Bağdat: Yaşadığı / görev yaptığı yer
Sonra Bağdâd’a gelip yerleşti.
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi
ABDÜLAZÎZ BİN ABDULLAH ED-DÂREKÎ
Biyografi
Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Abdülazîz bin Abdullah bin Muhammed bin Abdülazîz ed-Dârekî’dir. Babası Abdullah, İsfehân’da zamanın hadîs âlimlerindendi. Künyesi, Ebü’l-Kâsım olup, İsfehân’ın Dârek köyünden olduğu için, Dârekî nisbetiyle meşhûr oldu. Doğum yeri olan Dârek’ten İsfehân’a gelip orada uzun seneler kaldı.
Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Abdülazîz bin Abdullah bin Muhammed bin Abdülazîz ed-Dârekî’dir. Babası Abdullah, İsfehân’da zamanın hadîs âlimlerindendi. Künyesi, Ebü’l-Kâsım olup, İsfehân’ın Dârek köyünden olduğu için, Dârekî nisbetiyle meşhûr oldu. Doğum yeri olan Dârek’ten İsfehân’a gelip orada uzun seneler kaldı. İsfehân’da bulunan-âlimlerden fıkıh ilmini öğrendi. Sonra Bağdâd’a gelip yerleşti. Orada fetvâ vermeye başladı. Vefâtına kadar Bağdâd’da kaldı. 375 (m. 985) senesi Şevval ayının 13’ünde Cum’a gecesi vefât etti. Vefâtında 89 yaşındaydı. Cum’a günü Şûniziyye’de defn edildi.
Ebû Kâsım ed-Dârekî, yaşadığı devirde Şafiî âlimlerinin imâmı, en büyüğü idi. Bağdâd’da, Da’lec bin Ahmed Bedreb İbni Halefin mescidinin dörtte birinde ders okuturdu. Şehrin en büyük câmisinde, fetvâ sormak ve danışmak için ona gelenler büyük bir halka meydana getirirlerdi. Çok kimse onun ilminden faydalandı. Tâhir bin Abdullah Taberî diyor ki, “Dârekî’den daha fakîh olan hiç kimseyi görmedim.” Îsâ bin Ahmed bin Osman el-Hemedânî de dedi ki: “Abdülazîz bin Abdullah-ı Dârekî’den fetvâ sorulmak üzere bir mes’ele getirildiğinde, uzun zaman düşünür ve orada fetvâ verirdi. Muhammed bin Ebü’l-Fevâris de: “Abdülazîz bin Abdullah hadîs ilminde sika (güvenilir, sağlam) bir râvi idi” dedi. O hadîs ilmini anne tarafından dedesi Hasen bin Muhammed ed-Dârekî’den aldı. Diğer ilimleri, Şeyh Ebû İshâk-ı Mervezî’den öğrendi. O, Ebû Hâmid-i Esferâyânî’nin ilim aldığı hocalarından birisi idi. Ondan da Bağdâd’da birçok âlim ilim öğrendi. Rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamberimiz ( aleyhisselâm ) buyurdu ki:“İnsanlar, (Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah) deyinceye ve bizim kabûl ettiklerimizi beğen inceye ve kestiklerimizi yiyinceye ve namazlarımızı kılıncaya kadar onlarla harp etmeye emrolundum. Böyle yaparlarsa, onların kanlarına ve mallarına haksız yere dokunmak bize haram kılındı. Artık onların hesabı, Allahü teâlâya âittir.”
Metin, veri kaydında bulunduğu şekliyle gösterilmektedir. Alternatif tarihler tek bir kesin tarih gibi birleştirilmemiştir.
Hocaları0 kayıt
Talebeleri0 kayıt
Eserleri0 kayıt
Seyahat Durağı0 kayıt
Kronoloji
Sonra Bağdâd’a gelip yerleşti.
Ondan da Bağdâd’da birçok âlim ilim öğrendi.
375 (m 985) senesi Şevval ayının 13’ünde Cum’a gecesi vefât etti.
375 (m 985) senesi Şevval ayının 13’ünde Cum’a gecesi vefât etti.İlim halkası
Kaynağı doğrulanmış hoca ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.
İlim halkası
Kaynağı doğrulanmış talebe ilişkileri eklendiğinde burada gösterilecek.
Bibliyografya
Eser isnadı doğrulandığında, durumu belirtilerek yayımlanacak.
Kabir / ziyaret
Konum ve kaynak bilgisi doğrulanmadan ziyaret yeri yayımlanmaz.
Asıl kaynaklar
cild-10, sh. 463
cild-3, sh. 330
cild-11, sh. 304
cild-3, sh. 85
cild-3, sh. 188
cild-2, sh. 263