Coğrafî iz

EBÛ İSHÂK-I ŞİRÂZÎ (İbrâhim bin Ali)’in Seyahatleri

Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.

Temsilî yıl: 1043
Dönemin haritası yükleniyor…

Yaklaşık zaman çizelgesi

Seyahat Rotası

1ŞirazKaynak cümlesi: Şîrâz’a gelerek; Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah el-Beydâvî, Ebû Ahmed Abdülvehhâb bin Muhammed bin Emîn, Ebü’l-Kâsım Mensûr bin Ömer el-Kerhi gibi birçok âlimden fıkıh ilmini öğrendi.
2BasraKaynak cümlesi: İran’da iken, Ebü’l-Ferec bin Beydâvî’den, Basra’da el-Cevzî’den ve sonra Bağdad’a gelip yüksek âlimlerden olan hocası Ebû Tayyib-i Taberî Tâhir bin Abdullah’dan ve onun meşhûr olan hocalarından fıkıh ilmini öğrendi.
3BağdatKaynak cümlesi: İran’da iken, Ebü’l-Ferec bin Beydâvî’den, Basra’da el-Cevzî’den ve sonra Bağdad’a gelip yüksek âlimlerden olan hocası Ebû Tayyib-i Taberî Tâhir bin Abdullah’dan ve onun meşhûr olan hocalarından fıkıh ilmini öğrendi.
4KâbilSeyahat durağı
5ŞirazŞiraz: Yaşadığı / görev yaptığı yer
6BasraSeyahat durağı

Kaynak metin

Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri

Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.

  • Şîrâz’a gelerek; Ebû Abdullah Muhammed bin Abdullah el-Beydâvî, Ebû Ahmed Abdülvehhâb bin Muhammed bin Emîn, Ebü’l-Kâsım Mensûr bin Ömer el-Kerhi gibi birçok âlimden fıkıh ilmini öğrendi.
  • İran’da iken, Ebü’l-Ferec bin Beydâvî’den, Basra’da el-Cevzî’den ve sonra Bağdad’a gelip yüksek âlimlerden olan hocası Ebû Tayyib-i Taberî Tâhir bin Abdullah’dan ve onun meşhûr olan hocalarından fıkıh ilmini öğrendi.
  • Bu beldede, imkânı ölçüsünde elde ettiği ilimleri daha çok arttırmak için, 410 (m 1019) senesinde Şîrâz’a geldi ve onyedi sene orada yaşadı.
  • Bu arada Gandecâm’a gitti.
  • Önce Basra’ya gitti.
  • 415 (m 1024) senesinde, 22 yaşında iken Bağdad’a gelip hemen ilim öğrenmeye başladı.
  • Herkes ona uyardı, öyle bir dereceye varmış idi ki, onun fıkıhda İbn-i Süreyc’in derecesine çıktığını söylerlerdi.
  • Büyük Şafiî âlimi ve Kâdı’l-kudât olan Ebû Abdullah Hüseyn bin Ca’fer bin Mâkûlâ, 447 (m 1055) senesinde vefât edince, halîfe Kâim bi-emrillâh’ın görevlileri, Ebû İshâk-ı Şîrâzî’ye gidip, halîfenin kendisini Kâdı’l-kudât (Temyiz reîsi) ta’yîn etmek istediğini bildirdiler.
  • Uzaklaşıp gitti.
  • O da, hükümet merkezine gidip, durumu bir mektûpla, halifeye bildirdi.
  • Çünkü medresenin yerinin gasb edilmiş olması şüphesi vardı.
  • Ebû İshâk-ı Şîrâzî, bunu duyunca derhal yerinden kalkıp, onu karşılamaya gitti.