Coğrafî iz
AHMED KUDDÛSÎ’in Seyahatleri
Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.
Dönemin haritası yükleniyor…
Yaklaşık zaman çizelgesi
Seyahat Rotası
1ErzincanKaynak cümlesi: Oradan bir arkadaşı ile ayrılıp Erzincan’a geldi.
2ŞamKaynak cümlesi: Yaz mevsimi gelince, Erzincan’dan ayrılarak, önce Şam’a sonra Mısır’a gitti.
3MekkeKaynak cümlesi: Daha sonra hac farizasını yerine getirmek için Mekke-i mükerremeye gitti.
4İstanbulKaynak cümlesi: Ahmed Kuddûsî, İstanbul’a gelip huzûra girince, orada bulunan kimseler, onun taşralı kıyâfeti ile huzûra girmesini pek beğenmeyip, ona yukardan bakıcı bir tavır takındılar.
5KonyaKaynak cümlesi: Ahmed Kuddûsî, birgün Konya’ya giderek, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin kabrini ziyâret etmek istedi.
6MedineKaynak cümlesi: Medîne-i münevverede saatçilik yapmakta olan Ali Osman isimli İzmirli bir Türk vardı.
7ŞamSeyahat durağı
8KonyaSeyahat durağı
Kaynak metin
Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri
Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.
- Yaz mevsimi gelince, Erzincan’dan ayrılarak, önce Şam’a sonra Mısır’a gitti.
- Daha sonra hac farizasını yerine getirmek için Mekke-i mükerremeye gitti.
- Senin için üstün derece ve makamlar ve aile kadrosu içinde hâsıl olacaktır” îkâz ve işâreti üzerine, bir dahaki hac mevsiminde tekrar hac ederek Bor’a geri döndü.
- Bir süre Anadolu’da kalan Kuddûsî hazretleri tekrar Hicaz’a gitti.
- Ahmed Kuddûsî, Hicaz’dan Bor’a döndükten sonra, birçok din düşmanının düşmanlıkları sebebiyle, onüç yıl kadar evinde inzivâ hayatı yaşadı.
- Ahmed Kuddûsî, İstanbul’a gelip huzûra girince, orada bulunan kimseler, onun taşralı kıyâfeti ile huzûra girmesini pek beğenmeyip, ona yukardan bakıcı bir tavır takındılar.
- Meğerse pâdişâhın avucunda küçük bir balık varmış.
- Bir süre İstanbul’da kalan Ahmed Kuddûsî, Bor’a döndü.
- Ahmed Kuddûsî, birgün Konya’ya giderek, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin kabrini ziyâret etmek istedi.
- Medîne-i münevverede saatçilik yapmakta olan Ali Osman isimli İzmirli bir Türk vardı.
- Ali Osman hemen gidip dükkânı izin almış gibi açtı.
- Yine birçok şiirinde Allahü teâlâyı taleb etmeyi, mal ve mevkî ile şöhret, dünyâya ve maddeye âit herşeyin sevgisini kalbden çıkarmayı tavsiye etmekte, kalbde yerleşmiş sevgisi olmayan; mal, mülk, makam ve mevkînin de bir mahzuru olmadığını belirtmektedir.