Coğrafî iz

ABDULLAH-İ İLÂHÎ’in Seyahatleri

Kaynak biyografide geçen seyahatler gösterilir; şehir kaydıyla eşleşen duraklar ayrıca haritaya işlenir.

Temsilî yıl: 744
Dönemin haritası yükleniyor…

Yaklaşık zaman çizelgesi

Seyahat Rotası

1İstanbulKaynak cümlesi: Abdullah-ı ilâhi, ilim tahsiline başlayıp, bir müddet İstanbul’da Zeyrek Medresesi’nde kaldı, ilim öğrendikten sonra, zamanın en meşhûr âlimlerinden olan Alâeddîn Tûsî ile birlikte İran’a gitti.
2SemerkantKaynak cümlesi: Bundan sonra Semerkand’a ve Buhârâ’ya gitti.
3BuharaKaynak cümlesi: Bundan sonra Semerkand’a ve Buhârâ’ya gitti.
4KâbilYerleşim
5İstanbulSeyahat durağı
6SemerkantSeyahat durağı
7BuharaSeyahat durağı

Kaynak metin

Biyografide Geçen Seyahat Bilgileri

Kaynak biyografide açıkça belirtilen seyahat, hicret ve sefer bilgileri gösterilir.

  • Abdullah-ı ilâhi, ilim tahsiline başlayıp, bir müddet İstanbul’da Zeyrek Medresesi’nde kaldı, ilim öğrendikten sonra, zamanın en meşhûr âlimlerinden olan Alâeddîn Tûsî ile birlikte İran’a gitti.
  • Bundan sonra Semerkand’a ve Buhârâ’ya gitti.
  • Sonra bu hocasının işâreti ile Behâeddîn Buhârî Şah-ı Nakşibend hazretlerinin kabrini ziyârete gitti.
  • Bir müddet Behâeddîn Buhârî hazretlerinin kabri yanında kaldıktan sonra, tekrar Semerkand’a döndü.
  • Böylece tasavvufda yetişip, yüksek derecelere ulaştı.
  • Memleketi Simâv’a yerleşti.
  • Abdullah-i İlâhi hazretleri, bir müslümanın İslâm ahlâkı ile ahlâklanması için lâzım olan bilgileri ve yolları öğreten bir ilim olan tasavvuf ilminde yetişmiş bir büyük âlim olarak Anadolu’ya döndü.
  • Kısa zamanda şöhreti etrâfa yayılıp, İstanbul’a kadar ulaştı.
  • Osmanlı veziri ve kadıasker Manisalı Çelebi, hediyeler ve haberciler göndererek, İstanbul’a teşrîf etmesi için çok iltifât gösterdi Bu da’vetleri aldıktan epey bir müddet sonra, memleketinde bir karışıklığın çıkmış olması sebebiyle İstanbul’a gitti.
  • Fakat bunu kabûl etmeyip, Zeyrek Câmii’nin boş ve viran hâle gelmiş medresesine yerleşti.
  • Abdullah-i İlâhi bu da’veti kabûl edip, Vardar Yenicesi’ne gitti, İstanbul’da yerine, Seyyid Ahmed Buhârî’yi vekîl bıraktı.
  • Huzûrunda, Celâlüddîn Rûmî hazretlerinin oğullarından Şeyh Âbid Çelebi de vardı.