ve; “Komşu, sen de buraya kadar gelip hac vazîfeni yapabildin mi?” diye sormaktan kendini alamadı.
4İznikSeyahat durağı
5MekkeSeyahat durağı
6BursaSeyahat durağı
7İznikSeyahat durağı
8AnkaraSeyahat durağı
9İznikVefat yeri

Kaynak metin

Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri

Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.

  • O zenginlerin kâfilesiyle, hacca gitmek için yola çıktı.
  • Sonra Bursa’ya giderek Pâdişâh Çelebi Mehmed’in medresesine girdi.
  • Bu yolda bir hoca bulmanın şart olduğunu düşünerek, kitaplarını dağıttı ve Bursa’da bulunan Emîr Sultan’ın huzûruna gitti.
  • O da Ankara’ya gidip, yeni hocasına tam teslim oldu..
  • Bu kadar zaman zarfında hocamın: “Üstadın huzûrunda lüzumsuz konuşmak edebe aykırıdır” sözü üzerine, huzûrunda bir kelime dahî konuşmadım Ancak sordukları suâllere kısa ve öz olarak cevap verir, edebe, ziyâde dikkat eder idim.” Eşrefoğlu Abdullah, onbir sene içinde pekçok imtihandan geçti.
  • Bir müddet daha hizmete devam eden Eşrefoğlu Abdullah, hocasından izin alarak “Bayramiyye tarikatı”nı yaymak üzere İznik’e gitti.
  • Ayrıca, yükseldiği tasavvuf makamlarının daha ziyâde olması için tekrar Ankara’ya döndü.
  • O da İznik’e gidip geldikten sonra, hocasının; “Hama şehrinde Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından Şeyh Hüseyn Hamevî’nin huzûruna gidip, Kadirî yolunu öğreniniz” emrini aldı.
  • Günlerce zahmetli ve yorucu yolculuktan sonra, Hama’ya yeni hocasının huzûruna vardı.
  • Abdullah kırkıncı günü hücreden çıkartıldığında, büyük bir vecd hâli içinde kendinden geçmiş, gözleri kapalı ve hareketsiz bir hâlde olduğu görüldü.
  • Hac vazîfelerini yapana kadar da o zengine hiç görünmedi.
  • Herkes Mekke-i mükerremeden, Medîne-i münevvereye yola çıktıkları zaman, o zengin, fakiri sağ sâlim tekrar karşısında görünce hayret etti ve; “Komşu, sen de buraya kadar gelip hac vazîfeni yapabildin mi?” diye sormaktan kendini alamadı.