İslâm Âlimleri Ansiklopedisi
AHMED BİN YAHYÂ EL-ADEVÎ
600 H / 1204 M – 749 H / 1348 M
Hayatı
Fıkıh ve hadîs âlimi. İsmi, Ahmed bin Yahyâ bin Fadlullah bin Müclî bin Da’can bin Halef bin Nasr el-Adevî el-Ömerî’dir. 600 (m. 1204) senesi Şevval ayının üçünde doğdu. 749 (m. 1348) senesinde Kudüs’de vefât etti. Ahmed bin Yahyâ el-Adevî’nin parlak bir zekâsı, kuvvetli bir hafızası ve güzel bir sûreti vardı.
Hayatının devamını oku
Fıkıh ve hadîs âlimi. İsmi, Ahmed bin Yahyâ bin Fadlullah bin Müclî bin Da’can bin Halef bin Nasr el-Adevî el-Ömerî’dir. 600 (m. 1204) senesi Şevval ayının üçünde doğdu. 749 (m. 1348) senesinde Kudüs’de vefât etti. Ahmed bin Yahyâ el-Adevî’nin parlak bir zekâsı, kuvvetli bir hafızası ve güzel bir sûreti vardı. Güzel ahlâk sahibi olan Ahmed el-Adevî’nin, nesir ve şiir alanında kabiliyeti fazla olup, bu husûsta emsallerinden çok üstündü.
Ahmed bin Yahyâ el-Adevî, Arab dilinin inceliklerini Kemâleddîn İbn-ül-Kâdî Şühbe’den, fıkıh ilmini; İbn-ül-Ferkâh, Şihâbüddîn İbn-ül-Mecd, Şeyh Burhâneddîn İbn-ül-Ferkâh’dan öğrendi. Şemsüddîn bin es-Sâig-ül-kebîr, İbn-üz-Zemlikânî, Ebû Hayyân ve başkalarından edebiyata dâir bilgileri öğrendi. Birçok âlimden de hadîs-i şerîf dinledi ve rivâyette bulundu.
Ahmed el-Adevî, birçok eser yazdı. Bunlardan ba’zıları şunlardır: 1. Fevâsil-üs-semer fî fadâil-i Âl-i Ömer: Dört cildlik bir eserdir. 2. Amelü Mesâlil-ül-ebsâr: Yirmi cildden fazla bir eserdir. 3. Et-Ta’rîf bil-Mustalah-iş-şerîf.
Yaşadığı dönem
8. Hicrî Asır · Hicrî 701–800
Zaman çizelgesi
- Doğumu
600 (m 1204) senesi Şevval ayının üçünde doğdu.
- Vefatı
749 (m 1348) senesinde Kudüs’de vefât etti.
Kaynakta geçen diğer tarih bilgileri
- 600 (m 1204) senesi Şevval ayının üçünde doğdu.
- 749 (m 1348) senesinde Kudüs’de vefât etti.
Yaşadığı yerler
- KudüsVefat yeri · Vefatı
Kaynakta geçen diğer yer bilgileri
- 749 (m 1348) senesinde Kudüs’de vefât etti.
Seyahatleri
Kaynakta geçen diğer seyahat bilgileri
- Ahmed bin Yahyâ el-Adevî’nin parlak bir zekâsı, kuvvetli bir hafızası ve güzel bir sûreti vardı.
Kaynakça
- Ed-Dürer-ül-kâmine
cild-1, sh. 331