CTTemsilî

İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

CELÂL TÂNÎSERÎ

CELÂL TÂNÎSERÎ

Doğum: / Vefat: 989 / 1581 Doğum yeri: Kayıt yok İlim dalı: Kayıt yok

Biyografi

Kısa Bilgi

Kaynaklı içerik

Hindistan’da yetişen evliyânın meşhûrlarından. Doğum târihi bilinmemekte olup, 989 (m. 1581) senesinde vefât etti. Vefât ettiğinde doksanbeş yaşını geçmişti. Kabri, kendi memleketi Tânîser’dedir. Evliyânın meşhûrlarından olan Şeyh Abdülkuddûs hazretlerinin en başta gelen talebelerinden ve büyük halîfelerinden.

Devamını OkuKısalt

Hindistan’da yetişen evliyânın meşhûrlarından. Doğum târihi bilinmemekte olup, 989 (m. 1581) senesinde vefât etti. Vefât ettiğinde doksanbeş yaşını geçmişti. Kabri, kendi memleketi Tânîser’dedir. Evliyânın meşhûrlarından olan Şeyh Abdülkuddûs hazretlerinin en başta gelen talebelerinden ve büyük halîfelerinden. Tasavvufda yetişip, üstün hâlleri kendisini öyle kaplamıştı ki, çok kerre sekr (tasavvuf sarhoşluğu) hâlinde olurdu. Namaz vakitlerinde, talebeleri ayılması için uğraşırlar “Hak, Hak” diyerek yanında Allahü teâlânın ismini yüksek sesle söyleyerek ayıltırlardı.

İmâm-ı Rabbânî hazretleri, babası Abdülehad’dan (kuddise sirruh) şöyle nakletmiştir: “Şeyh Celâl Tânîserî’nin ölüm hastalığı, sekerât hâli günlerce uzadı. Öyle ki, bundan dolayı bir şaşkınlık, bir ızdırab hâsıl oldu. Onaltı gün sonra kendine gelince, talebelerinin büyüklerinden olan Şeyh Nizâm bu hâle üzüldüğü için; “Efendim, bu ne hâldir?” dedi. Bunun üzerine Celâl” Tânîserî coşarak şu beyti okudu:

“Vücûdundan fânî olan kimseler,
Harften sûretten, ma’nâya geçerler.”

İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bu hâdiseyi naklederek anlattıktan sonra ağlamış, gözyaşları mübârek yanaklarından akmıştır. Sonra da bir müddet, tam bir inkisar hâli ile başını önüne eğmiştir.

Celâl Tânîserî hazretlerinin, yazdığı birçok risaleleri vardır. “İrşâd-üt-tâlibîn” adlı risalesinde şöyle buyurmuştur: “Âşıklar, keşf ve kerâmet konaklarında durmak istemesinler. Daha yukarılara çıksınlar. Hiçbir şeye bağlı kalmasınlar. Herşeyden kesilerek ve uzaklaşarak, can çıkarcasına ilerlesinler. Bu da şöyle olur ki, ibâdetlere, zühde (dünyâya düşkün olmamaya), takvâya (haramlardan sakınmaya) ve riyâzete (nefsin isteklerine uymamaya) dikkat etsinler. Bunları vesile bilsinler. Az yemek yesinler, hattâ can çıkıncaya kadar uğraşsınlar. Ölmeden evvel ölüp (nefslerini tam ıslâh edip), Hakka kavuşsunlar. Kendini tasavvuf yolunda sananlar ve câhil sûfiler (câhil tarikatçılar) bu husûsta hatâya düşüyorlar ve doğru yoldan çıkıyorlar. Bundan Allahü teâlâya sığınırız. Selef-i sâlihînden (radıyallahü anhüm ecmâîn) rivâyet edildi ki “Usulsüz vüsul (kavuşma) olmaz, usûl; dînin emirlerine ve tasavvufda bulunduğu yola uymaktır.” Kur’ân-ı kerîm okumak ve din ilimleriyle meşgûl olmak en iyi iştir...”

Metin, veri kaydında bulunduğu şekliyle gösterilmektedir. Alternatif tarihler tek bir kesin tarih gibi birleştirilmemiştir.

Hocaları0 kayıt

Talebeleri0 kayıt

Eserleri0 kayıt

Seyahat Durağı0 kayıt

Kronoloji

Biyografide Geçen Tarih Bilgileri

Vefatı

Doğum târihi bilinmemekte olup, 989 (m 1581) senesinde vefât etti.

Doğum târihi bilinmemekte olup, 989 (m 1581) senesinde vefât etti.

İlim halkası

Hocaları

Henüz kayıt yok

Kaynağı doğrulanmış hoca ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.

İlim halkası

Talebeleri

Henüz kayıt yok

Kaynağı doğrulanmış talebe ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.

Bibliyografya

Eserleri

Henüz kayıt yok

Eser isnadı doğrulandığında, durumu belirtilerek yayımlanacak.

Kabir / ziyaret

Ziyaret Kayıtları

0 kayıt
Doğrulanmış ziyaret kaydı yok

Konum ve kaynak bilgisi doğrulanmadan ziyaret yeri yayımlanmaz.

Asıl kaynaklar

Kaynakça

2 kayıt
  1. 1
    Zubdet-ül-makâmât (Berekât-ı Ahmediyye) sh. 103

  2. 2
    Umdet-ül-makâmât sh. 111