ASTemsilî

İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

ABDULLAH SEBZMÛNÎ (Abdullah bin Muhammed Buhârî)

ABDULLAH SEBZMÛNÎ (Abdullah bin Muhammed Buhârî)

Doğum: 258 / 872 Vefat: 340 / 952 Doğum yeri: Buhara İlim dalı: Kayıt yok

Biyografi

Kısa Bilgi

Kaynaklı içerik

Mâverâünnehr ulemâsından. Hadîs, târih ve Hanefî fıkıh âlimi. Künyesi, Ebû Muhammed olup, ismi, Abdullah bin Muhammed bin Ya’kûb bin Hâris’dir. 258 (m. 872) yılında Buhârâ yakınlarında Sebzmûn köyünde doğdu. Bu yüzden Sebzmûnî, Buhârî ve Kelebâzî nisbet edildi. Dedelerinden birine nisbetle de Hârisî denildi. Üstâd lakabıyla tanındı. 340 (m.

Devamını OkuKısalt

Mâverâünnehr ulemâsından. Hadîs, târih ve Hanefî fıkıh âlimi. Künyesi, Ebû Muhammed olup, ismi, Abdullah bin Muhammed bin Ya’kûb bin Hâris’dir. 258 (m. 872) yılında Buhârâ yakınlarında Sebzmûn köyünde doğdu. Bu yüzden Sebzmûnî, Buhârî ve Kelebâzî nisbet edildi. Dedelerinden birine nisbetle de Hârisî denildi. Üstâd lakabıyla tanındı. 340 (m. 952) yılında vefât etti. Üstâd Abdullah Sebzmûnî, küçük yaştan itibâren Allahü teâlânın dinini öğrenmek ve O’nun rızâsına uygun yaşayabilmek için, bütün gayretiyle çalıştı. Hocaları arasında ilminden en çok istifâde ettiği âlim, Ebû Hafs-ı Sagîr diye meşhûr olan Ebû Abdullah bin Ebî Hafs-ı Kebîr’di. Ondan başka, Muhammed bin Fadl Belhî, Fadl bin Muhammed, Hüseyn bin Fadl Belhî, Muhammed bin Yezîd Kelebâzî, Abdullah bin Vâsıl, Sehl bin Mütevekkil, Ali bin Hüseyn bin Cüneyd Râzî, Hâfız Mûsâ bin Hârûn ve daha birçok âlimin ilminden istifâde edip, hadîs-i şerîf dinledi. İlim tahsil etmek ve hadîs-i şerîf dinlemek için Horasan, Irak ve Hicaz’a seyahatlerde bulundu. Fıkıh ilminde zamanının imâmı oldu. Allahü teâlânın dînine çok hizmet etti. Ömrünü O’nun yoluna harcadı. Çok çalıştı. Zamanına kadar dînî mes’elelerde yapılan bütün ictihâdları öğrendi. Verilen bütün fetvâları ezberledi. Hanefî mezhebinde “mes’elede müctehid” olduğu bildirildi. Muhaddis Şah Veliyullah-ı Dehlevî’ye göre, müntesib müctehid ile mezhebde müctehidlik arasında bulunan ehl-i vücûhtan oldu. Dehlevî hazretleri onun, Şems-ül-Eimme Halvânî, Ebû Ali Nesefî, Ebû Bekr Muhammed bin Fadl’la aynı tabakada olduğunu söyledi. Bu zâtların hepsi, Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinin müracaat kaynağı oldu.

İmâm-ı a’zam hazretlerinin üstün vasıflarını çok güzel bir şekilde anlatan Üstâd Abdullah’ın ilminden birçok kimseler istifâde etti. Bunlardan en meşhûru İbn-i Mende’dir. İlim meclisinde hazır bulunan dörtyüz kâtibin, onun söylediklerini yazdıkları meşhûrdur. Hanefî mezhebi âlimlerinin müracaat kaynağı olan pek kıymetli eserler yazdı. Bunlardan İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe’nin ( radıyallahü anh ) hayatını anlatan “Keşf-ül-âsâr-iş-şerîfe fî menâkıb-i Ebî Hanîfe” ve “Müsned-i Ebî Hanîfe” adlı hadîs kitabı, onun bilinen eserleridir.

Metin, veri kaydında bulunduğu şekliyle gösterilmektedir. Alternatif tarihler tek bir kesin tarih gibi birleştirilmemiştir.

Hocaları0 kayıt

Talebeleri0 kayıt

Eserleri0 kayıt

Seyahat Durağı0 kayıt

Kronoloji

Biyografide Geçen Tarih Bilgileri

Doğumu

258 (m 872) yılında Buhârâ yakınlarında Sebzmûn köyünde doğdu.

258 (m 872) yılında Buhârâ yakınlarında Sebzmûn köyünde doğdu.

Vefatı

340 (m 952) yılında vefât etti.

340 (m 952) yılında vefât etti.

İlim halkası

Hocaları

Henüz kayıt yok

Kaynağı doğrulanmış hoca ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.

İlim halkası

Talebeleri

Henüz kayıt yok

Kaynağı doğrulanmış talebe ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.

Bibliyografya

Eserleri

Henüz kayıt yok

Eser isnadı doğrulandığında, durumu belirtilerek yayımlanacak.

Kabir / ziyaret

Ziyaret Kayıtları

0 kayıt
Doğrulanmış ziyaret kaydı yok

Konum ve kaynak bilgisi doğrulanmadan ziyaret yeri yayımlanmaz.

Asıl kaynaklar

Kaynakça

8 kayıt
  1. 1
    Cevâhir-ül-mudiyye

    cild-1, sh. 289

  2. 2
    Şezerât-üz-zeheb

    cild-2, sh. 357

  3. 3
    Tezkiret-ül-huffâz

    cild-3, sh. 854

  4. 4
    Mir’ât-ül-cinân

    cild-2, sh. 331

  5. 5
    El-Fevâid-ül-behiyye sh. 105

  6. 6
    Esmâ-ül-müellifîn

    cild-1, sh. 445

  7. 7
    El-A’lâm

    cild-4, sh. 120

  8. 8
    Mu’cem-ül-müellifîn

    cild-6, sh. 145